Ana içeriğe atla

Gençler, Büyüdünüz Mü?

Adana Demirspor takımının profesyonel futbolcuları. Adlarınızın başına her cümlede "genç" getiriliyor. Daha düne kadar bu ifade sizin yetersizliğinizi ifade etmek için kullanılıyordu. Bugün, kazandığınız maçlarla, mücadelenizle yetersizlik kelimesi anlamını yitirdi. Yalnız aşmanız gereken şu "tecrübesizlik" hala ortada duruyor.

Halbuki biz, sizlere gerçekten inananlar, sizlerin yetersiz olduğunuzu hiç düşünmedik. Bu ligde sizin hayli hayli top oynayacağınızdan ve Demirspor'unuzu başarıya ulaştıracağınızdan emindik. Hem Demirspor'unuzu hem kendinizi geliştirebilirsiniz, yıllarca onurla bu takıma hizmet edebilirsiniz veya başka hayalleriniz varsa gerçekleştirebilirsiniz. Hayallerinizin ve azminizin sınırları sizlere ait, bu sınırları ne kadar geniş tutarsanız başarıya kavuşma ihtimaliniz o kadar artacaktır.

Sizlerin kesinlikle yetersiz değil ama ne yazık ki tecrübesiz olduğunuz gerçeğini hiç göz ardı etmedik. İhtiyacınız olan tecrübeyi bir kaç maç sonra kazanmış olacaksınız. Tecrübe kazanmak için üst üste 200 maç oynamanıza gerek yok. Klasman grubunun başından beri bir çok maçta oynadınız, gerek ilk onbirde, gerekse yedekten girerek. Sizler tecrübe edindiğinizin farkında olmayabilirsiniz ama edindiniz. Sakın kendinize "daha çok maç oynamam gerek" gibi yanlış bir telkinde bulunmayın. Oynadığınız dakikaları kafanızdan geçirin, maç kasetlerini tekrar tekrar seyredin. Eksiklerinizi teknik ekiple beraber tespit edip antrenmanlarda bunları gidermeye çalışın.

En önemlisi; sahaya çıktığınız zaman kafanızdaki her şeyi unutun. Sanki sokak aralarında oynuyormuşcasına zevk alarak ve kaygısızca topunuzu oynayın. Kramponlarınızla o çime öyle kuvvetli basın ki, o sahanın yalnızca size ait olduğunu herkese gösterin. Hata yapma korkusuyla değil, hata yapanın açığını kapatma hissiyle dolu olarak oynayın.

Tecrübe, hayatta yediğimiz kazıkların, yaşadığımız acıların, başarısızlıkların toplamıdır. Tecrübe çoğunlukla iyi günde kazanılmaz, bilakis kötü günlerden yanımıza kar kalandır. Ve çocuklar acı, sıkıntı, üzüntü çektikçe çocukluktan yetişkinliğe geçerler. Sizler dün yaşadığınız acıyla biraz daha büyümediniz mi? Bence büyüdünüz "gençler", biraz daha büyüdünüz.

Büyüdünüz... Büyüdüğünüzü ispat etmek için Adana Demirspor'un o güzel beyaz kanatları iki yana açılmış, kucaklamanız için sizleri bekliyor. Sımsıkı kucaklayın ki, o kanatlar sizleri yukarılara, masmavi güzel günlere uçursun. Bu hafta sonu Elazığ karşısına kocaman yürekli, kocaman adamlar olarak çıkın. Acı kuvvetinizle, kazanma azminizle, mücadeleden yılmayan kalbinizle büyüdüğünüzü herkese gösterin!

Bizleri o beyaz kanatlara bindirin...

Yorumlar

kebabman dedi ki…
Mukemmel bir durum degerlendirmesi olmus mustava.Yazinin asagiya alintiladigim bolumu cok hosuma gitti.

En önemlisi; sahaya çıktığınız zaman kafanızdaki her şeyi unutun. Sanki sokak aralarında oynuyormuşcasına zevk alarak ve kaygısızca topunuzu oynayın. Kramponlarınızla o çime öyle kuvvetli basın ki, o sahanın yalnızca size ait olduğunu herkese gösterin. Hata yapma korkusuyla değil, hata yapanın açığını kapatma hissiyle dolu olarak oynayın.

-------------------------

Futbolcu arkadaslardan istegimiz mucadele ve kazanma arzuslarini sahaya yansitmalari.Bazi futbolcu arkadaslarimiz son Adiyaman macimizi TECRUBESIZLIK nedeniyle kaybettigimizi soylemisler.Olabilir,ihtimaldir.
Bu sezon Adana'da Adiyaman'a 2-0 yenildigimiz macin FAZLA TECRUBE nedeniyle kaybedildigini soylersem tecrubeli futbolcu arkadaslarimda bu olasiliga HAYIR diyemeyeceklerdir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir