Ana içeriğe atla

Ekmeği Hak Etmek, Kapıları Açılmaya Zorlamak...

Sizlerden hep bunu bekledik. Hatta sadece sizlerden değil, biz yıllardır bunu bekledik. Çıkın topunuzu oynayın istedik. Bize saygı gösterin istedik. Sizin bir yılda aldığınız parayı ömrü hayatında göremeyecek olan taraftarlara geçici sıkıntılar için acı çektirmeyin istedik.

4 tane maç yaptınız, bunlardan iki tanesini izleme imkanımız olmadı. Ama son iki maçta gösterdiğiniz performans ile belki de ilk kez sezon başında söylediğiniz sözlerle aynı doğrultuda gitmeye başladınız. Demiştiniz ki; biz aylarca para almadan oynadık, parayı öncelikli tutmuyoruz. Kaliteli takımız, hak ettiği yere takımımızı getireceğiz. Biz de sizlerden bu sözleri yerine getirmenizi bekledik. Siz icraat yapmaya başladıkça biz hedef değiştireceğiz.

Siz kalitenizi ortaya koymaya başladıkça, biz sizi desteklemeyen taraftara yükleneceğiz. Size para bulması için yönetime, takımına sahip çıkması için siyaset ve iş dünyasına baskı yapacağız. Siz ekmeğinizi hak ettikçe, sizin ekmek kapılarınızın açılması için o kapılara sizlerle birlikte omuz atacağız. Değişimi başlatmak sizin elinizde, az kaldı, güzel günler gelecek. Sakın bozmayın.

Unutmayın, bir şey değişir, her şey değişir.
Sizi ikinci kez alkışlıyorum. Adana Demirspor futbolcusu gibi oynamaya çalıştığınız için.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
takım 4 haftadır dışarda oynuyor.Ve gerçekten beklenilenin üstüne çıktılar.şimdi sıra taraftarda..imkanı olan ve ben DEMİRSPORLUYUM ulan diyen herkes pazar günü 5 ocakta olsun..bundan sonra 1-0 olsun bizim olsun

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nesrin'in Hikayesi : "15 Saat 47 Dakika…Ve Toprak…"

Ön-Not: Nesrin Olgun Aslan’ın hikayesini yazmaya başladığımda kimi zaman soğuk bir suyun ve karanlığın içinde, kimi zaman sonunda varabildiğim bir kıyıda hissettim kendimi. Yazmaya devam ederken önce zor tutuyordum gözyaşlarımı, bir noktadan sonra akmaya başladı hepsi. Yazımı, ağlayarak bitirebildim ancak…Kendisinin web sitesinden (http://www.nesrinolgun.com) ve dönemin Hürriyet Londra Temsilcisi Faruk Zapçı’nın anılarından yararlandım, teşekkürlerimi sunuyorum…Çok uzatmadan, Nesrin’in Hikayesi’ne başlıyorum… 1964 Adana Yüzme havuzunun kenarında 7 yaşında kara kuru bir kız çocuğu duruyor. Havuzun içinde Adana Demirspor Kulübü yüzücüleri. Erkekler çoğunlukta. Küçük kız etrafına bakıyor. Sadece 4 kız çocuğu var. Nesrin, Adana Demirspor’un 4 kızından biri oluyor o gün…Giriyor havuza. 1973 – 1975 Adana Nesrin, 16 yaşında. Yüzüyor. 7 yaşında girdiği havuzdan, kısa mesafede 100’e yakın madalya ve şilt çıkartıyor. Kışları masa tenisi oynuyor, Türkiye 2.liği, Türkiye 3.lüğü var. 17 yaşında mar...

Tehlikeli Hareketler...

Mondiali den gelen güzel haberler içimizi açarken, yüzümüzden gülücüklerin eksilmemesi temennisi ile başlamak istiyorum yazıma.. Onur kardeşimin yazdığı "Mavi Lacivert, turuncu beyaz Adana" yazısını okumamdan çok kısa bir süre sonra, bir haber portalında rastladığım bir olayla irkildim.. "Bursasporlu taraftarlar, İstanbul takımlarının Bursa'da açtığı mağaza ve futbol okullarına tepki gösterdi" diye başlıyordu yazı , Atatürk stadı önünde yaklaşık 200 taraftarın toplanarak İstanbul takımlarının Futbol okullarını ve ürünlerini Bursa şehrinde görmek istemediklerini bir protesto eylemiyle açıkladıklarını bildiriyordu.. Bu grup adına açıklama yapan şahsı muhterem(!) ''Açık ve net olarak söylüyoruz. Bu son uyarımızdır. Bunun yanısıra, bu takımlara ait tanıtıcı ilanların asılmasına izin veren Bursa Büyükşehir Belediyesi ile mağazaların bulunduğu alışveriş merkezlerini de kınıyoruz'' diye de eklemiş .. Blogumuzda okuduğum bu yazının hemen ardından bu habe...

Sezon Değerlendirmesi

 Bu sezon için saha içini konuşmak anlamsızdı ama yine de söylemek gerekir ki sahadaki mücadele o kadar da kötü değildi. Geçen sezon 2. ve 3. lig takımlarında kiralık oynayan oyuncularımızla idare ettik. Son haftalarda sahaya çıkacak kadroyu zor tutturduk. Sezon başıyla sonu arasında kadroda büyük değişimler oldu. Bütün bunların sorumlusu, paraları ödemeyen Murat Sancak ve yönetimiydi. Bir yerde patlama yapar diye umut bağlamadığımız genç oyuncular maçların belli anlarına kadar direnci ayakta tuttular. Ancak son bölümlerde oyundan düştük; kadro derinliği olmadığı için de en ufak kişisel hata, sakatlık ya da kart cezaları sonuca direkt etki etti. 2-0'dan öndeyken kaybettiğimiz maçlar oldu. Tabii rakiplerin bizim maçı çeviremeyeceğimizin farkında olmaları, her halükarda kazanırız düşünceleri kendi adlarına tempoyu yükseltmelerini engellemiş olabilir. Yine de şans faktörü yanımızda olsa puan alacağımız bir kaç maç daha vardı diye düşünüyorum. Sezon başında yazdığım gibi, şerefli mağlu...