Ana içeriğe atla

Kafaları Netleştirelim...

Bugün Yavuz Yıldırmaz köşe yazısında demiş ki; Aytaç Durak para veriyor, birileri de utanmadan onu eleştiriyor ama Aytaç Durak kendini eleştirenlere rağmen para veriyor.

Buradan kimi neden eleştirdiğimizi defalarca yazdık. Sizin artık içinde "birileri", "bazıları", "belli kesimler" vs. ibareler içeren yazılarınız insanı bıktırıyor. Halbuki bize "Felaket Tellalı" derken çok daha nettiniz. Çıkın yine söyleyin. İsim zikredin sayın Yıldırmaz. Diyebiliyorsanız, çıkın deyin ki; Ankara Tayfası veya kimse o "birileri" bu takıma zarar veriyor. Şu nedenle zarar veriyor.

Bu konuyu üstüme alıyorum sayın Yıldırmaz, çıkın açıklayın kimdir o "birileri"... Yazınızda dediğiniz gibi, her şey ortaya çıksın da kafalar netleşsin...

İşin özü mü? Aytaç Durak mı? Artık bu konuda yazmaya gerek var mı?

Yorumlar

Adsız dedi ki…
kendisi önce adam gibi maç anlatmayı öğrensin,sonra taraflı yazılarına devam edecekse etsin..cem gole giderken üstüste 922741892 kere ''cem halleçeli'' demesin,cem'in pozisyonda ne yaptığını açıklasın bir zahmet.

sonra büdü'sü metin kurgun'la aytac babalarını övmeye devam edebilirler...
Hakan HOŞCAN dedi ki…
al benden de o kadar...
Adsız dedi ki…
Yavuz Yıldırmaz İlk önce Aytaç durak ve Bayram akgülün gizli planını açıklasın. Bu memlekette çok fırtına kopacak. Yavuz bey, Siz bu adana tek takım ve Tek Bayram akgül projesinin neresindesiniz. açıkla!!!
kebabman dedi ki…
Yonetenler ve yonlendirenler,yonettiklerini ve yonlendirdiklerini sucluyorlarsa birseyler dogru degildir demektir.Urfa olayinda Urfa ticaret odasi ve sanayi odasinin yardimini agizlarina sakiz yapanlar Adana'dakilere gonderme yapanlar,Aytac emmiyi yuceltenler,ne hikmetse Corum belediye baskaninin yaptiklarini es geciyorlar.Corum belediye baskani petrol istasyonu isletmeciligini Corumspor'a verdi,haberiniz yoksa soyleyeyim...Yonettiklerini ve yonlendirdiklerini denetleyememekten korkmamis olacakki boyle bir girisimde bulundu..Yoneten ve yonlendiren denetleyememe korkusu yasiyorsa isgal ettigi makamda durmamalidir.
Senelerdir Adanali'nin yarattigi kaynaklar birinci elden heba edildi.Bol bol transferler,gercegi yansitmayan rakamlar,rakamlar arasindaki farkin paylasimi cok guzel yapildi.Bu paylasimdan pay sahibi olanlarin farkli davranmasini beklemek beyhudedir. Adana Demirspor hikayesinin bir bolumude budur.
Adsız dedi ki…
Şu klubu bir gün gerçek Demirspor lular yönetecek inanıyorum ve o gün yıldırmaz ve onun gibiler klup kapısından içeri giremiyecek.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.