Ana içeriğe atla

Maviyle Lacivertle, Deplasman Treninde..

Bu yıl farklı bir uygulamaya gidilen 2.Lig'de grubumuz belli oldu. Kırmızı Grup'ta mücadele edeceğiz.

Hemen hiçbirimizin usanmadığı "her nerede bir grup kura çekimi var ise, orada illa ki bir ölüm grubu olur" klişesiyle yola çıkacaksak eğer, evet, bu grubun Beyaz Grup'a nazaran daha zor olduğunu ben de düşünmekteyim. Lakin, bizim için iş grubun kağıt üzerindeki zorluğu-kolaylığı v.b. den çok kendimizle ilgili. Biz, bir Demirspor yaratmalıyız, "istikrar" ilk düşünülmesi gereken şey. "Altyapı" ha keza öyle. "Sebat" aynı şekilde...Yanına eklenebilecek birçok kavram mevcut.

Demirspor'un, Demirspor iç dinamikleri açısından önemli sezonlarından biri bu. Benim kendi adıma "hedef"lerimde bu yönde gelişiyor dolayısıyla. İçimizi bir çekip çevirelim öncelikle. Şampiyonluk? Elbette isterim. Her Demirsporlu'nun istediği gibi, "Benim Demirsporum Avrupa Şampiyonu olmalıdır" diyenler gibi. Ancak bu sene olunur, olunmaz bekleyip göreceğiz. Hem istediğimiz Demirspor'u yaratıp hem şampiyon olabiliyorsak en güzeli bu olur....

Gelelim gruba...Açıkcası olası bir lig sonu puan durumu ya da skor tahmini yapmaktan ziyade tribün adına sevdim ben bu grubu. Ligi bölgesel bazda oluşturmamanın mali külfeti kulüpler açısından büyük ve bir ölçüde futbolu baltalayan bir şey ancak katacağı heyecan da sanırım bu külfeti çekilir kılacak düzeyde...

Kendi adıma deplasman otobüsünde yerimi ilk Sakarya maçına ayırıyorum. Türkiye'de tribün adına önemli şeyler yapmış ve yapmaya devam eden bir camia. Bildiğim kadarıyla geçmişten gelen belli bir soğukluk ve mesafe var aramızda. Ayrıntısına vakıf olmadığım için bu durumun çok aşılamaz olmadığını düşünmek istiyorum. Tatangaların "Kurtuluşa Kadar Savaş" pankartının yanında bizim "Venceremos"u görüp ne de yakışmış demek istiyorum. Gerginlik olacaksa eğer, ansızın ortama bir Şener Şen'in dalmasını ve "Durun, durun, siz kardeşsiniz" diyerek ayırmasını umut ediyorum :)

Kocaeli yine tribün anlamında "iyi ki bu gruptayız" dedirten bir diğer ekip. Hem deplasmanı hem Adana'sı güzel olacaktır. Uzun yıllardır bir kaç istisna dışında öyle pek dişimize göre tribün bulamamıştık, ilaç gibi gelecek bence. Kocaeli maçlarının dostane bir şekilde geçmesini bekliyorum kendi adıma. Biz bol bol pişmaniyeyle döneriz, onlar kebabın hasını yerler. Mide açısından da olumlu kura diyorum :)

Balıkesirspor taraftarını kişisel olarak çok merak ediyorum. Gidip görülmeli mutlaka. Hayatımın çok olmasa da belli bir kısmını Susurluk'ta geçirmiş biri olarak Türkiye'nin en sevimli şehirlerinden biri olduğunu söyleyebilirim. Benim için biraz kapalı kutu, biraz merak sebebi. Deplasmana gidilecek yerler listesine yazıyorum direk...

Pursaklar ve Telekom Ankara Tayfası için iyi haber. Demirspor'u bir sezonda 2 kez bu şehirde göreceğiz. Daha önceki Şekerspor ve Gençlerbirliği maçlarında tayfa olarak alnımızın akıyla yapmıştık organizasyonumuzu. Kenetlenebilirsek, hep beraber olabilirsek bu iki maçta çok güzel şeyler çıkacaktır ortaya. "Ankara, Demirspor'a deplasman değildir" i bir kez daha göstermek için 2 güzel fırsat...

Tarsus İdman Yurdu, bizim hayatımızın Gollum'u. Nereye gitsek orada, yıllardır top oynayıp duruyoruz karşılıklı. Burhanettinsiz bir sezon düşünülemezdi zaten :) Gidelim bakalım, trenle deplasman, tamamen dolu vagonlar ayrı bir keyif...

Dardanel yine listeye eklenebilir. Önceki sezonlardan güzel hatıralar var Çanakkale'den. Sabah sabah bir Lapseki, deniz, rüzgar, tuz kokusu...Son gittiğimizde taraftar küsmüştü takıma, boştu ev sahibi tribünler. Şimdi düzeldiyse eğer durum, bu maç da keyifli olacaktır.

Eyüp-Pendik ikilisi direk Fatih Ekspresi'ni hatırlatıyor. İstanbul'a deplase olup kaybettiğim olmadı henüz hiç. Totem bozulmasın, bu sene de gidilir bence buralara. İstanbul Tayfası'na iyi iş düşüyor burada. Artık iyice kaynaşmak lazım di mi gençler?

Grubun geri kalanına artık duruma göre bakıp karar verilir, maça gidilir mi gidilmez mi diye. Maddi koşullar bir yandan, uzaklık sıkıntısı bir yandan...Arada belki bir Konya yapılabilir, içimiz kaldırırsa tabi...Konyasporlularla beraber, dostça izlemek hoş olacaktır...

Haydi bakalım, yeni sezon, yeni umutlar...

Kendi adıma yaptım rezervasyonları...Sırt çantam hazır...

Var mı başka çantası hazır olan?

Yorumlar

Semt Aşığı dedi ki…
valla hi süper sizin grup biz ne yapsak ki?

Belki eyüp deplasmanına kavacıktan 1 yolcu biner :D
MiTo1940 dedi ki…
Sırtımda çantam her an hazır ve nazır... Biz artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyoruz...
İstanbul Tayfası kaynaşma seanslarına istisnasız katılacağının haberini vermekte :)
Metin dedi ki…
Hoşgeldiniz Ankara Tayfası (:
burhanettin dedi ki…
Tayfayı ateşLeyecek adam, hoşgeLdin :)
Jose Marti dedi ki…
ben varım arkadaş..
türkayADS dedi ki…
Abi bu yazıyı ben yazsam aynı maçları yazardım heralde..Tamamen aynı düşünceler...Belki ben bide T.karadenizi eklerim...hiç karadenize gitmeyen biri olarak:)
Unknown dedi ki…
sakarya deplasmanını bende bekliyorum deplasman tribünlerinde pek olmayan biri olarak bu sene askere gitmeden deplasman keyfi yaşayacağım inşallah :)
İbrahim Kandemir dedi ki…
birisi deplasman mı dedi?
ne Ankara yakın mı?
e peki, artı 1 koy yanına Vertumnus !!
secher sırt çantasını hazırladı ..
formamdaki armanın sökülen dikişlerini tazeleyeceğim hepsi bu ..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir