Ana içeriğe atla

Tarsus Maçında Psikolojik Savaş...

Bu yazının amacı kesinlikle çığırtkanlık yapmak değildir. Kesinlikle ortamı germek değildir. Ancak önemi yüksek bir maçın arifesinde hakkaniyet sınırları çerçevesinde yapılması gerekenleri ortaya koyarak bir psikolojik üstünlük de yaratılmalıdır.

Tarsus taraftarlarına olması gerekenden ne eksik ne de fazla yer ayrılmalıdır. Kaç kişi gerekiyorsa o kadar kişi alınmalı, bunun bir fazlasına dahi göz yumulmamalıdır.

Rakip taraftarın stada girişte açacağı pankartlar dikkatle incelenmeli ve olası bir gerginliğe yol açacak hiçbir görsel araç stada sokulmamalıdır.

Aynı şekilde rakip takım taraftarının üzeri sıkı bir şekilde ve uzun uzun aranmalı, ortalama şartlara uymayan hiçbir taraftar stada alınmamalı ve her ne şekilde olursa olsun bu konuda taviz verilmemelidir.

Rakip takım taraftarlarına kesinlikle ve kesinlikle toplu bilet verilmemeli, gelecek taraftarın biletini Adana'dan temin etmesi sağlanmalıdır. Bir kişi en fazla iki bilet alabilmeli, daha fazla bilet alabilmesi önlenmelidir.

Rakip takımın taraftarının organize olmasının önüne geçmek için rakibe satılacak biletler şehrin muhtelif yerlerinde yaygın olarak satışa sunulmalı ve bir veya iki gişeden bilet temin edebilmeleri mümkün olmamalıdır. Örneğin 300 bilet verilecekse Tarsus taraftarına bu 300 bilet 10 ayrı yerden satışa sunulmalı, 10 ayrı yer birbirine yakın olmamalı, her bilet gişesinde 30'dan fazla bilet bulunmamalıdır. Ancak rakip taraftarlara biletlerin temin edileceği yerler konusunda bilgilendirme yapılmasının doğru olacağını düşünüyorum.

Son olarak, stada gelecek taraftar sayımızı artırmak için gerekli girişimlerde bulunmak suretiyle maçımızın canlı olarak yayınlanması önlenmelidir.

Bu maç sadece sahada bir topun peşinde oynanmamalı, bir psikolojik savaş da verilmelidir.

Bu psikolojik savaşı insani sınırlar çerçevesinde biz kazanacağız. Yukarıdaki resmi unutmayacağız. Futbolcularımız çıkacak, geçmişte yaşananların da hesabını soracaklar. Ama maç nasıl biterse bitsin misafirlerimize bu tabloyu yaşatmayacağız. Çünkü biz insanız, biz DEMİRSPORLUYUZ... Biz her açıdan KAZANACAĞIZ.

Yorumlar

Onur TİRENG dedi ki…
Bence geçmişteki bazı maçlarda olduğu gibi ne olursa olsun taraftarlar arasındaki husumet bu maça yansımamalıdır çünkü futbolcularımız kendilerini baskı altında hissederler ve Allah korusun bunu düşünmek bile kötü istemedğimiz sonuçlar oluşabilir zaten içerde rahat top oynayamıyoruz buraya her gelen dişini gösterip gidiyor...her ne olursa olsun sadece takıma takımımıza destek destek destek ve yine destek ...

zafere doğru yürüyelim...inandık çocuklar...
Metin dedi ki…
Bu isteklerin gerçekleştirilmesi oldukça zor... Fazla taraftar girmesine izin verilmesin yeter. Diğer saydıklarının bir kısmı zaten uygulanacaktır, bazılarının uygulanması ise oldukça zor.
Adsız dedi ki…
Son 3 yıldır Tarsus'ta Demirspor taraftarına yapılanı hiç kimse yapmadı! Tarsus, Demirspor'a ve Demirspor taraftarına yaptığını başka kimseye yapmadı.

Tüm yaptıklarının karşılığını sonuna kadar görmeliler.

Ziya
Adsız dedi ki…
Bunu yapanlar kadar şerefsiz hasiyetsiz bir insan varmıdır ya?
Yasa dışı eylem yapanlar ile aynı kefey konduk tek farkımız kafesin içinde gazı içimize çekmek oldu....tarsustan yada başka bir takımdan bize dost olmaz , bizim bizden başka dostumuz yoktur.hepimiz kardeşiz alayına bedeliz , pazar günü görüşmek üzere...
Volkan
kebabman dedi ki…
Cok hirs yapmissin Onur...Tarsuslular gelsinler,rahat rahat bilet alip maclarini seyretsinler.Onlarin belediye baskani nedeniyle Tarsus Idman Yurdu taraftari yasamasin.
Takimimiz 8-9 kisi yerine 11 kisi oynasin,FUTBOLA ve TARAFTARA saygisizlik yaptiklari maclari bu macla ve Iskenderun maci ile telafi etsinler.
Tarsus'u gelen taraftarlarinin onunde eze eze yenelim,keyfimize bakalim,yenilirsekte sucu onlara yuklemeyelim.
Gelseler kac kisi gelirler ki,gecen hafta kendi stadlarinda en onemli maclarinin birisinde satdalarini dolduramadilar.
adem şahin dedi ki…
bir de burhanettin stada alınmasın

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Adana Demirspor: 3 - Sivasspor: 0

Geçen sezonun tersine bu yıl süper bir başlangıç yaptık; üçer gollü, iki de iki. Geçen sezon Giresun'a karşı deplasmanda, Sivas'a da içeride can sıkıntısı yenilgiler almıştık. Onları da düşününce ayrı bir güzellik oldu... Böylece ilk kez Süper Lig'e iki galibiyetle başlamış olduk. Pazartesi maçlarıyla kesinleşecek olsa da yine ilk kez Süper Lig'te birinci sırayı gördük.  Takım cumartesi akşamı makine gibi çalıştı. Oyunu sürklase etti. Genelde sezon başı klişelerinden olan "henüz takım oturmadı/hazır değiliz" mazereti bu sene bize uğramamış oldu. Aynı teknik adam ve tamamen değişmemiş kadronun bunda payı büyük. Vargas'ın yokluğunda 11'e yerleşen Belhanda şansını iyi kullanıyor. Onyekuru-Akintola ile desteklenmiş hücum hattı iyi işliyor. Genelde maçlarda gol yeriz ama bu kez rakibe kaleyi kapattık, o açıdan da iyi bir performans oldu.  Geçen sezondaki çıtayı yukarı taşımak için mücadeleye devam!

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir