Ana içeriğe atla

Tam 15 yıl oldu hala SAHİPSİZ ADANA...


Bugün 15'inci yılımızı bitiridik, 16'ncı yılımıza teşrif ettik... Ömür geçti derler ya "koca çınar" ilköğrenimini tamamladı alt liglerde ve en iyi ihtimalle okumaya devam edecek gibi duruyor bir süre. Suçlu çok biliyoruz. Neden bu halde olduğumuzu hepimizden çok bizi bu hale getirenler biliyor ve belki utançlarından, belki gururlarından, belki de en kötüsü hiç umurlarında olmadığından susuyorlar...

Onlar sustukça bizim içimiz yanıyor bizim, ruhumuz kavruluyor... Biz üzülüyoruz, onlarsa...

Son söz kıvamında bir şeyler yazmak istemiyorum, çok duygusal olsun da istemiyorum ama Allah'tan korkun, kuldan utanın! O kadar imkanınız var kullanmıyosunuz, kimden korkuyorsunuz, kime hizmet ediyorsunuz anlamıyorum! Bir İstanbul takımının başkanı gelse şehrin girişinde karşılamayı bilirsiniz ama... Takım 25'inde ilk maçını yapacak 3 gün kalmış hepsi hala bekliyor. Neyi bekliyorlar anlamıyorum. Takım son 10 yılın en anlamlı günlerini yaşamaya gidiyor, kimsenin sesi çıkmıyor. Bu takım Adana Demirspor yakın tarihinin en genç takımı, en çok ümit bağlanan takımı, klasman grupları başladığında küme düşer denen takım...

Bu takım Adana'nın onuru, gururu değil mi? Kendi bağrından kopmuş gençleri ile zorlamıyor mu üst sıraları? Para ile değil şerefiyle oynamıyor mu? Yanında şans değil hep şanssızlık olmadı mı bu takımın? En çok destek verilmesi, en çok sevilmesi gereken takım değil mi bu? Farkında değil misiniz "Adana Futbolu"nun geleceği bu takımda yatıyor!

Ancak sizler sırça köşklerinizden çıkmamaya kararlı davranacaksanız, bu takımı yöneticisi, futbolcusu ve cefakar taraftarını yalnız bırakacaksınız, bu halk size gereken payeyi verir. Kime dost kime düşman olduğunuzu, kime kardeş kime kalleş olduğunuzu öğrenir, ona göre davranır bu halk size. Halkın takımını önemsemeyen halkı önemsiyor gibi hiç yapmasın. Böyle zamanlar bu şiir gelir aklıma içim hüzün dolar, üzülürüm. Herkese saygılar ve şampiyonluk getirecek günler dilerim...

"Gitme vatan kavgasına
Yetiş rütbe yağmasına
Daldık dünya sefasına
Ne utanmaz köpekleriz

Vatanın girdik kanına
Leke getirdik şanına
Topumuzun b.k canına
Ne utanmaz köpekleriz

Namık Kemal"

Yorumlar

İbrahim İlya dedi ki…
1950 yılında belediye!nin kazıp kapatmadığı bir çukura düşüp 36 yaşında hayatını kaybeden büyük şair Orhan Veli bir şiirinde:

Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik.

diyor. Ülkemizde siyaset sadece seçim zamanları halka çekilen yalakalıklar olarak algılanıyor ve bu kültür(süzlük) içinde yetişen siyasetçiler de bu felsefeyi benimsiyor. Böyle bir camiada yetişen topluluktan en fazla nutuk atması beklenilir. Bizim yaptığımız da iş mi şimdi canım!
ömer dedi ki…
Şehrin merkezi bir yerindeki yüksek bir binaya çıkıp elime bir mikrofon alıp valiyi, belediye başkanlarını sivil toplum örgütlerini şehrin ileri gelenlerini, iş adamlarını demiyorum zaten. Hepsini o meydana çağırıp gelmezlerse kendimi atarım deyip geldiklerinde de gelmişlerine geçmişlerine ve de geleceklerine ağız dolusuyla küfredip. Hepinize teşekkür ediyorum beni büyük bir yükten kurtardınız deyip, ayrıca rahatlattığınız için sağolun demek geliyor içimden. Yapsak mı acaba.
Hüseyin A. dedi ki…
Harika bir yazı olmuş elinize sağlık.
Müsadenizle bloguma taşıyorum.

Selamlar
gökmavi dedi ki…
yürrrü be demirspor. seninleyiz.
önce bank asya'ya, sonra da süper lig'e çıkman dileği ile.
ZİFİRİ dedi ki…
Arkadaşlar konu ile ilgili değil ancak; tv'ler maçı vermediğine göre radyo ya da internet üzerinden maçlarımızı dinleyebileceğimiz adresleri buraya yazar mısınız?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.