Ana içeriğe atla

Resmi Site Hakkında...

Dedik ki; resmi site yenilensin, logo kirliliği önlensin. Sesimiz için başka yerlere ihtiyaç duymayalım. Kendi sesimizi kendimiz iletelim. Sitemiz aktif olsun, güncel olsun dedik. Hatta başka yerlerin cesaret edemeyeceği konulara bizim sitemiz cesaret etsin dedik.

Bunu yaptı yönetimimiz. Teşekkür ediyoruz.

Ama bizim de isteklerimiz bitmek bilmiyor. Şimdi de istiyorum ki; resmi site resmi olsun biraz. Tamam haberler güncel olsun ama Süleyman'ın bilardoda iyi olduğunu da resmi siteden öğrenmeyelim. Barış'a ise kimsenin masa tenisinde rakip olamayacağını bırakalım eskiler anlatsınlar.

Ayrıca (g) yerine (ğ) görmesek resmi sitede, biraz da yazıma dikkat etsek olacak bu iş.

Bir husus daha var. Resmi siteden anladığımız kadarıyla masörümüz Abdullah Selen iyi çalışıyormuş. Aynen devam masör Apo.

Yorumlar

mert dedi ki…
merhabalar geçen gün resmi sitede metin türk ile bir haber okudum hem çok güldüm hem çok sinirlendim haber sitesi gibi olmuş site umarım bir an önce resmi site halini alır
Onur BİÇER dedi ki…
Daha fazla yorum bekliyoruz Mert senden :)

Bahsettiğin olay gerçekten komikti. Çünkü Metin Türk ile ilgili haberin yerel basında çıktığı söyleniyordu ama nerede çıkarsa çıksın resmi sitede de çıkmıştı. Sonra kaldırıldı ve diğer açıklama girildi. İlginç oldu.
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Resmi sitenin ilk adımını atıp kulübe hediye ettiğimizde kulübün kuruluşundan bu yana görev alan bütün başkanlar kronolojik bir sıra ile verilmişti. ve 1940-41 sezonundan itibaren bütün takım kadrolarımızın posteri de vardı. O bilgilere ulaşıp derleyip toparlamak günlerimizi almıştı. Umarım onlar da en kısa zamanda eklenir. Ve bir de yine uzun uğraşlarımızla oluşturduğumuz Muharrem Gülergin köşesi. Birşeyler yapılırken neden birşeyler yıkılıyor anlamak mümkün değil. Daha doğrusu bunun muhtemel nedenini tahmin edebiliyorum. O da niteliksiz iş yapma. Neyse umarım eklenir. Tabii ki biryerlere arşivlendilerse!
Bekir ÇINAR dedi ki…
İnternet sitemizin eksikleri var haklısınız.Ancak eski bilgileri aktarma işlemi henüz sonuçlanmadı en kısa sürede tamamını görebileceksiniz.Ayrıca magazinsel haberler kesinlikle yer almayacak bunada emin olabilirsiniz.Koyduğunuz katkı için teşekkürler

Saygılarımla

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.