Ana içeriğe atla

Perşembe Konukları # 22 : Konserde de Demirspor

--------------------------------------------------------------------------------
Bu hafta blogumuzun takipçilerinden Haşim isimli arkadaşımız güzel bir diyalog ve anısını paylaşmak istemiş bizlerle. Konu Adana Demirspor olunca fırsat avcısı, tanıtım gönüllüsü taraftarımız hemen armamızı ön plana çıkarıvermiş. Siya Siyabend isimli grubun konser görüntülerini paylaşmak düşüyor bize. Siya Siyabend ekşi sözlükte "İstanbulun sokak müziğini gerçek anlamda yaşatan bir topluluk" olarak anlatılmış. Anlamının "Gölgenin Gölgesi" olduğu söyleniyor Siya Siyabend'in. Ancak bu kez "Mavi düşlerin lacivert gölgesi" olarak karşımızdalar. Teşekkür ediyoruz.
--------------------------------------------------------------------------------

Tarih: Şubat 26 2010
Saat: 21.30
Konser: SİYA SİYABEND
Yer: Adana
Bu ana kadar gayet normal sevdiğim bir grup gerek duruşuyla gerek müziğiyle. Bu grubu dinlemek için İstanbul a gitmeyi düşünürken grubun Adana'ya gelmesi kaçırılmaz bir fırsat oldu benim için. Grubu tanımak isteyenler bu videoyu izleyebilirler http://www.youtube.com/watch?v=oGguuVbsnbw&translated=1

Ve konserin olacağı saatte barın önündeydik, daha konser başlamamıştı, fırsatı değerlendirip dışarıda içmeye başladık. Bir kaç tane içtikten sonra grup üyelerinin de dışarıda olduklarını fark ettik. Dışarıda kendi aralarında konuşuyorlardı. Biz de gidip bir merhaba, bir hoş geldiniz demek istedik. Tam yanlarına yaklaşırken kulak misafiri olduğumuz konu DEMİRSPORDU. Kendi aralarında Çarşı grubunun içinde Demirspor diye tezahürat yaptığımızdan ve bize hayran olduğundan, bizim onca olan olumsuzluğa rağmen destek vermeye devam edişimizden, bir de bir türlü forma bulamadıklarından bahsediyorlardı, direk olaya girdik ve şu replikler çıktı ortaya:

Haşim: Beyler forma mı lazım?
Bizon Murat: Efendim, anlamadım!
Haşim: Forma mı arıyorsunuz?
Bizon Murat: Evet, ama bulamadık.
Haşim: İlerde ADS STORE var, oraya bir bakıp gelim.
Bizon Murat: Oraya baktık kapalı.
Haşim: O zaman ben evden getirebilirim.
Bizon murat: Bu iyiliği yapar mısın gerçekten?
Haşim: Evet.
Bizon Murat : Al taksi parası verim, benim param kıymetlidir.
Haşim: Herkesin parası kıymetlidir.
Bizon Murat: Pek öyle olduğunu sanmıyorum, çevrene bir bak neler göreceksin.
Haşim: Ben ikimizden bahsediyorum herkes derken.
Bizon Murat: Adamım…(sustu ve güldü)

Ben fırladım evden formayı aldım geldim. Konser başlamıştı. Formayı sahnede verdim kendisine sahnede üstünü çıkarttı giydi hemen formayı ve konseri Demirspor formasıyla verdi…

Bizon Murat'a saygı ve sevgilerimizle…






(Konu ADS Store'a da gelmişken İbrahim İlya arkadaşımız bir gözlem ve şikayetini paylaşmış bizlerle. Haftaya kendisini konuk edeceğiz.)

Yorumlar

yavuzy dedi ki…
Siya Siyabend, harbidir; kallavidir. "taşın belleği yoktur,taş taştır abi, oraya kafayı koyduğun zaman anlarsın taşın taş olduğunu..."

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.