Ana içeriğe atla

Kongre


Kongremiz bugün saat 13.00 da Villa Müzikhol'de gerçekleşecek. Büyük olasılıkla katılım yetersizliği ile ertelenecek. Artık ertelenmesine o kadar alışılmış ki haber siteleri yazmıyor bile. Biz yine de hatırlatalım. Hayırlısı ne ise o olsun.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
tüm demirgibiyiz tayfasına ,büyüklerime ve küçüklerime selam olsun.ben emrahche.bir defa yazımı paylaşmıştınız belki hatırlanır :)
uzun zamandır.demirsporla ilgili yorum yapmıyorum hiç bir ortamda.beklememiz gerekliydi diye düşünüyordum.evet ilk yarı bitti.elde avuçta ne var diye bakıyorum.geçen yıllardan daha farklı bir tablo yok.aksine daha sinirli,daha sabırsız bir şehir görüyorum burda.her maça gittim içerdeki.ve top oynayan bir takımı hiç göremedim.üzüldüm.
kulübün 6.5 milyon tl borcu var.
bence ilk hedef bu borcun ödenmesi olmalıdır.süper lige böyle çıkarsak,soruyorum size ne değişir ?
bu takımı yoğurt olarak gören zihniyet kaymağını yemeyi düşüncektir.
demirspor ne zaman rahata kavuşur.3.ligde de oynasa borcu bittiği zaman diyorum.
bir şey daha var bence her sene başında 8 maçımızı beş ocak dışında yapmalıyız.daha küçük sahalarda şartların daha zor olduğu sahalarda.takım iyi giderse ödül olarak onları beş ocağa alırız.ama haketmiyorlarsa hiç çimine bile basamasınlar bence.ite köpeğe bile bu formayı veriyorlar bazen.oluyor hatalar.
daha söyleyecek çok şey varmış yazdıkça aklıma geldi :)
ama yeter şimdilik.bir urfa galibiyeti iyi gelecektir tüm mavi lacivertlere.saygılar
emrahche
gazanfer dedi ki…
mustafa tuncel ve adem atılgan gelecekmiş.sizin diğer blogda yazıyor forzadanademir.blog da yazıyor.bu doğrumudur acaba.sizinde bir bilginiz varmı.eğer öyle birşey varsa ben şahsım adına bana gelen mısır teklifini kabul eder çeker mısıra işçi olarak giderim.
Onur BİÇER dedi ki…
Bu söylentiler bizim de kulağımıza geldi. Daha niceleri de gelecektir. Gerçeklik payını bilemiyorum.

Bu arada bizim diğer blogumuz muharremgulergin.blogspot.com adresini taşımaktadır. forzadanademir.blogspot.com Hakan Hoşcan arkadaşımızın blogu olup bize ait değildir.
Hakan HOŞCAN dedi ki…
Gazanfer;

yazının linkini tekrar aktarıyorum, onun söylenti olduğunud yazıda paylaşmıştım.

http://forzadanademir.blogspot.com/2009/10/yeni-yonetim.html

Diğer blog olayına gerekli açıklamayı Onur Abi yapmış zaten.
DexteR dedi ki…
Gazanfer Bey Mısır'a gidip kendini kurtaracak peki biz ne yapalım bu durumda? En iyisi deve kuşu gibi kafamızı kuma gömmek galiba...
Ey cemaatül müslimin, yok mu aramızda şu naif kulları bu cefadan kurtaracak bir cengaver???

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.