Ana içeriğe atla

Biz Her Yerde Seni Anıyor ve Seni Bekliyoruz...

71 yıl geçti Atam. Geçen 71 yıl içinde gözler hep seni aradı. Buğuyla baktık dünyaya siyah gözlerimizle. Gözlerimiz karaydı ya, tam da bu nedenle senin umut, mücadele ve zafer aşılayan mavi gözlerini aradık.

Gelmedi Atam, senin gibisi gelmedi. Varsın gelmesin be Atam...Sanma ki; sen yoksun diye yılacağız, sanma ki; ateşlerimiz sönecek. Gözleri kara yürekleri mavi gençleriz biz. Koyu lacivert geceleri mavi sabahlara çevirmeye, izinden gitmeye and içtik. Yattığın yer nur olsun...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Atam...Sanma ki; sen yoksun diye yılacağız, sanma ki; ateşlerimiz sönecek. Gözleri kara yürekleri mavi gençleriz biz. Koyu lacivert geceleri mavi sabahlara çevirmeye, izinden gitmeye and içtik. Yattığın yer nur olsun...BU SATIRLAR ANLAYANA HER ŞEYİ ANLATIYOR...İZİNDEYİZ ATAM..MAV-LACİVERT GENÇLİĞİ
Adsız dedi ki…
Cumhuriyetimizin kurucusu,Ulu Önder Atatürk'ü ebediyete intikalinin bu yıldönümünde rahmet, minnet ve saygı ile anıyoruz.Emanetini sonsuz kadar korumak için elimizden geleni yapacağımıza bir kez daha söz veriyoruz.

Merih Güvenç
Adsız dedi ki…
Saygı,sevgi ve minnetle anıyorum.

Rahat uyu demeyi çok isterdim ama rahat uyumadığını biliyorum.Özür dilerim.

Kamil Ateş
Alpaslan KUŞVURAN dedi ki…
Devrimlerinin bekçisiyiz.
Yaşasın Ulus devlet, yaşasın Türkiye Cumhuriyeti, Yaşasın Mustafa Kemal ATATÜRK.
Ne mutlu TÜRK'üm diyene.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ