Ana içeriğe atla

Pendikspor:1-Adana Demirspor:0

İlk yarının son maçında Pedik'e 1-0 yenildik ve liderle aramızdaki puan farkı 13'e çıktı.

Sakatlıklar nedeniyle, yeni isimler 11deydi: Emrah, Atahan, Hakan, Murat, Caner, Cihan, Koray, Timuçin, Ertan, Aydın, Ali Kemal


İkinci yarı 16 Ocak'ta Konya Şeker deplasmanı ile başlıyor. 1 aylık sürede, artık Soner Hoca'nın istedği kadroyu kurup, mazarete mahal vermeden istikarlı bir takım kurması gerekir. En azından playoff'ları kaçırmayalım.

Bu arada spor01.com yeni bir rezalete daha imza atarak, maç haberinde, gruptaki diğer maçların skorlarını yanlış verdi. Haftanın sonuçları şöyle:

1461 Trabzonspor:4-Türk Telekom:2
Balıkesirspor:2-Dardanel:0
Elazığspor:1-Tarsus İ.Y.:0
Fethiye:2-Eyüp:0
Kocaeli:2-Sakarya:0
Konya Şeker:0-Ofspor:1
Pursaklar:3-Belediye Van:0
Tokat:1-Ş.Urfa:1

Haftanın sürprizi, Ofspor ve Pursaklar'dan. Aşağıdaki kaynama devam ediyor.

Yorumlar

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Bence herşey bitti artık. Elimizdeki malzeme belli, Soner hoca ile bu iş olmayacak. Ercan Albay'ın kümeden düşüreceği takıma devre arasına girilmeden 3 hafta kala gelen Behzat ÇINAR takıma yaptığı 4 nokta transfer ile bizim ligde kalmamızı sağlamıştı. Ligin ikinci yarısı alınan ilk üç mağlubiyet sonrası (Ankara, Rize, Sebat) takım gerçek hüviyetine bürünmüş ve ardarda alınan galibiyetler ile ikinci yarının lideri olmuştuk. Bugünkü durumu da aynı görüyorum. Ürkek, korkak, iş bilmez, inisiyatif kullanamayan, oyunu okuyamayan bir teknik direktörden fazla birşey beklemek biraz ütopik olur. Rakip bir tane olsa kaybetmesini beklersin (nitekim Elazığ'da düşüşe gecektir) ama Konya Şeker, Sakarya, Balıkesir, Pendik vs. kaybederken, sen hep kazanacaksın. Bence de bundan sonraki hedef Play off'lar olmalı. Umarım play off'a son anda kalırız da artı motivasyon ve şansın da yardımı ile 1. lige çıkarız. Bununla birlikte birşeyin de altını çizmekte fayda görüyorum. Bana karlısa teknik direktör değişikliğiya şimdi yapılmalı , ya da çok zorunlu kalınmadıkça yapılmamalı.
yavuzy dedi ki…
Alpaslan Abi, bence herşey bitti demek için erken. Daha uzun bi yarı var önümüzde ve özellikle ilk bölümde üstümüzdeki takımlarla oynayacağımız maçlar belirleyici olacaktır. Kadroda yapılacak revizyonu umutla bekliyorum. Devre sonunda anlaşıldı ki o kadar da iyi bir kadro kurmamışız. Özellikle ortasahadan bizi hücuma çıkaracak oyuncu(lar) konusunda sorun yaşıyoruz. Sadece bu yönde bir transfer bizi ilk 5'te tutar. Hocayı göndermek herşeye yeni baştan başlamak anlamına gelir buna zaman yok.
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Sevgili Yavuz 1 ay uzun bir süre. Bugün için hocayı gönderirsen kısa zamanda takımı tanıyıp,takviye yapılacak yerlere de gereken transferler yapılırsa sonuna kadar kovalayabiliriz. Zaten hocanın gönderilmesi de gündemde yok, sadece içimizden geleni söylüyoruz:-) Kaldı ki hocayı göndereceksen çok daha iyisini alacaksın ki etki yaratsın. Bu şartlarda play off'a anca kalırız, çünkü üstümüzdeki takımlar ile aramızdaki makas açık. Tabii play off'lardan da gerçekten çok sıkıldım bu da cabası.
müslüm dedi ki…
play off'a gitsek bile bişey çıkmayacağı çok belli. ilk hedef, son dönemin moda tabiriyle "mali disiplin" ve genç oyuncuların takıma kazandırılması olmalı. hoca hakkında konusmaktan ben bile bıktım artık, hocanın kalmasını isteyenlere de gına gelmiştir diye düşünüyorum:) değişmeyeceğine göre konusmayalım bari, üzmeyelim kendimizi:) bu yıl bitse de bir an evvel, önümüzdeki yıla baksak...
müslüm dedi ki…
gözümüz aydın!! büyük revizyonist tolungüç'ün çalışmaları ilk meyvesini verdi. ertan ve caner altay'a gidiyormuş.
yavuzy dedi ki…
Ertan ve Caner'in gitmek istemesi ile hocanın bir alakası olduğunu düşünmüyorum.

Maçtan fotolar, http://www.facebook.com/album.php?aid=27670&id=127079254017073 adresine eklenmiş; ayrıca bknz: tebevolimo.blogspot.com
müslüm dedi ki…
artık aynı şeyleri konusmaktan hepimize gına geldi biliyorum ve artık bu tartışmanın bir sonu olmayacak gibi gelmeye de başladı ama yine de yazıyorum.


öncelikle, ertan ve caner gitmek istemiyor da olabilir.( spor01 pek itibarlı bir site değil kabul ama,tüm transfer haberlerini de öğrendiğim yegane siteydi sene başında, çok çok az yanıldılar).Ya da her şey günlük güneşlikken de gitmek isteyebilir bu futbolcular.Bunların hepsi olabilir ama sonuçta manzaranın böyle olmadığını biliyoruz. Takımda futbolcularla hoca arasında bir gerilim olduğunun farkında olduğunu yazdıklarından çıkarıyorum zaten. bundan bahsetmeye gerek yok. kaldı ki,soner hocanın cezalandırmaya dayalı, kadro dışı bırakmalara dayalı anlayışının ve "otoriter" tavırlarının takımca pek sevilmediğini anlamak da zor olmasa gerek.

2. olarak, ilk yarının sonu itibariyle geldiğimiz noktanın bir hayalkırıklığı ve umutsuzluk olduğunu düşünüyorum maalesef. iyimser olmanın somut araçlarına sahip değiliz. bir bıkkınlık havası seziliyor camiada. bunun da futbolculara yansımamış olması düşünülemez. hedeflerinden gitgide uzaklaşan bir takımız, gerçek bu. sene başındaki hedefimiz yok laflarının hikaye olduğu da açık zaten.(yine sen de söyledin bunu)E bu durumla da, az da olsa(ki bence cok ama cok) alakası olsa gerek hocanın.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ