Ana içeriğe atla

Haftanın Ardından...



Takımımız Mardinspor karşılaşmasında İlhan, Tayfun ve Cihan'ın attığı birer golle 3-1 galip gelince rahat bir nefes aldık. Adıyamanspor'un kendi sahasında Elazığspor'a golsüz beraberlikle 2 puan kaptırması ve bugün oynanan DİSKİ-Van Belediye maçının 2-1'lik DİSKİ galibiyetiyle sonuçlanması ise ballı kaymak oldu.

Önümüzdeki haftasonu ligde havlu atan Malatyaspor ile karşı karşıya geleceğiz. Tecrübelerimiz bize rakibi asla küçümsemememiz gerektiğini öğretti. Biz de bunu bilerek sahaya çıkmalıyız. Malatyaspor'dan alınacak galibiyet sonunda, Grubumuzun 2. ve 3.'sinin yapacağı maçın her 3 sonucu da, puan farkını arttırmamızı sağlayacak.

Zafere doğru yürüyelim, inanın çocuklar...

Yorumlar

Fırat Ateş dedi ki…
"Bak işte yaklaşıyor fırtına
Bak yine yükseliyor dalgalar
Yıllardan sonra
Yollardan sonra
Yeniden yanyana onlar..."

Haydi be Demirspor
Dirilt içimizdeki ölü düşleri!..
yavuzy dedi ki…
İlk yarıda 3'te 3 yapmıştık bu süreçte ve 7 puanlık fark oluşmuştu. Eğer bunu yine başarabilirsek, osn düzlüğe rahat gireriz.
Unknown dedi ki…
takım kendine geldi artık puan kaybetme lüksümüz yok her maç final niteliğinde
mücadeleye devam...
Adsız dedi ki…
benzin istasyonu için cuma günü gündeme alıncak pazartesi oylanacak demişti bekir çınar bugün salı neoldu acaba ???
Unknown dedi ki…
2. golü tayfun attı. ajansta ceyhun yazıyordu, resmi sitedeki bir haberde tayfun, diğerinde hasan yazıyordu. resmi sitedekini düzelttirdik.. burayı da düzeltirseniz ii olur.. tayfun-onur tartısmasından sonra yanlıs anlasılma olmasın..
geyik1940 dedi ki…
Düzeltildi...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ