Ana içeriğe atla

Golcü Aranıyor!

Adana Demirspor, 7 haftada 5 gol atabildi. O gollerin dördünü atan adam, Burhan bugün sahada yoktu. Yerine hiç gol atamayan Ertan vardı.

Kazanmak için gol atmak gerekli; takıma bir golcü aranıyor!

Buz gibi Ankara'ya inat, Göktuğ, Fırat Ateş, Meral D. Ateş, Fatih ve Adana Futbolu kitabı yazarlarından Hulusi Kılıç'la birlikte sıcak Adana güneşini kucakladık maratonda. Togepy Timur ve TürkayADS de stadın başka köşelerindeydi. Ama güneşin altında değişen birşey yoktu. Stat doldu; seyirci görevini yaptı ama sahadakiler yapmadı. Ceza yayına kadar gelip topu ezen bir takım; ortaları yerini bulmayan, bitirici pas veremeyen, inisiyatif alıp maçı açamayan, takımı canlandıracak bir adamı dahi olmayan mavilacivert formalar izledik.

İyiyi kesip yerine hazır olmayan-çalışmadığı her halinden belli oyuncuları oynatan Büyük Soner, geçen sene takıma monte edilen gençleri bu sahadakiler için mi gözünü kırpmadan gönderdi?

Sakarya eğer kazanmak için oynasaydı kazanırdı; onlar da yüklenmedi.

-o-

150 kadar Sakaryasporlu da maçtaydı. Takımları sahaya "İçimizden Biri Bekir Çınar'ı Saygıyla Anıyoruz" pankartı ile çıktı. Akıl edenlere teşekkür ederim, sağolsunlar. Ama biz onları iyi ağırlayamadık. Maçtan önce gereksiz bir küfür, neyse ki maçta devam etmedi yoksa o pankarta çok ayıp olurdu. Ama devre arasında bazen Kapalı A Üst'ün ama çokça güney kale arkasındaki bir avuç garip insanın -ki sadece olay çıkartmak için geldikleri belli- girişimiyle ortalık gerildi. Böyle mi davranmak lazım deplasman tribününe; biz de gidiyoruz; bize de mi böyle davransınlar? Yakışmadı...

Takım düşüş trendinde... Tribün de öyle.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

İlk taşı günahsız olanınız atsın

 Bugüne kadar ülkede temiz kalan nadir bir şeyler varsa o da Demirspor'un yıllardır verdiği azimli mücadelesidir. Mayıs ayında hatırladığınız Demirspor, bugün de 3-0 kazanarak yola devam etti. Geçen yıl 70 gol barajını geçen takım bu yıl da 60'ı devirdi bir maç kala. Gidin İstanbul takımlarınızın derdine düşün! Ligin sonunda kendi takımlarınız iddiasını kaybedince Demirspor'u hatırlıyorsunuz. Defolun gidin buradan... Bugüne kadar Demirspor başkanları hiçbir zaman solcu olmadı. Ama hiçbir başkan Demirspor tribünün onayını almadan hareket edemedi, tribünün onayını almadan başkan olamadı. Olunca da kısa sürede istifa etti.  Demirspor tribünleri de biz solcuyuz demedi ama halkın, emeğin, ezilmişin yanında yer aldı. Emek verdi pankart yaptı, deplasmana koşturdu, takımını başarı için desteklemedi. Kendisine destek verene sahip çıktı.  Demirspor Süper Lig yolunda bir maç kala lider ve bunu sadece ama sadece kendi emeğiyle gerçekleştirdi. Şimdi ilk taşı günahsız olanınız atsın!