Ana içeriğe atla

Adana Demirspor - 1461 Trabzon Maç Değerlendirmesi

Bugün maç sonunda taraftarın mutluluğu , çıkışta araba kornaları ve sallanan bayraklar maçın en güzel değerlendirmesi olur herhalde.

Takım mücadeleci oyununu bu maçta ortaya koydu. Takımın defans hattı kusursuz oynadı. Stoperlerimizin ayağı yere sağlam basıyor. Maç içinde kurgu nedeniyle tek pozisyon vermedik. Araya atılan toplarda ise kalecimiz kendinden emin çıkışlar ile tehlikeleri geçiştirdi. Beni bugün en mutlu eden kalecimizin performansıydı. Emrah çok yerinde çıkışlarda bulundu.İlk haftaya göre kendisine güveni gelmiş dilimi ısırarak söylüyorum bu sene kaleci sıkıntısı çekmeyiz. Kanatlarda ise Atahan-Caner ikilisi eksiksiz oynadılar. Her ikiside defansta hata yapmadan ileriye destek verdiler. Atahan ortalarda biraz kontrollü olursa daha çok pozisyon buluruz. Caner ise oyunu, sakinliği, ortaları ile en iyilerdendi.

Orta sahaya gelirsek ön liberolarımız İlhan-Ali Kemal ikilisi bugünde iyilerdi. İlhan çok iyi mücadele etti gerçekten kaptanlık bandına yakışır şekilde oynadı. Ali Kemal ise ilk hafta maçına göre biraz tutuktu. Defans görevini yaptı ama hucümda pek etkili olamadı. Sağ açıkta bugün Oğuz vardı. Takımın iyilerindendi. Eğer bu şekilde devam ederse yerini kimseye bırakmaz. Hem genç , hem teknik bir oyuncu.Asistleri ile takıma katkı koyacaktır. Sol açıkta ise Samet oynadı top ayağına yakışıyor ama biraz daha güçlü olması lazım. Açıkcası çok fazla katkı koyamadı. İyi oyuncu olduğu belli ama daha fazla mücadele etmesi gerekir.

Forvet hattına gelirse Burhan tam takım oyuncusu. Kafa toplarına çıkıyor. Rakip savunmaya baskı yapıyor mucizeler yaratmasa bile olması gereken yerde olup gollerini atıyor. Ertan iyileştiği zaman birbirlerini tetikleyip daha başarılı olacaklardır. İsa için bişeyler demek gerekirse bana kalırsa hiçbir özelliği yok. Tamamen şişirme bir adam. Maç boyunca tek katkısı olmadı. Ama hoca ısrar ile çıkarmadı. Bana kalırsa bu takımda oynayamaz.

Genel olarak takımın bu mücadeleci oyunu , maçı bırakmaması , ciddiyeti devam ederse ilerisi için daha güzel günler bizi bekliyor diyebiliriz. Mucize yaratmaya çalışmıyoruz sadece kazanmak için gerekeni yapıyoruz. Futbolun gerçeği olan önce gol yememe kuralına inanmış gözüküyoruz. Bir şekilde gol buluyoruz.İki haftada attığımız korner golleri gibi. Takım yıllardır istediğimiz gibi mücadele ediyor.Bize yolları açık olsun demek düşüyor. Mücadeleye devam...

Yorumlar

msstafa dedi ki…
mac hakkında sagolsun göktuğ kardesim gerekeni fazlası ile yazmıs kalemine saglık

ben sadece gorduklaerimi eklemek istiyorum takımmızın iki macı izledim bende uyandırdıgı genel kanı cok mucadele eden savasan bir takım eksiklerimiz yokmu elbette var burhanın yanına bir oyuncu orta sahaya egerki aydın tunadan verim alınamaz ise bir oyun kurucu ile bu lige fazla geliriz cok mu idaalı konustugumu dununenler elbette olacak ama gorunen bir gercek var kim nederse desin son yılların en fazla koşan savasan mucadelede eden bir takıma sahibiz ki erhan namlılı leven kartoplu yigitli kadrodan daha mucadeleci bir yapıya sahibiz su ana kadar sadece iddası olan bir tek konya takım ile karsılastık ve orda gereken mucaldeyhi sergiledik onumuzdeki hafta elazıg takım ile oynacagız ordan alacamız puan veya puanlar bizi onumuzdeki haftalrda daha umutlu hale getirecektir musta başanın dedigi gibi sampiyonluk hedefimiz yok denebilirki neden bu kadar transfer yapıldı 3 oyunucu harince olan hemen he oyuncu 3 4 yıllık sozlesme imzaladı bu gelecegin ads si için yapıldı oldu ya bu sene cıkılamadı bir ust lige ama gelecek sene yapılacak 2 3 en fazla 4 takviye ile bu işde mutlu sona ulaşabiliriz oldu ya bu sene şampiyon olduk fazla surmez bu kadroya yien takviyeler ile en fazl 3 sene içinde spor toto super ligindeki yerimizi almıs oluruz benim için artık sahısların onemi kalmadı kim ads için faydalı bir adım atarsa ona saygı duymakdan cekinmem....

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ