Ana içeriğe atla

Futbol Kitapları:Kafsinkaf

İletişim Yayınları'nın Futbol Kitapları serisinin yeni yayını çıktı: Kafsinkaf. Yiğit Akın'ın derlediği, 13 yazıdan oluşan kitap, futbolun ötesinde bir fenomen olan Karşıyaka'nın ruh halini anlamak için iyi bir giriş niteliği sunuyor.

Karşıyaka ile son 10 yıldaki en kritik maçımız tabii ki 2002'de Denizli'deki play-off finalıydi. "Şampiyon" unvanına eriştiğimiz son maçtı. "Taner'in vuruşu ve gol!"

Ama 2. ligteki statü değişimiyle, şampiyonluğun getirisini pek görememiştik. Ardından 2003-2004 sezonunda, 2A'da aynı gruptaydık; İzmir'de 2-0 kaybetmiştik. Kendi sahamızdaki maçı, Sivasspor maçında aldığımız iki maçlık cezadan dolayı, Konya'da oynadık. 0-0 bitmişti. Bizim Ankara'dan yaptığımız ikinci deplasmandı. (Yozgat'ı da sayarsak üç.) Üç kişi otobüse atlayıp gitmiştik. Düşme potasındaydık. Adana'dan 7-8 otobüs taraftar gelmişti; Karşıyaka'nın hocası Rıdvan Dilmen vardı. O sene düştük.

İzmir şubemiz, "anavarza" Sezcan ile de o yıl tanışmıştık, İzmirspor maçında.

(böyle şeyler işte...)

Yorumlar

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Sevgili Yavuz bahsettiğin yıl değil, bir önceki yıl statü değişmişti. Tarsus'u 4-1 yenip şampiyon olduğumuzda statüye takılmıştık.
yavuzy dedi ki…
Düzeltme için teşekkürler Alp Abi...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir