Ana içeriğe atla

Adana Demirspor - Tokatspor Maç Değerlendirmesi

Bugün takımın oyununu iki kısımda değerlendirmek gerekli. İlk kısım değişikliğin olmadığı kısım. Bu aralıkta takım futbol adına herşeyi yaptı. Mücadele etti , top çevirdi , pozisyonlara girdi , herşeyden önemlisi rakibine oyununu kabul ettirdi. Özellikle beraberliği bulduktan sonra yarı bitene kadar rakibi ablukaya aldık. Kaçırdığımız goller atılabilirdi belki atılsa skor farklı olurdu.Fakat bugün takımın mağlup ayrılmasında kaçan gollerden çok yapılan bir değişiklik etkili oldu.

Oğuz takımın zaman zaman adam eksiltmede top kaptırsada ileride top tutabilen tek adamıydı. Zaten ataklar onun üzerinden kurgulanmıştı. Oğuz çıkana kadar rakibe baskı kuran gol arayan taraf bizdik. Cİhan'ın oyuna girmesiyle takım adeta frene bastı. Oğuz kadar seri ve top saklama yeteneği olmayan Cihan Oğuz kadar takıma katkı vermeyince takım kontrolü rakibe kaptırdı. Tam bu dakikalarda kolay yenilen bir gol ile rakibe hayal edemeyeceği bir galibiyeti sunduk. İlk golü yedikten sonra kurduğumuz baskıyı ikinci golü yedikten sonra kuramadık. Bunda Cihan'ın etkisizliği en önemli nedendi. Bir oyuncu ile takımın havası değişir mi ? Değişirmiş bugün kendi adıma bunu gördüm. Oğuz belki çok iyi oynamadı ama takım oyunu üstüne kurulmuş birisinin takımdan çıkması dengeleri bozdu. Üzerine umulmadık bir gol yenilince tekrar toparlanamadık.

Bugün maçın ilk yarısını izleyen kimse bu skoru tahmin edemezdi. Maç kendimize olan güvenin pekişmesi açısından önemliydi. Ama herşey yolunda giderken kendi kendimize maçı rakibe verdik.Kendi evinde kaybedilen her puan şampiyonluktan giden puandır. Bu kadar iyi iken kaybetmemeliydik. Haftaya Kocaeli deplasmanında telefisini yapmak dileğiyle...

Yorumlar

TAYLAN dedi ki…
Demirspor kaç yıldır süper ligin dışında? 15 YIL, 4 AY, 2 GÜN. Ne takımlar gördük değil mi bu sürede? 15 yılda 15 ayrı takım kurduk. Kaç kere play-off’lardan döndük. Sayısını unuttuk. Sahada uzay takımı diye yutturulan “yükte hafif pahada ağır” takımları da gördük; ciğeri beş para etmez, ruhsuz futbolcusunu da..ama belkide ilk defa farklı bir Demirspor karşımızda..Neyi mi farklı? Yedisinden yetmişine tüm Demirsporluların üzerinde anlaştığı tek noktada o fark: Bu takım mücadele ediyor. Emek ediyor. koşuyor, çalışıyor... Takım ruhunu ortaya koyuyor.. Bakın, yenildiğimiz günün gecesi bunu yazıyorum. Hiçbirimiz, hiçbir Demirsporlu, bu gece eve dönerken umutsuz değildi,değildik. Evet öfkeliydik, isyankardık. Kaçan gollere, hatalı hakem kararlarına, yedekten giren oyuncuların çıkanları aratmasına... Ama eve dönüş yolunda kimse umutsuz değildi.
Sözün özü, Bu takım gider Kocaeli’ni İzmit’te, Sakarya’yı da burda yenecek mücadele gücüne sahip. Ben inanıyorum. Hemde masvami bir umutla...
yavuzy dedi ki…
ligin ilk ayı doldu ve gördüğümüz kadarıyla, zor bir fikstürümüz varmış. Hep başaltı takımlarla oynadık. Bir iki hafta daha alttaki ekiplerle oynasak soluklanabilirdik. Şimdi Kocaeli'nden sonra, Sakarya, Urfa ve Tarsus serisi var ki; özellikle Tarsus ve Urfa'ya şansımızın tutmadığı belli. Kasım'a kadar en az puan kaybıyla ilerleyebilirsek iyi olur. Bu haftaki mağlubiyet de, Balıkesir'den alınan ekstra galibiyetle denkleşti diye düşünüyorum.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend