Ana içeriğe atla

Konuk Şair: Bir Üç Puanın Hikayesi

Hasan Bozaslan'ın demirgibiyiz@gmail.com'a yolladığı şiiri paylaşıyoruz; mavi-lacivert bir pazar gününden nazım izlenimler:

Adana’da bir öğleden sonra
Hava biraz sıcak
Elimizde 1 liralık kebap
Bir üç puan coşkusu her yan

Gazipaşa’nın zengin sokaklarında
Mavi- Lacivert renkli halk çocukları
Nasıl bakıyor
Güneş gözlüklerinin altından
Kolejli kokoş kızlar
Balkonlarda titreyen zengin züppeleri
Gazipaşa’nın zengin sokakları
Halk çocuklarının işgali altında

Anlayamaz gözüm
Mado’nun önünde
Dondurma kaşıklayanlar bizi
Anlayamazlar gözüm
Tek tatil günümüzde manitayı ekip
Maça gelmemizi

Ama olsun be
Sen durma dostum haykır
“Zıplamayan İdman Yurtlu”

Trafiğe kapatırız belki yolları
Dolmuşlardan alkışlar duyarız
Belki bir yaşlı amca
“Mavi” diye bağırır
İşte o zaman
“Lacivert” deriz.

Durma dostum haykır sen de
Halkın takımı için
Halkın çocuklarıyla
“Şampiyon Şimşek” diye

Yeni bir iş gününde ilk parayı
Maç bileti için kazanırız
İkinci günün parasından da
1 lirayı kebap için saklarız be dostum

Usta “Ne var lan! Niye gülüyorsun” derse
Tek puan kazanamayan
Ömrün aynaya yansıyarak
Cevap ver
“Şimşek üç puan aldı be usta”

HASAN BOZASLAN

(Adana Ayışığı Sanat Merkezi Şiir Atölyesi)

Yorumlar

ZİFİRİ dedi ki…
play-off maçları Mersin'de oynanacakmış doğru mu? Doğru ise bundan güzel haber olamaz....
kursadads dedi ki…
Mersin'de olacağını sanmam.Adana'ya çok yakın diğer takımlara da bir o kadar uzak.Antalya %80,Eskişehir %10,Kayseri %10 duyduğum kadarıyla.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

İlk taşı günahsız olanınız atsın

 Bugüne kadar ülkede temiz kalan nadir bir şeyler varsa o da Demirspor'un yıllardır verdiği azimli mücadelesidir. Mayıs ayında hatırladığınız Demirspor, bugün de 3-0 kazanarak yola devam etti. Geçen yıl 70 gol barajını geçen takım bu yıl da 60'ı devirdi bir maç kala. Gidin İstanbul takımlarınızın derdine düşün! Ligin sonunda kendi takımlarınız iddiasını kaybedince Demirspor'u hatırlıyorsunuz. Defolun gidin buradan... Bugüne kadar Demirspor başkanları hiçbir zaman solcu olmadı. Ama hiçbir başkan Demirspor tribünün onayını almadan hareket edemedi, tribünün onayını almadan başkan olamadı. Olunca da kısa sürede istifa etti.  Demirspor tribünleri de biz solcuyuz demedi ama halkın, emeğin, ezilmişin yanında yer aldı. Emek verdi pankart yaptı, deplasmana koşturdu, takımını başarı için desteklemedi. Kendisine destek verene sahip çıktı.  Demirspor Süper Lig yolunda bir maç kala lider ve bunu sadece ama sadece kendi emeğiyle gerçekleştirdi. Şimdi ilk taşı günahsız olanınız atsın!