Ana içeriğe atla

Play-off Kuraları Çekildi


İlk rakibimiz TKİ Tavşanlı Linyitspor. Bu maçtan galip ayrılmamız halinde, Trabzon Karadenizspor-Çorumspor maçının galibiyle yarı final oynacağız.

Başarılı bir kura olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan hüsranlardan sonra, -amiyane tabirle- gaza gelmemeye çalışıyorum. Yaşanan süreçte play-offlara kalmak dahi büyük bir başarıdır. Ara transfer döneminde gençlerimizi kadromuza dahil ederek, Teknik Direktörümüz Hüseyin Özcan'ın katkılarıyla, takım olup azimle ter dökerek bugünlere geldik.

Öncelikle, 1. Lig'e çıkamazsak ne olur? Hiçbir şey olmaz! Biz yine takımımızın arkasında, gelecek sene daha da güçlenerek, daha sağlam temellerle üst lige yükseliriz.
Tabi mevcut kadromuzla, rakipleri küçümsemeden, inanarak, gayret göstererek, camiamızın desteğini arkamıza alarak play-offları şampiyon olarak tamamlamamamız için de bir neden yok.

Temennim, bunlar son 2. Lig maçlarımız olsun. Bu kez olsun, bu son olsun...

Yorumlar

Unknown dedi ki…
Play off maçları televizyonda yayınlanacak mı ?
geyik1940 dedi ki…
TRT maçları yayınlamak için teklif vermiş ama ihale açılmadığı için TFF yetkilileri çok zor demişler. Çok büyük ihtimalle kimse yayınlamayacakmış, düşük ihtimalle de yayınlanırsa TRT yayınlayacakmış.
Unknown dedi ki…
Alakanız için teşekkürler.
Umarım trt alır yayın haklarını , radyodan dinlemek pek iyi olmuyor , tribünü ve takımı televizyondan izlemek çok daha keyif verici...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ