Ana içeriğe atla

Çarşamba Günü Söyleşimiz Var!

70. yılımızı bir söyleşi ile kutluyoruz. Herşeyi kulüpten beklememek lazım, taraftar kendi organizasyonunu kendi yapıyor:

---
22 ARALIK 2010 ÇARŞAMBA / SAAT: 18.30
MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI EĞİTİM SALONU


Adres: Selanik Cad. 19/7, Yeşim Apt. Kat. 3 Kızılay Ankara
---

Konuşmacılar:

Metin Gören (Adana Futbolu kitabı yazarlarından, gazeteci)

Akif Kurtuluş (Spor Yazarı-Avukat)

Adem Tel (Adana Demirspor Taraftarlar Derneği-Şimşekler Grubu liderlerinden)

Cem Papila (Eski Hakem)

---

"2010 yılı biterken Adana Demirspor da 70. yaşını kutluyor. 1940 yılında kamusal bir amaç etrafında örgütlenen Demirspor geleneğinin yaşayan en önemli parçası olan Adana Demirspor, bu önemli sene-i devriyesini üstten üçüncü ligde kutlasa da, taraftarları için sahada olan bitenden daha fazla bir anlam taşıyor.

Demiryolları işçileri ve çalışanlarının kurup, Çukurova’dan memleket sathına ulaşan başarıların sahibi olan Adana Demirspor, futbol kültürümüzün en önemli simgelerinden biri durumunda. Memleket futbolunun emekleme döneminde, sistematik futbol anlayışını yöresinde ilk kez uygulayan ve bir çok kulübe bu konuda rehberlik eden Adana Demirspor, Türkiye milli liginde Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında temsil edilme başarısını gösteren ilk takım olma ünvanını taşıyor. Yöresinde uzun yıllar şampiyonluğu kimseye kaptırmadıktan sonra, sınırları zorlayıp ulusal çapta da başarısını kanıtlamış bir takım. Önce Türkiye üçüncülüğü ve ardında 1953-54 sezonunda Türkiye Şampiyonu olan ve 1960’da da birinci lige kabul edilen Adana Demirspor, iletişim ve ulaşım imkanlarının sınırlı olduğu dönemlerde uluslararası temaslar kurmuş, yabancı takımları Adana’da konuk etmiş ve başka ülkelere davet edilmiş bir takım. Büyük takımların korkulu rüyası olmuş bir deplasman, bir futbol kültürünün taşıyıcısı…

1994’ten bu yana liglerin en üst kademesinden ve futboluyla korku salmaktan uzak olsa da, tribünleri ve taraftarları ile her zaman seviyenin en üstünde olmuş bir camia… Yıllardır alt liglerde oynamasına rağmen, her zaman önemli bir kitleyi peşinden sürükleyen Demirspor, hem içeride hem dışarıda taraftar desteğinden mahrum kalmaz. Tribünlerinin son yıllardaki gelişimiyle, önce yöresinde ardından yurt çapında örnek alınan, yolundan gidilen Adana Demirspor’un taraftarları, İtalya’da düzenlenen Irkçılık Karşıtı Dünya Kupası’na katılarak, bu organizasyona Türkiye’den ilk katılımı gerçekleştirdi; ardından yine muhalif niteliğiyle tanınan İtalya’nın Livorno takımını Adana’da konuk etti. Manidar sloganları, isyankar marşları, tribün şovları ile artık Demirspor taraftarı, kulübün bulunduğu sınırların çok ötesinde bir güç olmuş durumda.

Adana Demirspor’un 70. yaşını da kulübün değil taraftarın kutlaması daha manidar olacaktır. 70 yıllık çınar, onu geleceğe taşıyacak gençlerin omzunda bir asrı devirecek.

“Adana Demirspor 70 yaşında!” söyleşisi, Adana Futbolu kitabı editörlerinden Yavuz Yıldırım’ın moderatörlüğünde, Adana Futbolu kitabı yazarlarından gazeteci Metin Gören, avukat-spor yazarı Akif Kurtuluş ve Adana Demirspor Taraftarlar Derneği ve Şimşekler Grubu’ndan Adem Tel’in katılımı ile, memleket futbolunda Adana Demirspor’un yeri ve önemi, tribün kültürünün futbol ve gündelik yaşam üzerindeki etkisi ile, endüstriyelleşen futbolda yaratılacak kaçış hatlarını konu edinmeyi amaçlıyor…"

Yorumlar

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Demirsporun 65. yılını da taraftar kutlamıştı. O dönem kutlamalar çerçevesinde (65. yıl paneli ve ardından düzenlenen balo) Aytaç Durak'a biat etmediğimiz için bizzat Aytaç Durak'tan beslenen kişiler tarafından bizlere saldıranlara "biz bunu yaptık, çok daha güzelini siz 70. yılda yaparsınız" demiştim. "Hiç şüpheniz olmasın yapacağız zaten" demişlerdi. Halen bazıları Belediyede görevli olan kimisi de birşekilde Belediyeden beslenen bu asalaklar ortada Demirsporluyum diye geziniyorlar ama 70. yıl kutlamalarını yine taraftar organize ediyor. Demirspor'a da bu yakışır...
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Az önce yorumun sonuna eklemeyi unuttum. Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederim.
yavuzy dedi ki…
Demirspor'a dair yapılan organizasyonlar birileri tarafından illa ki beğenilmez; ama kimse de daha iyisini yapmak için uğraşmaz. Yapmaktan ziyade yaptırmamaya dayalı bi sistem var. Biz yine de zorladık sınırları; iddialı değiliz, kendimizce bir söyleşi olacak.

Alpaslan Abi, haftaiçi akşam biraz sıkıntılı ama, bekleriz mutlaka. Bu arada, doğum günün kutlu olsun; nice yıllara. :)
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Doğum günü dileğin için teşekkür ederim Yavuz. Böyle bir organizasyonun düzenlenme düşüncesi bile çok güzel. Gelmeyi çok isterdim ama günü uymadı.
Yergökmavi dedi ki…
Bu etkinliğinizi ulusal basınada taşıyınız...
yavuzy dedi ki…
Ajansspor'da yayınlandı:

http://tinyurl.com/3x9qnwa
Zifiri dedi ki…
Duyuru Adana Ekspres gazetesinde de yayınlandı

http://www.sanalbasin.com/git.php?link=http://www.ekspresgazete.com&id=277&t=yerel
peksimet dedi ki…
Bir takımı sadece taraftarları için seven oluyor mudur bilmiyorum ama eminim adanademir spor için oluyordur,.en azından artık benm için öyle.sonsuz saygı duydum bu topluluğa (livorno için ayrıca tabi)..
ekmek beyinli yapan sanayileşmiş futbolun,oyundan toptan, sahalardan,küfürlerden, formalardan farklı bir boyutu da olduğunu öğrendim.
fotoğraf,fazlaca ciddiyetsiz belki .düşünce boyutunu kavramak ne de ilginç gelmişti oysaki. futbolun endüstrileşmesi tartışılıyordu, evet tek kız olmam sorun olmadan .babam maça değilde söyleşilerine katılmamı desteklediğini söyledi.sırtım sıvazlandı.yok yok evimzde lig tv, ve hatta onu izliyeblcek televzyonmzda yok.mutluyum. adana demir spor sempatizanı olarak mutluyum artık :)
yavuzy dedi ki…
teşekkürler peksimet; takım tutmak için kişisel nedenler lazım oluyor çoğu kez, kendimize göre üretiyoruzbunşarı. Ama söyleşiye katılan tek kadın sen değildin; önde de vardı kadınlar...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ