Ana içeriğe atla

Adıyamanspor Maçı Kadınlara Ücretsiz

Öncelikle bu uygulamadan dolayı Yönetimimize tüm kadın taraftarlarımız adına teşekkürlerimi sunuyorum.

2005-2006 sezonunda da böyle bir uygulama vardı. O sezon gittiğim ilk maçta 'Maçlar bayanlara ücretsiz abla' diyerek bilet satmadılar. Girdim maça. İkinci maç direkt kapıya gittim, 'Bilet yok mu' dediler :) Kapılardaki görevlilerin bilgilendirilmeleri önemli bu anlamda.

Pazar günü önemli bir maça çıkıyoruz. İmkanı olan tüm taraftarlarımız, o gün stadda Mavi Şimşekler'i desteklemeye gitmeliler.

Ya kazanacağız, ya kazanacağız. Diğer ihtimalleri aklıma bile getirmiyorum. Zaten DE'nin de dediği gibi çekirge 3 kez sıçramaz, değil mi :)

Yorumlar

Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Son yıllarda artan bir ivme ile bayan taraftarlarımızın-özellikle ailelerin-Demirsporumuzun maçlarına gelme oranı ciddi şekilde artış göstermiştir. Bayanlara güzel bir jest olmuş. Önümüzdeki yıl bunu bütün yıla yayacak bir kombine sistemi ile uygulayabiliriz.
Fırat Ateş dedi ki…
Bahsi geçen o çekirgeyi bir türlü yakalayamadık. Senelerdir zıplayıp duruyor ve her defasında tam yakaladık derken elimizden kaçıp kurtuluyor. Ama sanki bu kez olacak gibi, en azından benim içime öyle doğuyor... Bu kez yakalayacağız çekirgeyi!
ErnesTo1940 dedi ki…
Bildiğim kadarıyla bu sene zaten vardı bu uygulama , tekrar hatırlatılmak istenmiştir.
geyik1940 dedi ki…
Ernesto, belki yine belli maçlara özel uygulanmış olabilir. Tüm maçlara özgü değildi ama, en azından ben geldiğim maçlara kombinemle girdim.
Yergökmavi dedi ki…
"Kadın" yerine "Bayanlar" dense daha iyi olmazmıydı....
yavuzy dedi ki…
hayır; doğru ifade "kadın"dır. Detaylı bilgi için şu siteye bakabilirsin:

www.bayandegilkadin.com

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

İlk taşı günahsız olanınız atsın

 Bugüne kadar ülkede temiz kalan nadir bir şeyler varsa o da Demirspor'un yıllardır verdiği azimli mücadelesidir. Mayıs ayında hatırladığınız Demirspor, bugün de 3-0 kazanarak yola devam etti. Geçen yıl 70 gol barajını geçen takım bu yıl da 60'ı devirdi bir maç kala. Gidin İstanbul takımlarınızın derdine düşün! Ligin sonunda kendi takımlarınız iddiasını kaybedince Demirspor'u hatırlıyorsunuz. Defolun gidin buradan... Bugüne kadar Demirspor başkanları hiçbir zaman solcu olmadı. Ama hiçbir başkan Demirspor tribünün onayını almadan hareket edemedi, tribünün onayını almadan başkan olamadı. Olunca da kısa sürede istifa etti.  Demirspor tribünleri de biz solcuyuz demedi ama halkın, emeğin, ezilmişin yanında yer aldı. Emek verdi pankart yaptı, deplasmana koşturdu, takımını başarı için desteklemedi. Kendisine destek verene sahip çıktı.  Demirspor Süper Lig yolunda bir maç kala lider ve bunu sadece ama sadece kendi emeğiyle gerçekleştirdi. Şimdi ilk taşı günahsız olanınız atsın!