Ana içeriğe atla

Altyapıya Yönelmek Adına Ortak Açıklama

Ankara Tayfası ve www.mavilacivert.com ortak açıklamasıdır;

Kamuoyunun dikkatine; Görüldüğü üzere Adana Demirspor kulübü bir kez daha başarısız olmuştur. En önemli maçlarımızda sahada koşan, mücadele eden, ruhunu yansıtan bir takım bulamamak son 15 yılın geleneği haline gelmiştir. Takımın gençleşmesi sanki bilerek ve isteyerek engellenmiş, yaş ortalaması yüksek oyuncularla hem borçlar artırılmış, hem de başarısızlıklar ısrarla pekiştirilmiştir.

Bu bağlamda bizler artık kulübümüzün düşünsel anlamda bir yapılanmaya gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de mutlaka ama mutlaka gençlere fırsat verilmesi sureti ile dönüşüm başlatılmalıdır.

Bu dönüşüm çerçevesinde öncelikle gereken hiçbir anda yanımızda olmayan ve eksik oynamamıza sebep olan Aydın Tabak, Cem Hallaçeli, Alper Yeşil, Kaya Tarakçı, Burak Denizli ve özel kontenjandan oynatılan Ahmet Çenet takımdan gönderilmeli, bu futbolcuların yerine genç futbolcular monte edilmelidir. Sonrasında da bu genç kadro desteklenerek takımımızın genel yapısı oluşturulmalıdır. İçinde bulunduğumuz sezonda bu genç oyuncularımızın takımı için mücadele eden diğer futbolcu abilerine destek vermek için savaşacağından ve önemli bir maliyet tasarrufu sağlayacağından eminiz. 15 yıldır gençlere şans verilmemesi sonrasında 15 kez kaybedilmiş ise artık bir kez gençlere şans verilerek kaybedilmesinin göze alınması gerekmektedir. Gözden kaçırılmamalıdır ki; takımımız yukarıda belirtilen ve bizi eksik oynatan futbolculara rağmen yükselme grubunun eşiğinden dönmüştür. Şimdi alınacak gençlerle bir kişi dahi fazla oynamak takımımıza en azından zarar vermeyecektir. Dinamik ve savaşan bir takım, genç bir Adana Demirspor istiyoruz.

Saygılarımızla.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Helal olsun Ankara tayfası ve mavilacivert.com gerekirse bu yazı bildiri olarak sokaklarda dağıtılmalıdır duvarlara asılmalıdır ki o derece anlamlı bir yazı olmuş. Altı kişi eksik oynayarak "3" puan daha alabilselerdi yükselme grubuna kalacak olan takımımıza alt yapıdan altı tane savaşan futbolcu getirilirse ilk onbire bu takımı klasmandan çıkaramazlarsa bile gelecek sezon rahat maç izleriz diye düşünmemek elde değil. Bu ismi geçen ruhsuz futbolcuları izlemek yerine sahada savaşan genç ve cesur yürekli futbolcuları izlediğimi göz önüne getiriyorum ve sahada savaşmayan o kutsal formayı terletmeyen futbolcuları düşününce bırakın bunların takımda kalmasını mevcut YÖNETİM’in bu adı geçen futbolcuları Kulübün kapısının önünden bile geçmesine izin vermemeleri gerekir diye düşünüyorum.

mithat

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla