Ana içeriğe atla

Suç ve Ceza


yahu düşünüp duruyorum ve bir türlü aklım almıyor. Bir suç varsa, buna karşılık gelen bir ceza da vardır. Bir takım cezalı oyuncu oynatmışsa, bunun cezası dünyanın her yerinde hükmen mağlubiyettir. Pardon.. Türkiye hariç heryerdeymiş...


Kalıpsızsınız TFF. En kıvrak dansözden daha da dansözsünüz TFF. Oranız ayrı buranız ayrı oynuyor TFF. Bu olayı biz yapsaydık, cezalı oyuncuyu biz oynatsaydık aynı kararı verirmiydin TFF. Biiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiip TFF... Daha önce de 90+6 da gol yiyerek küme düşmemize ses çıkarmamış ya da yataklık etmiştin sen zaten TFF. Allahından bul TFF.( ki bugün itibariyle bulmaya başladınız.)


Eeee.Her suçun bir cezası var demiştik. Sen daha alt liglerinde doğru dürüst bir organizasyon yapamazken, utanmadan Avrupa Şampiyonasını düzenlemeye soyunuyorsun. Elin oğlu böyle çarpar suratınıza elinin tersiyle.. Vallahi de billahi de çok sevindim. İki yakanız bir araya gelmesin, yaptığınız her iş elinize yüzünüze bulaşsın, beter olun inşallah...

Yorumlar

serdanka dedi ki…
AMİN :))))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!