Ana içeriğe atla

Altın Tepsi İstemezük... Bize Çamur Lazım...

Adana Demirspor... Kendisine altın tepsi ile sunulan fırsatları yıllardır değerlendiremiyor. Final niteliğinde olan maçlarda (1-0 yendiğimiz Mardin maçı ile 1-0 yendiğimiz Karabük maçı hariç) kazanamıyor.

Futbolcular... Kendilerine altın tepsi ile sunulan maddi imkanları yıllardır ellerinin tersi ile itiyorlar. Kazandıkları her galibiyet kendilerine para ve şehre para bulmak için baskı olarak geri dönecek, ama futbolcular bolluğu başarılı olarak istemiyor. Başarısız olacaklar, üstüne savaşmayacaklar (savaşsalar ve başarısız olsalar paraları helal olsun), paraları ödenmeyince ya alternatif maddi imkan yaratma yollarına başvuracak ya da bize para bulun diye sinyal çakacaklar.

Hüseyin ÖZCAN. Kendisine altın tepside sunulan kariyer imkanını istemiyor. Takımı koşturamıyor. Ergun Kara'ya da katılıyorum. Gençlerde istikrar aramıyor. Ben de Hasan'ı soruyorum. Neden oynamadığını merak ediyorum. Elazığ maçında Yaşar'ı oynatmayarak yaptığı hatayı da unutmadığımı belirteyim. Kendisine elli defa söyledik. Kazanan değil, savaşan takım istiyoruz. Savaştır şu takımı dedik. Savaşırsa birinde olmazsa diğerinde mutlaka kazanır. Demek ki; yapamıyor. Yapacaksın sayın ÖZCAN. Kimseye sunulmayan imkanlar sunuluyor önünüze. Aylardır prim dahi alamayan Adıyaman ile aynı puana getirdiniz takımı.

Tecrübeli oyuncular. Şefik abinin sorusunu ben de sorayım. Neden gençlerin maçın ağırlığını kaldıramadığı, ifadesi dillere pelesenk olmasına karşın kırmızı kartları hep tecrübeliler (Ali Can hariç) görüyor? -07.02.2010 Tarsus maçı Cevat Macit, Murat Günay; 23.03.2010 Van maçı Orhan Terzi, 04.04.2010 Tarsus maçı Barış Durmaz.

Tayfun ÖZKAN. Bir önceki yazımda belirtim. Sana altın tepside sunduğum koca yüreği elinin tersi ile ittin. Kendisi hakkında daha fazla söylenecek söz yok.

Yönetim. Yönetim ne yapar? Para bulur. Ödeme yapar. Takıma huzur verir. Oyunculara güven verir. Parayı ama öyle ama böyle buluyorlar. Ödemeyi de yapıyorlar. Ancak önlem alamıyorlar. Elazığ maçındaki rezaleti "belki ders alırlar" diye primle ödüllendiriyorlar. Peki dersi kim alıyor? Futbolcular mı? Kadro dışı bırakıp affetme sonucunda otorite kaybediyorlar. Kaptanlık el değiştirip duruyor. Canını dişine takanla, dişini kurcalayan arasında ayrım yapılmıyor olsa gerek ki; takım dişini kurcalıyor. Ne yapmalı, nasıl yapmalı, nasıl önlem almalı, inanın bilmiyorum. Dışarıdan tablo böyle görünüyor. Ancak bir başarısızlık varsa önlemi alması gereken yönetimdir. Neşter vurmaya yetecek güç şu anda yokken, koyun o neşterleri yerine, bırakın bu söylemleri, yara bantlarını çıkarın. Çıkarın yara bandlarını ki; taraftarın takımına dönüşü için yaptığınız çağrılar sonrasında süregelen saha içi rezilliklerle aldatıldığını hissetmesin artık bu taraftar. Önlemleri alın iyice artık.

Kebap ve Şalgam Günü'ne Mutlu Adana Demirsporlular gitsin. Ben olsam bu tarihi ertelerdim. 1 Mayıs'ta yapardım bu günü. Tarsus'a maçına hayli kızgın, belki Mardin maçı ile umutlu taraftarla değil de Mardin, Malatya, Diyarbakır maçlarını kazanmış, Adıyaman'ı bir gün sonra perişan etmeye hazırlanan taraftara yapın bu organizasyonu. Yoksa yine düşük katılımla, üzüldüğünüzle kalırsınız. Kredi kartından da o günde alacağınız verimi alamazsınız.

Ayrıca ilk iç saha maçının akşam oynanmasını öneriyorum. Bilmiyorum antrenmanlar ne zaman yapılıyor ama şimdi çıkıp sıcaklık bahane edilsin istemiyorum.

Gençler. Demirspor forması giyince sırtınız mı doğruldu? Padişah mı oldunuz? Sizi o sahada ölmeyenlerin yerine ölün diye destekliyoruz. Formanın hakkını verin diye. Demirsporlu futbolcuyum, maskesi altında el belde gezmeniz, kızlara caka satmanız için o kadroda değilsiniz. Antrenmanda kemik sesi duyurmak, sahada basmadık yer bırakmamak, yenilince ağlamak, hırslanmak ve bir hafta sonra geçen haftanın intikamını almak için oradasınız. Bu yaşta üç kuruşun hesabını yapmak için değil, üç kuruşu hak etmek için oradasınız. Siz paranızı hak edin. Onu size ödemek için canımızı verelim. Uymayın ulan şu düzene. Uymayın. Size sunulan altın tepsiye bakın, Türkiye'de kaç takımda bu fırsat sunuluyor. Akıllı olun!!!

Biz bu takımdan galibiyet beklemiyoruz. Ancak biz bir şeyleri biliyoruz. Biz bir gücü gördük. Biz bu Tarsus'u yenerdik. Adıyaman'ı da. Gruptaki tüm takımları. 50 bin tane takviye yaptığı söylenerek baş tacı edilen Elazığspor'u da. Ama siz cıvıtıyorsunuz. O mücadeleyi vermiyorsunuz. Verseniz, dağlar dayanmaz önünüzde, kurumuş bağları reva görüyorsunuz bize. Böyle devam, aferin.

Yorumlar

türkayADS dedi ki…
http://www.adanademirspor.org.tr/haberler/adana-demirspor-camiasindan-ozur-dileriz Basın toplantısı yapılmış.
Adsız dedi ki…
bence bu yazıdan ilhan aydoğdu ve ömer kahveciyi ayırmak gerekiyor,ömeri izleyince geleceğin çok büyük kaleclerinden birini görüyorum
Adsız dedi ki…
ne özürü ya . neymiş istedikleri oyunu sahaya yansıtamamışlar. niye yansıtamadınız arkadaşlar çocuğunuz mu öldü anneniz mi öldü neden yansıtamadınız. sen git sahada yürü bulduğun fırsatları atama sonra eleştirilerde haklısın de . Biz artık haklı olmak istemiyoruz futbolcular artık haklı olmak istemiyoruz. van tarsus u 4 defa yendi neden yendi biliyormusunuz çünkü geçen sene tarsus van ı play off tan etti. van da bunun intikamını aldı . bizde sizden bunu bekledik ulan bu adamlar 2 defa önümüze taş koydular bakın şimdi kötü yakaladık yenelim istedik. siz ne yaptınız oynamadınız bile . yenmek için en ufak bir çaba sarfetmediniz. ayıptır be ayıp.
curva1940 dedi ki…
onur bey bu yazınızda ve tayfun özkan hakkında yaptığınız çıkarımların hepsinde haklısınız; lakin o konuya ben inanmak istemiyorum, inanasım gelmiyor. kimi baş tacı yaptıysak ırzımıza geçmeye çalıştı haklısınız.hatırlayın süper mario taneri!ondan da hiç beklemezdik...
ama ben hala tayfuna inanmak ve bu varsayımlara inanmamak istiyorum.

siz tayfunun artık takımı şampiyon yapsa bile, sizin için bi önemi olmadığını söylüyorsunuz;ama benim için önemli.nasıl ki biz yönetimimizin m.tuncelle sıkı fıkı olmasını, ali cengizlere alet olmasını istemiyoruz ve siz de bize cevaben "m.tuncelin spor fonunu vereceğini ve bizim ona ihtiyacımız olduğunu" söylüyorsunuz. aynı şekilde ben de bizim tayfuna ihtiyacımız olduğunu hem de m.tuncel denilen insandan 100kat daha fazla ihtiyacımız olduğunu söylüyorum; ama neyleyelim ki çıkarımlarınızda haklısınız,tayfunun atacağı goller ile bizi şampiyon yapması bu düşüncemizi değiştirir umarım.

bir diğer diyeceğim de yönetime. bekir başkana her zaman inandım hala da inanıyorum,ama Allah rızası için şu adamlarla olmayın başkanım.bu takımın adının kirleneceğine,bu tip adamlarla anılacağına ben her zaman 2.lig de olmayı yeğlerim.zaten biz şampiyon olsun diye sevdalanmadık Demir spora.onurlu bir duruşumuz olmalı...ite kalka olsun, gençlerle olsun,olmuyorsa da olmasın ama bu yanlışları ne olur yapmayın başkanım.
samimiyetinizin ve yaptığınızın projelerin arkasındayım her zaman kendi adıma ama bu şekilde sizleri sevenlerinde aklında ister istemez soru işaretleri oluşuyor...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend