Ana içeriğe atla

Dünya Futbol Starları #Alfredo Di Stefano#


Futbola 17 yaşında, River Plate takımında başladı. 1953 yılında Kolombiya'nın Millonarios Bogota takımının formasını giyerken Avrupa turnesi sırasında Real Madrid'li ve Barcelona'lı yöneticilerin dikkatini çekti ve Santiago Bernabéu Yeste, neredeyse di Stefano'nun transferini bitirecek olan Barcelona'dan önce davranarak onu takımına getirdi.

1953 - 1964 arasında giydiği Real Madrid formasıyla 8 La Liga, 1 İspanya Kupası, 5 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası ve 1 Kıtalararası Kupa şampiyonluğu kazandı. 11 yılda takımına toplam 308 gol kazandırdı. Yine aynı sürede 58 Avrupa kupası maçında attığı 49 gollük rekor ancak 2005 yılında Raul Gonzalez tarafından kırılabildı. 1957 ve 1959 yıllarında Avrupa Yılın Futbolcusu Ödülü'nü kazandı. 6 kez Arjantin milli takımının, 4 kez de Kolombiya milli takımının formasını giydikten sonra İspanyol vatandaşlığına geçip 31 defa da bu ülkenin formasını giydi. 1966'da 40 yaşındayken RCD Espanyol formasıyla futbol yaşamını noktaladı.


Brezilyalı ünlü futbolcu Pele, 2009 Eylül ayında yaptığı basın açıklamasında Di Stefano'nun dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu olduğunu belirtmiştir. O açıklamasından bir bölümünde Pele ;

Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu Real Madrid'li Alfredo Di Stefano'dur. Maradona'nın elle attığı golün dışında kafa golü yok ve sağ ayağıyla topa iyi şut vuramıyor. Oysa Di Stefano komple bir oyuncu, bu nedenle o, en büyük.

Di Stefano günümüzde Real Madrid' in simgelerinden birisi olarak imza törenlerinde ve takım ile ilgili organizasyonlarda görev alıp , onore edilmektedir.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Di Stefano, Real'de oynarken kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırılır. Ancak kendisine gayet iyi davranılır. Adamlarla muhabbeti ilerletir, enseye şaplak durumları ortaya çıkar. Sonunda bırakırlar Di Stefano'yu. Delikanlı adamdır Di Stefano, kendisini kaçıranları ele vermez... Bu yönüyle takdirimi kazanmıştır...

Pele'nin Maradona'ya sallaması normal. Pele onun uyuşturucu sorunuyla ilgili konuşunca, Maradona, "bu şerefsizce demiş..." Ayrıca yine Pele için Fifa'nın torpillisi olduğu yönünde konuşmuştur ve "Kravatlı abi" tarzı şeyler söylemiştir.

Benim görüşüm Maradona dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusudur. Di Stefano'nun yanında Puskas gibi bir başka futbol dehası vardı. Ancak Maradona, hep tek başınaydı... Bir de Pele ve Di Stefano gibi futbolcuların oynadıkları dönemde takım savunması denen şey yoktu. Maradona'nın yediği tekmelerin hiç birini bu futbolcular yemedi...

kebabkolik
Emre ŞEKER dedi ki…
Di Stefanoyu sevmememin tek nedeni aşırı derecede barcelona hayranı olmamdı kimbilir belkide yıllar önce barcelonaya imza atmış olsa belki herşey daha da farklı olabilirdi ama itiraf etmeliyim ki benim ilk beşimde (1 messi 2 maradona 3 pele 4 di stefano 5 zidane) kesinlikle girer.
kutay dedi ki…
la mano de dios, diego armando maradona, maradona by kusturica'da da belirttiği üzere, aldığı yüzyılın en iyi futbolcusu ödüllerinden birinde (!) demiştir ki; evet ben çok çok iyi bir futbolcuydum, ancak dünyanın en iyisi di stefano'dur.
serdanka dedi ki…
Bence bu adamların hepsi iyidir ama unutmayalım akadaşlar,Pele is good, Maradona is better but GEORGE BEST! Kusura bakmayın sizi duyamıyorum çünkü Best gibisini bilmiyorum :)
Adsız dedi ki…
Forza Messi :) Uzun uzun açıklama yapmiyim,yaşayan efsaneyi izlemenin tadını çıkarın 30-40 yıl sonra anlatacağınız çok şey olacak ;) Nasılki hep eskide kalanlar,yani izlemediğimiz kişiler efsane diye sunuluyorsa bugün. 30-40 sene sonrada en büyük efsane Messi olacak. Diğerlerinin maçlarından özet görüntüler görüyoruz eğer onlar hemde o savunma anlayışlarında yıldızsa, Messi bugün kuyruklu yıldızdır, modern çağın mesihinin önünde eğilin (hhh)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend