Ana içeriğe atla

Yordun Bizi Demirspor...

Yordun bizi Demirspor; yordun ve kırdın... Senin için canını dişine takanları birbir yendin. Senin için birşeyler yapmaya çalışanları elinin tersiyle ittin. Senin için yollara düşen, zaman veren, emek veren, para harcayan, kavga eden bizleri üzdün, sindirdin, beter ettin. Yordun bizi Demirspor; yordun ve kırdın...

Adana Demirspor, 70 yıllık koca çınar, o gün ışığı geçmez koca dallarının-yapraklarının arasında koca bir küskünler ordusunu barındırıyor. Adana Demirspor, 70 yaşındaki savaşçı, toz dumana kattığı savaş meydanında, tozlarının içinde bir küskünler odrusunu barındırıyor. Adana Demirspor, 70 yıllık camia, taraftarını yiyerek ayakta kalıyor.

Bu takım için ne yapılabilir, bu takıma ne kazandırılabilir, bu camia için iyi olan nedir sorularının peşine takılıp gidenler, birbir sindiriliyor, tersleniyor, duvara çarpmaktan bitkin düşüyor. Kafana göre değil, kafanı kullan Demirspor diyenler, hep yanılmaktan sıkılıyor.

Mücadele azmi, yerini 5 Ocak'ta bir köşeye geçip, sessizce kendi başına maçını izlemeye bırakıyor.

*

Demirspor'a iki şey aynı anda olmuyor: Ya takıma herşeyini verecek yönetici bulunmmuyor ya da sahada herşeyini verecek, kumpas yapmayacak futbolcu...

Halbuki Amerika'yı yeniden keşetmeye gerek yok: Başarılı olanlar ne yapıyor? Bunu dikkatlice görüp uygulamak yeterli. Biz her yıl yeni bir Anadolu kentini mutlu ediyoruz. Her yıl yeni bir azim öyküsü yaratıyoruz karşı tarafta, her yıl yeni bir başarı hikayesi okuyoruz. Ama kendi hikayemizi yazamıyoruz. Neden?

Nedeni, her yıl büyüyen küskünler ordusunda gizli biraz da...

Neden bu takıma destek verilmiyor? Destek verenlerin kıyıda köşede batıracağı, Demirspor'a hibe edeceği bir tomar parası yoksa, yani "taraftar gibi" değillerse, mantıklı bir neden bulması zor görünüyor. "Bizim gibi, bizden biri" olmadıktan, olmak istemedikten sonra, Demirspor gibi hercümerç içinde kıvranan bir kulübe destek vermek istememeleri, gayet rasyonel.

Peki, biz onlara, bu rasyonel tercihlerinden vazgeçirecek koşullar yaratıyor muyuz? Derli toplu, uzun vadeli planları olan, hayata geçirdiği projeleri uygulayan, futbolcularının ayakoyunları yapmasını engelleyen, istikrarlı yönetimler getirebiliyor muyuz kulübün başına? Yoksa iki aya bir olağanüstü genel kangrenler mi vaat ediyoruz? Ya da bütçemiz kadar, paramız kadar futbolcu alabiliyor muyuz? Yoksa gereksiz transferlere ve yüksek paralarla sezon sonu davalık olacağımız oyunculara mı güveniyoruz?

*

Demirspor'u yönetenler, yönetemeyenler, yönetilmemesi için elinden geleni yapan eskiler, al gülüm ver gülüm oynayan rezil kent idarecileri; bizi yordunuz. "Tribünde bizsek sahada sensin" dediğimiz futbolcular; bizi kırdınız. Aşk olsun size; aşk olsun!

Yorumlar

ZİFİRİ dedi ki…
Bu yıl 2. ligin 18+18 takımla iki gruptan oluşacağı, Demirsporun Doğu grubunda olacağı konuşuluyor. Doğu grubunda 3 Ankara takımı ve Çorum, Çankırı gibi yakın deplasmanlar var.
serdanka dedi ki…
Bunun olması demek işimiz bitti demektir :)))
ZİFİRİ dedi ki…
Ben de tam aksini düşünüyordum. Batı grubunda Göztepe, Sakarya, Kocaeli gibi takımlarla uğraşacağımıza, geçen senekilerle uğraşmak daha hayırlı olabilir.

Ben sadece kent takımlarından ya da Belediye takımlarından korkuyorum. Arkalarından motive edici mali destek oluyor.

Bence doğu grubu daha iyi. Herhalde statüde de deişiklik olacakmış. TFF'nin bu aralar açıklamaları lazım.
Yergökmavi dedi ki…
Yine lig bitti,yine kabus başladı.Her yıl umut tazelemek....Her olumsuzluğun ardında yine "sitelere girmeme sözü verip",artık "bu hastalıktan kurtulmalıyım" deyip iki gün sonra acaba bir umut,yeni birşeyler varmı diyerek tekrar ajans haberlerine bakmak..

Şimdi kongre zamanı.Alışılagelmiş rutin, nerdeyse yemek içmek gibi doğal karşılamaya başladığımız kongreler....
1. kongre çoğunluk sağlanamayacak....

2.kongre;Yine aday yok....

3.kongre, birileri kayyuma kalmasın diye adaylığını açıklayacak...

Son anda yapılacak alelacele transferler vs.. ler....

Elazığ başladı tranferlere.Bizim Tayfun'ada göz diktiler.Alırlarmı alırlar....
Osman Özköylü sözleşme imzalıyor,Valisi,Emn.Müdürü,Oda başkanı,Bel.başkanı herkes orda...
Bizimkilerde sifonu çekmekle meşguldür herhalde....

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla