Ana içeriğe atla

85 Altın Üye

Adana Demirspor kongre üyeliklerinin yenilenmesi ve istikrara bağlanmasını uzun zamandır dile getiriyorduk. Bu çerçevede üyelik aidatlarının 1.000 TL'ye çıkarılması son derece yerinde oldu. Yönetim 500 Altın Üye hedefi ile yola çıktı.

Hoşumuza giden şey, üye listesinin kulübün resmi internet sitesinden belli aralıklarla güncellenmesi oldu. Şu anda 85 üyemiz olmuş. Bu da 85.000 TL anlamına geliyor. Aslında tam olarak da öyle değil. Üyelik aidatı kredi kartına beş taksitle de ödenebiliyor. Bu şekilde ödenmesi halinde veya tek çekimle ödenmesi durumunda kulübün kasasına doğrudan 1.000 TL aktarılmıyor. Banka tarafından cüz'i bir kesinti yapıldıktan sonra tutar kulübümüzün kasasına aktarılıyor. 85.000 TL'lik üyelikten 80.000 TL gelir elde ettiğimizi varsayabiliriz.

Tabi üyelerin bir kısmının sadece taahhütte bulunup bulunmadığını da bilmiyoruz. Ama eminim taahhütlerini yerine getireceklerdir.

Şimdi bu üyelik sisteminde taraftarların da artık yönetimler kadar etkin çalışması gerektiğini düşünüyoruz. Örneğin Şimşekler Grubu kendi içlerinde toplayacağı para ile en az iki kongre üyeliği ile temsil edilmeli bence. Onlar gerçi üyelerin katılmadığı kongrelerde dahi salonu doldursalar da o apoleti taşımayı da hak ediyorlar. Ayrıca bir seferberlik başlatıp, kendileri de güçleri yettiği ölçüde kongre üyesi kazandırmak için girişimde bulunmalılar.

Bunun dışında mevcut yönetimimiz kredi kartını çıkaran Banka ile temasa geçerek şu anda kart sahibi olan yaklaşık 1.600 kişinin listesini temin etmelidir. Bu 1.600 kişi potansiyel kongre üyeleridir. Bu 1.600 kişinin dörtte biri kongre üyesi yapılabilse kulübe 400 bin TL gelir kazandırılmış olacaktır. Bu da etkin bir iletişimle söz konusu olacaktır.

Futbolcuların maç sonrası demeçlerini dinledik. Yiğidi öldürüp haklarını yememek gerekiyor. Tepki verdiğimiz oyuncuları zaten belirtmiştik. Ancak uzun süre sonra tepki vermediğimiz oyuncular sayesinde ilk kez takımımızın sahadaki performansından mutlu olabildik, maç sonrasında futbol konuşabildik, oynadığımız futbolla başarılı olabileceğimize inandık. Üstelik de bunu yaş ortalaması 28,2 olan bir takım yaptı. Bugün istemediğimiz futbolcuların yerlerinde gençlerimiz olsa idi, play-off'ta olacağımıza yürekten inanıyorum. Bu durumda yönetimi cezalandırabilirsiniz, teknik heyeti de cezalandırabilirsiniz ama toplarını oynayan, mücadele eden futbolcularımızı cezalandırmak vicdana uygun olmayacaktır. Şimdi bunların hak ettiği tutarları ödeme zamanıdır. Bunların ödenmesi için de sadece 1.000'er TL ödemek yeterli olacaktır. Arzu edilen paraya ulaşıldığında takım içi huzursuzluklar da bir anda son bulacaktır. Kulübe üye olmak yönetimi veya teknik heyeti ödüllendirmek değil, futbolcuları cezalandırmamak anlamına gelecektir. Bence eleştiri kapsamında olmayan futbolcularımız cezalandırılmayı hak etmiyorlar. İşte bu nedenle eleştiren taraftarlarımızın da güçleri ölçüsünde altın üyeliğe dahil olmalarının doğru bir karar olacağını düşünüyorum.

Samimi olarak inanıyorum ki; değişim tek bir zincirin kırılmasına bağlı. O zinciri kıracak kerpeten aslında Adana'nın elinde. Gelin bu kadroya ve bu takıma sahip çıkalım. İstediklerimizi yaptırmak için kongre çok önemli bir güçtür. Kongreyi iyileştirmek için de içinde olmak, güç olmak gerekir. Gelin sizler de üye olun, 500 Altın Üyemiz olsun, geleceğimizin ışımasına bir katkı da sizlerden olsun...

Yorumlar

İbrahim İlya dedi ki…
bu uygulama güzel oldu lakin bu takımı desteklemek isteyen öğrenci(ben) memur vb dar gelirli kesim için de bir üyelik ücreti belirlenmeli ki bizler de üye olabilelim. 3 kuruş 3 kuruştur. para vermeyen zengin! müsveddelirinin parasından daha hayırlıdır benim 3kuruşum!....
DexteR dedi ki…
yıllık 1000 TL o kadar da ağır bir rakam değil allah aşkına. 12 aya böldürsen 1oo lira bile etmiyor. Daha da ucuzlatıp kongre üyeliğini ayağa mı düşürsünler?
aksi taktirde kapıcıyı, simitciyi üye gösterip başları sıkışınca kongrelerde çağırıp parmak kaldırtıyorlar.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.