Ana içeriğe atla

Okyanusları İstemek

Şebnem Ferah okyanusları isterim diyor, biz de isteriz okyanusları. Yıllardır derelerde boğulup duran biz. O derelere karışıp denizlere ulaşamayan biz. Durgun, kirli, sazlıklarla dolu, dibi yumuşak ve basanı içine çekmeye hazır göllerde yüzmeye zorlanan yine biz!

Biz okyanusları gördük, yeniden oralara dönmek istiyoruz. Engin denizler bile kesmez bizi, okyanusun tadı var damağımızda. Balinalar da gördük, buz dağları da. Bizi kesmez artık minicik balıklar.

Şimdi minicik bir umut ışığı gördük de, onun da feri söner gibi oldu. Keşke olmasaydı, ama o ışığı karartan bulutlar çok karanlık...

Gelecek çok karanlık...



Biz yine de Şebnem'e kulak verelim. Uykumuz açılsın, uyanalım. Uyanalım ki anlayalım bizi neyin boğduğunu, neyin ışıkları kararttığını. Neden açılamıyoruz okyanuslara, anlayalım.


OKYANUS

Önümde ağır bir kapı
Ardında okyanus var
Ben zaten suda doğmuşum
Kapıyı açmam gerek

İşte o an biri geliyor
Tutuyor kulağımdan
Gözü anahtar deliğinde
Bak diyor sadece burdan

Bırak diyorum o küçücük resmi
Yetmez bize bu küçük esinti
Nerde törpülendin böyle
Olmaz diyor tutup ayak bileğimi

Şimdi önümde ağır bir kapı
Ardında okyanus var
Bir de bileğimden biri çekiyor
Benimse kapıyı açmam gerek

Bak diyorum koca dünyaya
Burdan derhal çıkmak gerek
Bari çekme bileğimden
Benim her şeyi görüp öğrenmem gerek

Bir ileri bir geri
Her adım bu kapının ardı demek
Sonunda boğulmak olsa da
Benim o sularda yüzmem gerek

Anahtar deliğinden görünen
Bu küçücük manzara
Sana yetiyorsa yetsin
Benim o sularda yüzmem gerek
Yüzmem gerek

Şimdi önümde ağır bir kapı
Ardında okyanus var
Bir de bileğimden biri çekiyor
Benimse kapıyı açmam gerek

Bırak diyorum o küçücük resmi
Yetmez bize bu küçük esinti
Nerde törpülendin böyle
Olmaz diyor tutup ayak bileğimi


Dinlemek için buraya tıklayabilirsiniz

Yorumlar

Metin dedi ki…
affınıza sığınarak Bekir Çınar'a hitaben ben de yine bir Şebnem Ferah şarkısı armağan etmek isterim.. (tam liseli aşıklara döndük, şarkı şiir..)

Öyle bir sezon yaşadık ki
Cenneti de gördük cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadık ki
Tutkuyu da gördük, pes etmeyi de
Bazıları söverken takıma en önden
Kendimize bir sahne bulduk oynadık
Öyle bir rol vermişler ki
Okuduk, okuduk anlamadık..
Kendi kendimize konuştuk bazen 5 ocakta, tribünde
Hem kızdık, hem güldük halimize
Sonra dedik ki söz ver bu takıma, söz ver kendine
Şampiyon yapacaksın, yeni baştan oynayacaksın!

Şampiyon olmak istiyorsan, Abdülkerimi göndereceksin
Destekler bekliyorsan taraftara küsmeyeceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yönetiyorsan yalnızca istifa edersin...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill