10 Ekim 2009

Yapılması Gerekenler

Adana Demirspor, yeni bir kırılmanın eşiğindeyken, camianın asıl sahipleri taraftarlara önemli görevler düşüyor. Örgütlü ve örgütsüz tüm taraftarlar, birlikte ne yapabilirizi tartışmak zorunda.

Önerilerim;

1: Daha önce de yazdım: Anti-Aytaç Koalisyonu. Bugün Adana'da Demirspor için birşeyler yapmak isteyen taraftarlar, Aytaç Duraksız bir Demirspor yaratmanın yollarını aramak ve bulmak ZORUNDADIR. "Borcumuzu ödesin, parayı versin, gerisini biz hallederiz" dönemi geride kalmıştır. Görüldüğü üzere Aytaç Durak, parayı verince düdüğü de çalmaktadır. İş başındakilerin, önünü kapatıp, kendine muhtaç bir takımı arzulamaya devam etmektedir.

Bugün, acilen, Aytaç Duraksız bir Demirspor'un yollarını açma vaktidir. Bunun için de birçok noktada farklı düşünse de asgari müştereklerde bir arada olan unsurların bir araya gelmesi gerekmektedir.

Kimdir bunlar?

*Yıllardır yayın çizgisiyle belli bir muhalefeti sürdüren ama "maratonun" sesi olmaktan öteye gidemeyen ve son dönemlerde iyice muhafazakarlaşan mavilacivert.com yönetimi. Acilen bu konuda adım atması gerekenlerden... Forum içinde, "aile ortamında", biz çalar biz söyleriz demenin ötesine geçme zamanıdır. Aytaç Duraksız bir Demirspor yaratmaya var mısınız, yok musunuz?

*Demirspor tribünlerinin örgütlü sesi, Şimşekler Grubu. MHP'li beleiye başkanına Livorno'yu getirme cesaretini veren güç. "Adana'nın gururu" sıfatının sahibi... Ses vermeye, ortaklaşa işler yapmaya ve kitleyi yönlendirmeye, her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Bir futbol kulübü, örgütlü taraftarının sesiyle hayat bulur. O ses neyse, camia da odur. Sesinizi gür çıkarmaya var mısınız?

2: Alternatif medya yaratmak: Gelinen noktada Adana yerel spor basınını durumu içler acısıdır. Gelen her yönetime destek, birlik beraberlik mesajları vermekten başka bir iş yapmamaktadır. 15 yıllık başarısızlığın hesabını sorma gücüne sahip değildir. Derin-Demirspor'un bir parçasıdır. Acilen alternatif sesleri yükseltmemiz gerekli. demirgibiyiz.com sitesi bunun için bir araç. adanapark.com sitesi bunun için bir araç. Forum yapısına sahip, kapalı kapılar arkasında işleyen "aile ortamları" da artık iflas etmiştir. Herşeyi açık seçik konuşup, yeni bir yapı üretilmesi gereklidir.

3: Küskünleri Biraraya Getirmek: Demirspor geleneğinin bir çok önemli unsuru, geçtiğimiz zaman zarfinda küstürüldü, camiadan uzaklaştırıldı. Demirspor kulübü, futbolcu simsarlarının, tefecilerin eline bırakıldı. Atılması gereken önemli adımlardan biri, küskünleri biraraya getirip, Demirspor için neler yapılabileceğini tartışmak ve somut adımlar atmaktır.

Bu somut adımlardan biri, futbolcuların sözleşme koşullarını kamuoyu ile paylaşmaktır kanımca. Kim,ne kadar paraya oynuyor ve ne kadar alacağı için bizimle oynuyor, bunu bilmek hakkımız. Acilen şeffaf bir bütçe ile; ne kadar paraya ihtiyacımızın olduğu ortaya konmalıdır.

Eğer bir yıl daha kaybedilecekse, bu Burak Denizli gibi ne olduğu belli futbolcularla, Kaya gibi amatörlerle, rakip takımların beğenmediği eskilerle değil; altyapımızdan yetişecek oyuncularla olmalıdır. Demirspor, üstten 3.ligteyken futbolcu kazanamayacaksa ne zaman kazanacak?

Durum budur.

Yavuz YILDIRIM

7 yorum:

Onur BİÇER dedi ki...

Böyle bir mücadelenin içine girebilmek çok sağlam, inançlı, yılmayan, kaçmayan, zorluklara direnebilen, dar zamanda kabuğuna çekilmeyip hırslanabilen bir ekip yaratmak gerekir.

cinobili01 dedi ki...

bunların hepsini yapmak için sadece klavye başında demirsporluluk yapmayan,tek takımı demirspor olan insanları biraraya toplamak lazım,benim enönemli buldğum konular şimşekler grubunun kitlesel bişeler yapmaya çalışması lazım ve demirsporlu küskünleri barıştrmak lazım,yani demirspor için bi yerlerden başlamak lazım

DexteR dedi ki...

Kaybedecek neyimiz kaldı ki? Dibe vurmuş durumdayız.

Aytaç Durak'ın bu şehirden alıp götürdükleri ortada. Artık Türkiye'nin bilmemkaçıncı büyük şehri, ekonomide, tarımda lokomotifi değiliz. Bu şehirde küstürülen, önüne türlü türlü bürokratik engeller çıkarılan onca otel işletmecileri, fabrikatörler, girişimciler artık dönmemek üzere gittiler.

Başka bir ülkede yaşıyor olsak şu metro rezaleti bile adamı idama götürürdü. Ama biz virüsten kurtulma şansını seçim sandıklarında, ordan oraya taşınan oy torbalarında kaybettik.

Eğer yeniden düzlüğe çıkmak istiyorsak artık ''köprüyü geçene kadar ayıya dayı'' muhabbetini bırakmak gerek. Tepki çok sert ve sürekli olmalı. Bu şehri artık güdümlü basının yörüngesinden çıkarmalıyız. Herdafasında elinde para dolu zarflarla ortaya bir kurtarıcı edasıyla çıkan kırmızı pelerinli Süperman'ın aslında Gargamel'in 21. yüzyıl versiyonu olduğunu anlatmamız gerek Adana insanına.

DexteR

demirgibialp dedi ki...

Birşeyler yazmıyordum epeydir, zaman zaman okumakla yetiniyordum ama bu konuda bişeyler söylemek istedim. Kabuğu kırmak gerek, ki bu konuda çok fazla mücadele ettim, ancak bu öyle zor ve meşakkatli bir süreç ki inanın ne söylesem hafif kalır. Kayayı aşındıran suyun gücü değil,devamlılığıdır diye bir söz var. Herşeyden önce devamlılık gerekir ve bunun içinse ilk koşul zaman. Önemli ölçüde zamanınız olmalı. Sizinle aynı görüşe sahip çok sayıda insan olması ikinci koşuldur. ve daha çok şey bu yazı çok uzun olacak o nedenle kısadan kestireyim. Adanada Aytaç DURAK o kadar güçlü ki, bu gücü kırabilecek güce sahip bir kitle maalesef yok arkadaşlar. Aytaç DURAK yaşadığı sürece bu adamdan bu kentin ve Demirsporun kurtulması mevzubahis dahi değildir. Sevgilerimle.

mustava dedi ki...

alp abi haklısın. bir koşul da illa ki adanada ikamet etmek olsa gerek. bizler adanadan uzak olduğumuz için bu kadar rahat konuşabiliyor, dengelerin içinde kaybolmuyoruz. böyle bir avantajımız var ama uzakta olmanın dezavantajı daha büyük. durak sultası adanada devam ettiği müddetçe demirspor esaretten kurtulamayacak demektir. aslında adana şehrine de müstehak bu. yıllardır çivi çakılmamış bir şehirden dolayı sıkıntı duyan yokken biz kalkmış demirsporu kurtarmaya çalışıyoruz.

diğer yandan yavuz yıldırımın yazısında çağrıda bulunduğu mavilacivert'e ilişkin tespitlerini yetersiz ve önyargılı bulduğumu söylemeliyim. bu şekilde olumsuz tahayyül edilen bir yapıdan nasıl bir yarar sağlanacağını da yazması gerekirdi. son cümledeki "var mısınız yok musunuz" sorusunun cevabını çok önceden, başkaları daha bunu düşünemezken vermişti mavilacivert.

son olarak koalisyona davet ederken, koalisyonun içinde olmak gerekir. dışında değil. insanları başka türlü ikna edemezsiniz çünkü.

mirothekid dedi ki...

Açıkçası, bu bloga başka yorum/yazı yazmamak niyetindeydim ama madem konu "eylem"e geldi, kendime son bir şans daha vereyim dedim.
Sevgili Yavuz'un yazı/çağrısıyla ilgili şurası şöyle burası böyle demeyeceğim... özü önemli kısaca gelin Demirspor'u kurtaralım diyor... Evet hadi kurtaralım...
Benim tek bir şartım var... Herkes, her ne olursa olsun; yanlış'a yanlış demeyi kabul etsin....

Onur BİÇER dedi ki...

Murat abi, yanlışa yanlış demeyi kabul etmek gibi, kendimizin her doğrusunun mutlak doğru olmadığını da yani her yanlışın mutlak yanlış olmadığını da kabul etmek çizmiş olduğunuz çerçeveyi güçlendirecektir.