Ana içeriğe atla

Sen De Bana Öyle Öğretmedin Adem Abi...

Adem ATILGAN'dan bahsediyorum. Beni Demirsporlu yapan adam. Yakın aile dostumuz kendisi. Karşısında boynum kıldan incedir. Kendisine çok değer veririm.

Antalya'da deplasmana gittiğimizde belindeki silahı gerektiğinde çekebilecek kadar tepkilerden çekinmeyen dimdik bir adamdır benim tanıdığım Adem abi. Doğru bildiğinden çekinmeyen bir adamdır. Dobradır. İsmi Demirspor ile bütünleşmiştir. Beğenen beğenir, beğenmeyen beğenmez ama bu camianın önemli bir değeridir. Ben böyle tanıdım Adem abimi. Onun ilkeleri ile Demirsporlu oldum. Bir babam bir o.

Ama Adem abi...

Demirspor kulübünün başkanı ben Aytaç Durak'ın elini öper arabasını yıkarım der mi?
Demirspor kulübü Aytaç Duraksız Yenice'ye gidemeyecek haldeyse bunda Aytaç Durak'ın da kabahatinin olduğunu nasıl göremez?
Koca Demirspor kulübünün yönetimlerinin icazete, onaya, atamaya bağlı hale gelmesine nasıl ses etmez?
Aytaç Durak'ın bu kulübe bir tane dahi kalıcı gelir kazandırmamasını nasıl sorgulamaz?
Verilen 1 milyon TL'nin Aytaç Durak'ın atadığı yönetimlerin yükü olduğunu nasıl kabul etmez?

Ben bunları soruyorum Adem abi. Anlayamıyorum.

Bu yazıya yorum almayacağım. Doğruyu zaman gösterecek.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!