Ana içeriğe atla

Taraftardan Kocaeli Maçı Yorumları#1

--
Blog yazarları ağır davranıp maç yorumu giremeyince, taraftar kendi yorumunu gönderdi. demirgibiyiz@gmail.com'a gelen yorumlardan ilki ve oldukça detaylısı, Tayfun Avcı'dan. Sanırım biz yayınlamakta geç kalınca tribündergi'ye de göndermiş. Teşekkür ediyoruz:
--

Ali Güneş’in sahaya sürdüğü oyuncular ve sahadaki dizilişleri:
………………………………..metin aktaş….. ………………………


muzaffer…………….murat akça.......serkan özsoy……….kadir keleş


…………………………………ilhan aydoğdu……….. …………………………..


samet albayrak………...... aydın tuna............efecan………ertan koç

………………………..burhan coşkun……………………............

Takımımızın sahadaki taktiksel dizilişi 4-1-4-1 şeklindeydi. Teknik Direktör Ali Güneş maçın ikinci yarısında bu dizilişte değişikliğe gitti.

Maç başlamadan önce oyuncu kadrosu açıklandığında sahaya sürülen 11, Metin Tuğlu (70. dakiada oyuna girdi) dışında kafamdaki onbirdi. Fakat oyuncuların taktiksel dizilişi bazı anormallikler gösteriyordu. Şöyle ki; futbol hayatı boyunca açık ve çizgi oyuncusu olarak tanıdığım Efecan’ın (oynadığı takımlarda genellikle sağ açık, ihtiyaç olduğunda veya karşısında ters ayaklı futbolcu olduğunda sol çizgide) bu maçta orta çizgiye yakın yerde görev almasıydı. İyi dripling ve süratli stili ile bire-birde kolay adam eksiltebilen Efecan’ı kanat bölgesinden uzaklaştırmak, oyuncunun verimini açık şekilde düşürdü. İkinci yarı Ali Güneş hatasının farkına varıp saha içi dizilişte değişikliğe gitti.

Diğer yandan orta saha ve sağ çizgi de geçmiş yıllarda -gününde olduğunda- başarılı oyunlar ortaya koyan Samet Albayrak’ı hoca sağ çizgide değerlendirdi. Gerek Çanakkale’de oynarken gerekse Demirspor’da oynadığı maçlarda izlediğim Samet’in asıl verimli olduğu yerin orta saha olduğunu düşünüyorum. Düşündüğüm gibi sağ açıkta iyi bir performans ortaya koyamadı. Beklentim, hocanın bundan sonraki maçlarda Samet’e orta sahada görev vermesidir.

Asıl şaşkınlık yaratan ise; Ertan Koç’un sol çizgide maça başlaması oldu. Herhalde hocanın ondan beklediği Barca’daki David Villa gibi sol kanatta oynayıp süratli stiliyle atak organizasyonunda ceza sahasına doğru yönelmesi. :) Yani rakip atak yaparken sol önde rakibe basması ve top bizde olduğunda sol taraftan içeriye doğru hamle yapması. Bu çok kolay bir iş değil tabii. Ertan’dan beklenileni yerine getirmesi mümkün olmadığı gibi bugünkü maçta olduğu gibi oyundan düşmesi kaçınılmaz. Umarım bu taktiksel hamleden Ali Güneş bir an önce vazgeçip nokta santrafor bölgesinde kendisinden yararlanmaya çalışır. Zaten hocanın kendisi de Ertan’nın oyunundan memnun kalmadı ki ikinci yarının başında Ertan’ı oyundan çıkarırken taktiksel dizilişte de değişikliğe gitti...

Diğer futbolcularımız içinde küçük bir paratez açacak olursak kaleci Metin Aktaş, İlker Avcıbey’den sonra kalede güven veren ilk isim..Gayet başarılı maç çıkardı. Murat Akça her zamanki gibi verilen görevi eksiksiz yerine getirdi. Bu çocuğun bonservisi mutlaka ama alınmalı. Ağır görüntüsüne rağmen Serkan Özsoy ise yerinde tek hamleleriyle benden olumlu puan aldı. Sol bekte Kadir Keleş ilk yarıda bölgesinde çok açıklar verdi. Hücumda da kendisinden beklenilen katkıyı gösteremedi. Sol taraf rakip ataklarında ilerleyen haftalar içinde sorun yaratacak gibi.

Sağ bekte Muzaffer beklediğimden iyiydi. Hücuma katkısı fena değildi ama defans bölgesinde hataları gözden kaçmadı. İlhan ise her zamanki elinden geldiğince mücadelesini ortaya koydu,savaştı. Aydın Tuna maça başlarken kafamda kendisi ile ilgili soru işaretleri olmasına rağmen beni yanılttı. Özellikle ikinci yarı, araya oynadığı toplar tehlikeli oldu. Böyle oynarsa Ali Güneş’in değişmezi olur. İkinci yarı oyuna girip golü atan Samet Özen iyiydi. Attığı gol kendine olan güveni sağlayacaktır. İlerleyen maçlarda daha iyi bir Samet Özen izleriz diye düşünüyorum. Burhan ise yine her zaman ki gibi... Defansa gelip bir kaç kez ciddi müdahalesi alkış aldı. İlk yarı da Ertan’ın sol çizigeye yakın oynaması ilerde çoğu zaman yalnız kalmasına yol açtı.

İkinci yarı taktiksel dizilişte değişikliğe giden Ali Güneş’in yerinde sayılabilecek hamleleri, bu yarının bazı bölümlerinde Demirspor’un ayağa pas yapmasını ve oyunun kontrolünü takımımıza geçmesine olanak tanıdı. Genel itibariyle, Ali Güneş’in sahada pozitif bir futbol ortaya koymaya çalıştığı açık. Henüz maçın başında skor üstünlüğünü yakalamamız, maçın sonraki dakikalarında daha kontrollü ve oyunu tutan bir takım hüviyetine bürünmemize neden oldu. Eğer ilk dakikada gol gelmeseydi inanıyorum rakibin üzerine daha çok giden, daha baskılı bir futbol ortaya koyan bir takım sahada görebilirdik. Takımımızda gördüğüm diğer bir olumlu gelişme ise, ceza alanı dışından kaleyi daha sık düşünür olmamız. İlk defa bilinçli olarak kaleye şutlar atılmaya başlanması memnuniyet verici. Bunun meyvesi olarak, bu sezon ölü toplar dışında ilk defa, ceza alanı dışından bir şutla golü bulduk.

İlk maçtan izlenimlerim genel itibariyle olumlu yönde. Teknik Direktör değişiklikleri genellikle takımlara birkaç hafta olumlu etki yapar. Bu birkaç haftadan sonra -hoca değişikliğinin getirdiği olumlu motivasyon sonrasında- gerçek futbol anlayışımız ortaya çıkar.

Umarım yakın zamanda sahada belirli bir futbol anlayışı ortaya koyan, ne oynadığını bilen, tribündeki seyirciye de “allah aşkına biz ne oynuyoruz biri bize söylesin” dedirttirmeyen bir takım oluruz. Ben bir maç gününden bunun olumlu sinyallerini aldığımı söyleyebilirim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend