Ana içeriğe atla

Beş Transfer?

Başkan Bekir Çınar geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada teknik heyetin vereceği rapor doğrultusunda beş transfer yapacaklarını söyledi.

Bizim beş transfere ihtiyacımız var mı? Eğer kaliteli oyuncular gelecekse her takımın transfere ihtiyacı vardır, burası yadsınamaz.

Demirspor'un beş transfere ihtiyacı var mı? Bana göre yok. Neden?

1- Demirspor'un 8,5 milyon lira borcu var. Mevcut durumda beş oyuncunun daha maliyetini karşılama lüksü olmamalı. Bir de kongre sürecinde bu tip temel kararların alınmaması (etik açıdan) gerekir. Maliyetten kastım bu oyuncuların maaşları ve primlerini içeriyor, bonservis mevzuunu ayrıca ele alacağım.

2- Devre arasında takıma katılacak oyunculara ilişkin şu tespitlerde bulunulabilir:

* Bu oyunculardan bazıları kendi takımlarında forma giyemeyen oyunculardır. Bu oyuncular yeterli olsalar kendi takımlarında forma giyer, gözden çıkarılmazlar. Yaşları genç bile olsa vasatın üzerine çıkamayacağı belli oyunculardır. Bizdeki örneği Tanıl, İrfan...

* Bu oyunculardan bazıları sorunlu oyunculardır, ilk onbir başlayacak yetenekte olsa da takım içinde huzuru bozarlar. Böylece yönetimler bu oyuncuları elden çıkarmak ister, alacaklarına karşılık sözleşmelerini fesh etmeye ya da bizim gibi kulüplere kakalamaya çalışır. Bizdeki örneği Cem, Alper...

* Bu oyunculardan bazıları kendi takımlarında forma şansı bulanlardır, iyi de performans göstermektedirler. Tabiri caizse alındıkları mevkiyi dolduracak "nokta" transferlerdir. İşte bu noktada yukarıdaki maliyet unsuruna bir de bonservis kalemini eklemek gerekir. Bu tip nokta oyuncular hem bonservis ödenerek hem de önceki kulübünden daha yüksek maaş verilip alınabilecek oyunculardır. Hele ki üst ligden alınacaksa işin boyutları daha da büyümektedir. Alper Salgın örneğini hatırlatmak isterim. "Uzay takımı kurduk" diyenler de uzayda kendilerine başka bir yer bulsun, buralara uğramasın.

* Bu oyuncuların yukarıdaki kategorilerden birine girmelerinin yanı sıra yaşlarının da yüksek olma ihtimalleri yüksektir. Yani bizden başka bir yere satıp kulübün gelir elde etme imkanı olmayan, futbol hayatının sonlarında kendisine ve çevresine emeklilik ikramiyesi kazanmak amacıyla menajerler ve başka unsurlar tarafından aldırılan, aracı olunan, basında çokça pohpohlanan, taraftara şirin gözükmenin yollarını çok iyi bilen, kurnaz, uyanık, kaşar oğlu kaşar futbolculardır bunlar. "Tecrübeli" kelimesini duyunca tüylerim diken diken oluyor, gözümün önüne kaleci Şenol Karagöl geliyor. Demirsporun kapısından sokulmayacak adama da forma emanet edildi ya...

3- Adana Demirspor her zaman şampiyonluk parolasıyla yola çıkar, kabul. Ama başkan açıklamasında 8,5 milyon borçtan bahsedip sportif başarıyı ötelemek gerektiğini söylemiş. Gayet mantıklı. Demirspor taraftarının şu an ondan beklediği bana göre de kulübü başkalarının kuklası olmadan ayakları üzerinde tutması. Bu taraftar Gökoğlu yönetiminiden de bunu beklemişti. Konya'da yanan gözlerimizin yaşı daha kurumamışken onlarca dış transfer yapıldı. Tren bir defa kaçtı. Bekir başkan açıklamasında kendini tekzip edercesine, borçtan bahsederken transfer yapılacağından da bahsedince açıkçası geleceği kurtarmak adına umutlarım kırıldı.

Şimdi eğer böyle olursa bana göre tren 2. kez kaçacak. En azından mevcut borçları hafifletmek için mücadele vermek varken yenilerini yaratmanın ne anlamı var? Üstelik altyapıdaki çocuklar yıllardır gözlerimizin içine baka baka her yaş grubunda rakiplerini ezerken, forma şansı beklerken...

Yorumlar

curva1940 dedi ki…
Bu kadro bize her şartta yeteer
Yapmasak da olur transfeerr
Bekir Başkan,sesimize kulak ver;
A Takıma gençleri gönder..!
... dedi ki…
A Takıma ÖMER,SERDAR,MUSTAFA,YAŞAR,TURGUT ALINSIN ...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Nasıl Bitecek?

 Sezona puan alarak başlayan gençlerimizin yarattığı umut 3 haftada söndü. Geçen seneki Hatay galibiyeti gibi bir anlık parlama bizi mutlu etmişti ama devamı gelmedi. Gol atamadan, neredeyse pozisyon üretemeden geçen 2 haftadan sonra iç sahada alınan 8-1'lik tarihi mağlubiyet, üstüne 6 puan daha silme cezası ile Milli maç arasına oldukça moralsiz girdik. Küme düşmenin en güçlü adayı olarak başladığımız sezonda ligi tamamlayamama ihtimaline geldik.  Bu tablonun 1 numaralı sorumlusu Murat Sancak ve ekibi, sessiz. Artık eleştirilere, hakaretlere maruz kalmaya alışmışlar gibi, cevap bile vermiyorlar. Göstermelik Başkan istifa ederken, zaten çok daha önce TFF sayfasında Başkan'ın ismi Ali Sancak olarak güncellenmişti. Bu neyin istifası, anlamadık.  Daha Eylül ayındayken, sezon nasıl bitecek, az çok belli oldu durum. Ama kötü bitecek olan, sadece sezon değil anlaşılan...