Ana içeriğe atla

Dedikodu...

Kulağımıza bazı dedikodular geliyor... Aslı astarı yoktur, sakın inanmayınız, bir dost sohbetinde sizlere belirteyim sadece...

Dedikodularda diyorlar ki; bazı taraftarlar kendi aralarında bahse tutuşuyorlarmış... Konu mu? Malatyaspor maçı...

İddiaya göre bizim takım Malatyaspor maçında çok iyi top oynayacakmış. Hatta fark atacağı söyleniyor. Forma şansı bulabilirlerse eğer, en iyi oyunu Cem ile Alper oynayacakmış. Burak da bu maçta üst düzey performans gösterecekmiş.

Kahvede futbol konuşmaları işte... Efendim neymiş, bu arkadaşlar sergileyecekleri müthiş futbolla kendilerinin gönderilmesini isteyenlere cevap vereceklermiş.

Tamamıyla yalandır. Bizim topçularımız mesaj vermez. Verse bile o mesajı biz yemeyiz, bu masal bizi artık uyutmuyor, Türk kahvesi etkisi yapıyor, diyor kahvedeki futbol sohbetçileri...

Öyle bir mesaj varsa diyorlar ki; Malatya maçında mesaj vereceklerine İskenderun maçında oynasalardı, Mardin deplasmanında oynasalardı, Adıyaman maçında oynasalardı... Sonra sinirleniyorlar. Kahvedeki adamı sinirlendirmemek lazım... Hemen uzaklaşıyoruz oradan...

Yorumlar

muSTy dedi ki…
ßen yanıLırım İn$aLLah Ama ßu HafTa ßizi iddaa ya Koymu$Lar Rakißin Oranıda Çok iyi KeSin Kayßederİz.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!