Ana içeriğe atla

Ofspor:0-Adana Demirspor:1

İki haftalık deplasman sürecinin ilkinden 3 puan aldık; Of'ta plakayı yazdık. Golümüzü Burhan Coşkun attı. Burhan'ın 7. golü oldu. En son deplasman galibiyetimizi, Balkesir'de almıştık. Bir sonraki maç için, kuzayden doğuya uzanıyoruz; 17 Kasım Çarşamba, saat 12.00'de Belediye Vanspor ile oynuyoruz.

Rakiplerin puan kaybettiği haftada kazanmak çok iyi oldu. Yine başaltına yükseldik ve üstümüzdeki Sakarya ve Telekom'la puanları eşitledik.


Yorumlar

müslüm dedi ki…
Bugün tribündeki bir avuç demirsporludan biri ve tek "ankara tayfalı" olarak maç hakkında birkaç izlenimimi paylaşmak istiyorum. öncelikle, of halkının ve ofsporluların centilmence ve olumlu yaklaşımlarından bahsetmek gerek. her ne kadar ligde bir iddia taşımasalar ve tüm şehir olarak hala dünkü Bursa galibiyetinin sevinciyle sarhoş olsalar da. Kaldığım yer olan ktü koru tesislerinin resepsiyonisti Yaşar Abi, sağolsun iki gündür, kafamı Ofluların sert mizacı ve yer altı dünyasına kazandırdığı ünlü isimlerle doldurduğu için ne forma, ne atkı kullanılamadan geldiği gibi dönüyor:) kaşılaştığımız tablo ise tm tersiydi.maça gelince, bugün takım çok iyi bir futbol oynamasa da iyi mücadele etti denebilir. defans daha bir toparlanmış gözüktü, Murat ve Hakan ikilisiyle. Atahan ve Ali Kemal, zaman zaman hatalar da yapsalar, gayretlilerdi. Burhan, maçın genelinde yalnız da kalsa ve topla hep kaleye uzak noktalarda buluşabilse de yine sahanın iyilerindendi ve golünü de atarak görevini yaptı. bugün heralde hepimizi olumlu anlamda şaşırtan isim, biri ilk yarıda, diğeri ikinci yarıda olmak üzere iki muhteşem kurtarışıyla galibiyetin baş mimarlarından biri olan Emrah oldu. umarım bu performansı devam etsin, biz de rahat bir soluk alalım artık. ikinci yarıda, Aydın'ın yerine oyuna giren Samet de (61 numaralı formasıyla kendi evinde) iyi bir oyun sergileyerek, ileriye yönelik umut verdi.iki takım arasında kalite farkı gerçekten açıkça belli oluyordu. Ofspor bu sene zorlu bir ligde kalma mücadelesi yasayacak gibi. yine de zor zeminde iyi bir mücadele ve sonuç hepimizi çok mutlu etti tabiki. son olarak bu takımda niye Ali Kemal'den sağ kanat yaratmaya çalışılır da, Oğuz gibi genç ve büyük bir yetenek forma şansı bulamaz anlayamıyorum.Belediye Van maçının çok daha zorlu geçeceği kesin, umarım yine iyi bir sonuçla döneriz ve seri devam eder.
yavuzy dedi ki…
Müslüm, eyvallah, ayağına sağlık; sen de kafayı kırdın ve kendi en uzak deplasmanını yaptın sanırım böylece... Önceden haber verseydin pankartı verirdik, asardın... Fotolarda grup pankartını gördüm, gelen olmuş sanırım başka.
müslüm dedi ki…
Evet, benim gibi bazı kırıklar daha vardı:) Adanadan gelmişlerdi. Sürmenede okuyan bir arkadasın da adanaya dönerken arabası bozulmuş, orda kalınca da maça gelmiş:)Bazı fıtbolculara da reklamımızı yapma şansım oldu, Ankara Tayfa olarak. Çarşambaya kadar burdalarmış, ankaraya geldiler sanırım onlar da. bi bayram ziyareti yapabiliriz misafirlerimizin otellerine.moral olur Van maçı öncesi;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.