Ana içeriğe atla

İsveç Ligi'nde Sona doğru

Djurgarden için bugün kritik gündü.Evinde Orgryte'yi ağırlayacaktı.Puan durumu aşağıdaki şekildeydi,Djurgarden son sıradaydı ve kaybederse küme düşmesi kesinleşecekti.Biz olsak zaten maç oynanmadan düşmüştük, alıştık çünkü final maçlarını kaybetmeye.



31. dakikada MAVİ-LACİVERTLİ ekibimiz Patrik Haginge'nin golü ile 1-0 öne geçti.
İlk yarı bu şekilde sona erdi. 54. dk 'da ise deplasman ekibi durumu eşitledi.
56. dk'da golü atan Patrik kırmızı kart gördü.
10 kişi kalmasına rağmen DIF 60. dk'da Hırvoje Miliç'in golü ile tekrar öne geçti.Adetten olsa gerek golü atan kırmızı kart yiyor.Miriç 62. dk'da kırmızı kart gördü.


Yarım saat 9 kişi ile oynamasına rağmen Djurgarden teslim olmadı ve kritik maçta galip gelmesini bildi.




Daha önce de gol sevinçlerini ve mutluluklarını taraftarla paylaşan futbolcuları çok sevdiğimi söylemiştim.




Miliç


Yeni puan durumu ise şu şekilde oldu.

Ligin bitmesine 2 hafta kaldı.
Son iki küme düşüyor. Sondan 3. ise play out oynuyor ve ligde kalmak için mücadele ediyor.
Başarılar Djurgarden...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
önemli bi galibiyet olmus play out'un üstüne çıkma şansı matematiksel olarak yok en azından orgryteyü alta alıp play out oynama şansı var başarılar mavi lacivert :)

S.Akkoyun

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.