Ana içeriğe atla

Soner Hoca'nın Açıklaması

İstifa eden Soner Tolungüç, açıklama yapmış ama bazı noktaların altının çizilmesi gerekiyor. Açıklama şöyle:

“Öncelikle başkanımız Mustafa Tuncel’e bize sağladığı imkanlar için çok teşekkür ederiz. Bundan sonra benim hayatımda her zaman yeri olan bir spor adamı olarak kalacaktır. İkinci yarı hedeflerimiz doğrultusunda maalesef istikrarı yakalayamadık. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızın uyum ve takım olgusunu, cezalı ve sakatlıkların yaşanması bizi istikrarsızlığa, takım olma yolunda zamanın aleyhimize işlemesine sebep olmuştur.

Bunun sebeplerini sıralamamıza gerek olmadığını, herkesin özeleştiri yapmasını teknik heyet olarak biz de eleştirimizi yapıp, bize düşen artık bu kan değişikliğinin olmasıdır. Takımın önünü açmamız gerektiğini her kulüpte bu süreçlerin olabileceğini, hem yönetim hem de takımın önümüzdeki süreçte önüne daha sağlıklı bakabileceğini bu takımın play oflara kalabilecek kalite ve yetenekte olduğunu, bundan sonra arkadaşlık takım ruhunu ve formasına, camiasına inanan bir takım olarak mücadele edeceklerine yürekten inanıyorum.

Takımın her zaman yanında olan taraftarlarımızın bize gösterdiği sevgiden ve destekten dolayı Şimşekler Grubuna , Adana Demirsporlular Derneğine, ve bütün derneklere teşekkür ederiz. Onların hakkı hiçbir şekilde ödenemez. Onlara söyleyeceğim, takımda kaos yaratmak isteyen, menfaatlenmek için futbolcuları rahatsız eden kişi ve kişileri çok iyi ayrıt etmeleridir. Oyuncuları telefonla arayarak takımın iç huzurunu bozanları bu derneklerimiz Adana Demirspor camiasından ayıracaklardır. Bizimle uğraşanlar aslında Adana Demirspor’u kaosa sürüklemişlerdir. Bizimle yola çıkan, mücadelede bizi terk eden kişi ya da bireyler akıl pazarlığı yapıp takımın buralara gelmesine gülen ve sevinenleri gerçek Adana Demirsporlular çok iyi analiz etmelidir.

Bizlere burada sevgilerini ve desteklerini esirgemeyen öncelikle Sayın Başkanımı Mustafa Tuncel, 2.Başkanımız Ekrem Kandemir’e, Yusuf ağabeye, Ahmet Işık abimize, Adana Demirspor’un efsane isimleri Ali Hoşfikirer hocamıza, Coral Hocamıza, Kartal Yaşar Hocamıza, Cengiz Hocamıza ve Eren Hocamıza, Rasim Hocamıza çok teşekkür ederiz”


(kaynak: www.adanahabermerkezi.com)

Hocanın açıklamalarından, blogta yaptığımız "takım olamadık" ve "takımiçi disiplin arayışı" tespitinin doğru olduğu sonucunu çıkarıyorum. Ama şurası karanlık:

"Oyuncuları telefonla arayarak takımın iç huzurunu bozanları bu derneklerimiz Adana Demirspor camiasından ayıracaklardır. Bizimle uğraşanlar aslında Adana Demirspor’u kaosa sürüklemişlerdir. Bizimle yola çıkan, mücadelede bizi terk eden kişi ya da bireyler akıl pazarlığı yapıp takımın buralara gelmesine gülen ve sevinenleri gerçek Adana Demirsporlular çok iyi analiz etmelidir."

Hocam, bu kişiler kimlerdir; lütfen açıklayın. Demirspor girdabını kimler körüklüyor? Gidişiniz, Demirspor'da birşeyleri değiştirsin. Belki sahadaki başarınızla anamadık ama bu radikal tavrınızla analım sizi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.