Ana içeriğe atla

Tarihte Adana Demirspor-Kahramanmaraşspor Maçları

Çok ayrıntılı bir analiz olmayacak açıkçası. Uzun süredir nostalji yapamıyorduk. En azından bir giriş niteliğinde araştırma yapayım dedim. Federasyonun sitesinden 1990 yılından bu yana Kahramanmaraşspor ile yaptığımız tüm maçların dökümünü çıkarttım.

02.09.1990 ADS:4-K.Maraşspor:0
03.02.1991 K.Maraşspor:0-ADS:2
13.09.1992 ADS:0-K.Maraşspor:1
30.09.1992 K.Maraşspor:3-ADS:4
15.11.1992 K.Maraşspor:0-ADS:1
04.04.1993 ADS:0-K.Maraşspor:0
30.05.1993 K.Maraşspor2-ADS:0
26.12.1999 ADS:1-K.Maraşspor:1
14.05.2000 K.Maraşspor:2-ADS:0
17.09.2000 ADS:5-K.Maraşspor:0
18.02.2001 K.Maraşspor:0-ADS:2
26.09.2004 K.Maraşspor:0-ADS:1
27.02.2005 ADS:2-K.Maraşspor:0
28.09.2006 ADS:0-K.Maraşspor:0
03.12.2006 K:Maraşspor:0-ADS:0
07.10.2009 ADS:3-K.Maraşspor:4
09.12.2009 K.Maraşspor:0-ADS:1

Görüleceği üzere 1990 yılından bu yana oynadığımız 17 maçın 9'unu kazanmışız. 4 maç kaybedip 4 maçta da berabere kalmışız. Dileğimiz birazdan başlayacak maçta galip gelerek kademe gruplarına moralli başlamak. Çünkü buna çok ihtiyacımız var. Allah yardımcımız olsun.

Yorumlar

ömer dedi ki…
vurdu gol oldu ve 10 oldu. ne mutlu bizlere ve demirsporluyum diyenlere
tolgago dedi ki…
Futbolcularımızı galibeyetden dolayı kutluyorum
Hep böyle oynayın, canımızı verelim
Adsız dedi ki…
transfer yapilmasin gencler'e sans verilsin diyenler parmak kaldirsin cünkü simdiden hakli ciktilar 34 numara özellikle gönülleri feth etti ben yönetimin o topcuyu göndermek gibi bir hataya düsecegine inanmiyorum bu takimda tayfunda oynayinca genclerde yerlerine cuk diye oturunca sampiyonluk neden gelmesin gibi soruları kendime sormadan edemiyorum..

adana,demirsporludur........

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Ahmet Abi...

"O Deli, Kara Çocuk"* Ahmet Kaya; "mümkünse farzedin yaşamamıştır..." Rüzgârım ancak böyle büyük olabilirdi. Ama sen benim için hep kürkçü dükkânı oldun. Ne zaman rakı içmek istesem ya da elimde bir birayla Kadıköy'ün oradaki kayalıklarda otursam, sen vardın dilimde, hangi şarkın olursa olsun, fark etmedi ... Ahmet Kaya, bence Başım Belada albümünün kapağındaki fotoğraftan, dünyaya biraz kostak, az buçuk kibirle bakan, tehlikeli şiir okuyan bir adamdı. O fotoğrafta, üzerindeki palto, babamın uzun yıllar giydiği pal-toya handiyse aynı denecek kadar benziyordu. Hayata sataşan bir adamdı Kaya, tekinsiz... Başım Belada çıktığında yazdı. Çınarcık'a gidiyordum o yaz. Mavi Marmara vapurunun üst katında mavi tahta masalar ve sandalyeler vardı. Biraya başladığıma göre lisede olmalıyım. Tek başına, kirpikleri gölgeli bir çocuk. Nasıl unuturum sözleri: "Bizi güllerin iklimi tüketti / Dudağı yoran bir söze kırıldık / O vahşi beyaz at / Alıp başını gitti / Bir yaz ...