Ana içeriğe atla

Adana Demirspor - Konya Şeker Maç Değerlendirmesi

Geçen sene ilk maç sonunda çok umutlu olduğumu yazmıştım nedense Demirspor taraftarına hep umut veriyor. Ta ki sona gelinceye kadar. Bugün izlediğim takım açıkcası bana yine umut verdi sonu gelir mi gelmez mi bilinmez ?

Takım 4-2-3-1 sistemi ile oynadı bu maçta. Kalede Emrah , sağ bek Atahan , sol bek Caner , ortalarında Murat-Erol , önlerindeki ikili de İlhan ile Ali Kemal , sağ açık Cihan ,sol açık Timuçin , forvet arkası Ali Cemal ve ileride Ertan takımın dizilimiydi. Maçın genelinde mücadele eden bir takım vardı. Mümkün olduğunca pas yapmaya çalıştık. Geçen senenin vur ileriye ne olursa olsun mantığı yoktu. Defansta ise sürekli topun arkasında kaldık saldırmak yerine defansı önde kurarak rakibi sıkıştırdık. Maç boyunca rakibe pozisyon vermedik.Açıkcası geçen seneye bakaraktan bu sene daha mücadeleci daha bu lige uygun bir takım vardı sahada.

Oyuncu değerlendirmesi yapmak gerekirse geçen seneden keşke kalsaydı diyeceğimiz kimse olmayacak gibi duruyor. Kaleci göze batmadı sadece bir çıkışta teraddüt yaşadı onun harici iyiydi. Atahan ile Caner ikisi de çok çok iyiydi. Savunmaları aksamadı ileriye destek verdiler mümkün olduğunca. Erol-Murat ikilisinden Erol'u çok beğendim. Murat ise ortalama bir defans olarak gözüktü. Ön liberolar İlhan ile Ali Kemal'in ikiside iyiydiler. İlhan'ı zaten biliyoruz süpürücü görevini yaptı. Ali Kemal ise hem çok koştu hemde topu oyuna çok iyi soktu. Cihan-Timuçin-Ali Cemal üçlüsüne gelince bugün oynadıkları oyunu beğenmedim. Ali Cemal kondisyon olarak iyi değil. Oyundan sürekli düştü. Cihan ile Timuçin ise isabetli birer orta bile yapamadılar. Oyuncu olarak fena değiller ama nedense bugün istenileni veremediler. Forvet hattına gelirsek Ertan takımın en iyilerindendi. Her topa girmeye çalıştı. Rakip savunmayı sürekli rahatsız etti. Hem mücadele gücü yüksek hem teknik kapasitesi. Arkasında oynayanlar biraz daha verimli olurlarsa çok gol atacaktır. Sonradan oyuna girenlerden; Samet girdi kırmızı gördü çıktı. Burhan oyuna girdiği dakikadan sonra takımı hareketlendirdi. Hava toplarına iyi yükseldi. Sıkışan maçlarda takımı rahatlatacaktır. Ufuk ise son dakikalarda oyuna girdi fikir verecek zaman olmadı.

Sonuç olarak ben kendi adıma ilerisi için bir kez daha umutlandım. Bakalım devamı gelecek mi?

Yorumlar

ZİFİRİ dedi ki…
Demirsporu seyretmeyen biri olarak böyle bir yazıya ihtiyacım vardı. İyi oldu. Anladığım kadarı ile tamamı yeni olan bir takım için Lig2in en pahalı kadrosuna karşı iyi bir mücadele verilmiş.

Bir de tribünler hakkında bilgi verseydin, tam süper olacakdı. Bekir Başkanı nasıl andık. Konya'lı Süleyman Varlık'a seyirci nasıl davrandı falan...

Son soruda; Kingston'ı transfer edebiliyor muyuz ?
göktuğ dedi ki…
Bu değerlendirme yazılarının çıkış noktası izleyemeyenlerin kafasında bir Demirspor profili oluşturabilmek. Adana'da bulunduğum için bu iş bana düştü. Yoksa herkes kadar anlıyorum futboldan.

Tribünler başkanı anılabilecek en güzel şekilde andı. Bir hafta boyunca pankart çalışmalarında sabahtan akşama 50 derece güneşin altında çalıştı gruptan arkadaşlar.Bunun sonucuna 10 tane pankart ortaya konuldu. 9X35 metre büyüklüğünde grubun üstünü örtecek şekilde üstünde ihanetin başkenti ADANA yazan bir dev pankart yapıldı. 1000 adet Bekir Çınar baskılı t-shirt giyinildi. 50 adet 80x100 boyutunda Bekir Çınar fotoları sopalı pankart şeklinde tribünde yer aldı. Maçın genelinde Bekir Çınar için besteler söylendi tezahürat yapıldı. Şehrin Asi Çocukları bestesinin Bekir Çınar'a uyarlanmış şekli 69 dakikada söylenildi.

Sülayman Varlık alkış vurarak sahaya çıktı.Bir kısın bağıranlar çıktı ama umduğu ilgiyi bulamadı. Maratondan söven bir kaç dayı yok değildi :).

Kingston askerlik meselesi nedeniyle gelmeyecek gibi gözüküyor. En son söylenilenler o yönde.
kutay dedi ki…
Yazı oldukça güzel olmuş, elinize sağlık, ben de maraton'dan izlenimlerimi aktarmak isterim. Ali Cemal ne kadar koştu mesafe olarak bilmiyorum, ama kesinlikle hazır bir görüntü vermedi. Cihan ve Timuçin'e ise hafta boyu orta çalışması yaptırmak gerekir, bir orta gitmesi gereken yere ulaşmadı, 2-3 orta da ceza sahası içinden olmasına rağmen, ya boş kalan arka direğe kesildi, ya da kale direğinin üstünden dışarıya süzüldü. Bir söz de "yeter artık Bekir Çınar diye bağırmaları, öldüyse öldü" sözünü söyleyebilen, maç boyu Süleyman'a küfür sallayan çevremdeki maraton taraftarlarına edeyim,söylediğiniz sözden belli ki takımı uzaktan -belki hava güzel olduğunda 5 Ocak'taki maçları izlemekle sınırlı- takip eden insanlarsınız. Ettiğiniz kelam aldığınız nefese değmiyor, dünyaya zarar adamlarsınız, bilesiniz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend