Ana içeriğe atla

Futbolculara Çağrıdır...

Adana Demirspor kulübünün futbolcuları...

Sizler de biliyorsunuz ki kötü günler geçirmekteyiz. Biz taraftarlar olarak alışığız artık bu dönemlere ama sizler eminim değilsinizdir.

Sizleri bu blogdan ısrarla eleştirdik, dedik ki kapasitenizi yansıtmıyorsunuz sahaya... Siz iyisiniz, ligin üstündesiniz, çoğunuz Doğu grubuna alışıksınız. Bizleri daha fazla üzmeyin ve gerekeni yapın. En azından savaşın istedik. Maalesef siz Kahramanmaraşspor maçının önemli bölümü ile Şanlıurfaspor maçının belli dönemleri haricinde bu beklentilere cevap veremediniz.

Bu nedenle unutmayın ki; içinde bulunulan durumda sizlerin de payınız var. Sorun her ne kadar finansal da olsa, siz çıkıp mücadelenizi etse idiniz belli kesimler başarıya karşı direnemeyecek veya çok uzun direnemeyecek ve gelir musluklarını açmak zorunda kalacaktı. Bunu aklınızdan sakın çıkarmayın.

Bunları söylememin sebebi geleceğe dair beklentilerimi sizlere iletmek. Önünüzde Tarsus İdman Yurdu maçı var. Biz ise bir kaosun ta ortasındayız. Kaoslar bize yıllardır hiçbir katkı sağlamamış ve bunların hepsinden güç kaybederek çıkmışızdır. Şimdi, bu kaosu en az hasarla atlatmak için biz taraftarların yapması gerekenler olduğu gibi sizlerin de yapması gerekenler var. Yarın bu sıkıntılar atlatıldığında, ligin bizim açımızdan bitmiş olmaması için, her şey için geç kalınmış olmaması için,

Bakakalmamak için giden geminin ardından...

Çıkın topunuzu oynayın, savaşın ve kazanın.
Siz bunu yapacak güce sahipsiniz.
Bizi teselli edebilecek potansiyel sizde var.
Unutmayın, bize borçlusunuz...
Ödeyin borcunuzu...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
teknik direktörlügümüze altyapımızı şaha kaldıran hocalarımızdan birilerinin gelmesini istiyorum bu özellikle rasim hoca olabilir demirspora ne kadar bağlı oldugunu biliyoruz

artık birilerinin bir şeyler yapması lazım futbolcuların kaptan cem önderliğinde bir toplantı yapıp bize söz vermesi lazım
aglamaktan kurudu gözlerimiz:(
ama şunu herkes bilsin 'davamız kavgamız maraşa!!! kadar değil mezara kadar'...
DexteR dedi ki…
geçen sene deplasmandaki Bucaspor maçından önce tesislerde kaptanımızın bize verdiği söz:
''biz bu olayı onur, gurur meselesi yaptık. bütün arkadaşlarımla geçen hafta toplantı yaptık. buna inanın, gerekirse biz bir kuruş bile almasak onurumuz için oynayacağız. bu takımı şampiyon yapacağız. elimizden gelen herşeyi yapacağız diyorum. bu sözü veriyorum.''

bundan sonra yalvarırım bize kimse söz vermesin!!! bu taraftarın önünde ben şu halimle çıksam oynarım be!

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.