Ana içeriğe atla

Bizi Yarı Yolda Bırakıyorsunuz...

Adana Demirspor büyük camiadır. Durup durup bunu söylüyoruz. Peki Adana Demirspor nasıl büyük bir camia olmuştur, o camiayı yönetenler sayesinde. Muharrem Gülergin'in izinde yürüyen yönetimler sayesinde. 15 yılı aşkın süredir camiamız küçülme yönünde hızla ilerlemektedir. Bu dönemde kulübümüz için yapılan iyi şeyler, hataların yanında bir böcek kadar kalmaktadır.

Abdülkerim Durmaz, çoğumuza göre hatadır. Yine çoğumuza göre gelinen noktanın sorumlularındandır. Bu husus uygun dillerle size iletilmiştir. Ancak teknik ekip, futbolcular vs. bu camianın sorunu değildir. Bu camianın sorunu yıllara dayanmaktadır. Şimdi sizinle çıkıp hocayı tartışmak 15 yıllık kısır döngü içerisinde kalmaktan öte bir işe yaramayacaktır.

Sizlerin devam etmemeniz halinde, seçilecek yeni yönetime belediyenin muslukları açılırsa bu işe kimsenin şaşırmayacak olması, bu kent adına aslında çok yadırganacak bir durum değil mi? Ama böyle işte. Durum bu. Bizi yine eski kepazeliklerin ortasında bırakacaksınız ve kepazeliklerle savaşmaktan kaçacaksınız.

Maddiyat çok önemli bir konu. İnsan, sizin sözlerinizle söylüyorum, gücü olmayınca silahsız savaşa gitmiş gibi oluyor. Ancak sancısız yapılanma da olmuyor. Artık yıpratılmaya çok daha fazla açıksınız. Birçok kişi yönetimde atılan adımlar adına başarıyı ikinci plana atmaya hazırdı. Onu ilk plana siz taşıdınız.

Çöküşler, dirilişler için fırsattır. Yapılanma ve sonrasında gelecek başarı ile kulüp yeniden bir güç kaynağı olacak, zaman içinde kulüp parayı değil, para kulübü arar hale gelecek. Şimdilik çok uzak ihtimaller bunlar. Ama ideal bu. Bu işi sizden öncekiler yapmadı, bundan sonra da yapmazlar, çünkü yapsalar önceden yaparlardı.

Siz, bizi geçici başarılara ama eski düzenin ortasına bırakmayı yeğliyorsunuz. Tartışılacak çok konu var ama işin özü bu. Alkışlıyorum terk edişinizi... Alkışlıyorum, kendi yaptıklarınızı da bizlerin yıpranmışlığını da çöplüğe bırakışınızı... Alkışlıyorum, parasız değer olmaz, diyen bakış açınızı...

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Ya arkadaşım başkan burada eleştirlmemeli.Başkan yazmış yorumda da ben yenilgiden dolayı bırakmadım diye.Bana bazı taahütler verildi, yerine getirilmedi bende bundan dolayı bırakmayı düşünüyordum zaten diyor.Bir de bunun üstüne küfürler eklenince bardağı taşıran son damla oldu diyor.Ya diyorsun ki biz başarıyı 2. plana aldık diye ama kendi adına konuşuyorsun.Dün maçta maratonda bir sürü insan küfür etti yenilince.Bu insanlarda mı başarıyı istemiyor.Biz senle azınlığız.Yani insanlar başarı istiyor.Bu maça gelen taraftar sayısından da belli.Ya dünkü maç şaka gibiydi.Bunu izlemeyene anlatamazsınız.Dün savaşan bir takım vardı.Yanımdaki adam 2 dakka önce takımı alkışlarken bu kadar savaşılmaz derken 2 dakka sonra döndü böyle takım olmaz demeye başladı.Ya böyle taraftarımız var bizim işte.Bu gerçeği görelim ya.
coulibaly dedi ki…
Uzun yıllardan sonra Adana Demirspor camiası adına bu kadar çok sevilen, saygı duyulan bir başkanın bu güzel hikayeyi başlarken bitirmesi çok üzüntü verici. Diğerlerinden farklı, bilinçli bir başkanımız, yönetimimiz var, geçen senelerde olduğu gibi yanlış adımlar atılmayacak derken, kurumsallaşma adına bu kadar güzel adımlar atılırken, Demirspor camiası kamuoyunda bu kadar iyi temsil edilirken çok mutluyduk. Sportif anlamda başarı belki de ilk defa 2. plandaydı bizler için. Umudumuz vardı ileriye dönük çünkü büyük Demirspor, adına yakışır bir şekilde yönetiliyordu, başarı zaten kendiliğinden gelirdi. Maddi yetersizlikler çok önemli evet. Ama her şey demek değil. Maddi gücümüzün el verdiği şekilde devam edelim ama bu yönetim devam etsin lütfen. Yeniden Demirsporumuz, para adına, maddiyat adına başkalarının oyuncağı olmasın, günlük başarılarla göz boyamaya çalışanlar yönetici olmasın. Lütfen kararını bir kez daha gözden geçir Bekir Başkan.
Onur BİÇER dedi ki…
Sevgili adsız, mevcut gündemde yazmış olduğum yazının içeriğini tartışmanın yazının anlamını sulandıracağını düşünüyorum. O nedenle cevap hakkımı kullanmıyorum. Sonuçta, nasıl dile getirirsek getirelim, talebimiz aynı, istifa kararının gözden geçirilmesi.
Adsız dedi ki…
arkadaşlar dışardaki sitelerdeki yorumlara bakılırsa tarftarın büyük çoğunluğu başkanın gitmsini istiyor özz livorno mualifleri resmen takımı bçldüler bu adamlar son maraş maçında demirspor son 5 6 senenin en az taraftarına oynadı...bir yol bulunmalı yoksa iş kötüye gidiyor...
Adsız dedi ki…
Taraftarın azalması tamamen canlı yayına bağlı livornoyla ne alakası var,canlı yayın olmayıpta kafaya oynarsak millet maça gelmicekmi yani? stadın gerçek müdavimleri dışında kimse yol parası ve maça giriş parası dışarda yemek parası veripte stada gelmez.Tv karşısında rahatça maçı izlemek varken.
türkayADS dedi ki…
sitelerdeki yorumlar tamamen düzmece....belirli çalışmayla yapılan kasıtlı yorumlar..birilerinin yazdırdığı çok açık...yoksa taraftarın bölündüğü falan yok..son maraş maçında bile,maratondan abilerle,gruptaki abilerimiz maç öncesi ve sonrasında oturup muhabbet ettiler..
DexteR dedi ki…
onu bunu bilmem arkadaş. Bekir Çınar ve yönetimi istifa edemez! ben onca kombineyi, ADS Flexi kartı bu yönetime inandığım için aldım.
Bekir başkan bana borçlusun, öle yarı yolda bırakmak yakışmaz.
YENİ BAŞTAN OYNAYACAKTIK HANİ?
Onur BİÇER dedi ki…
Dexter merhaba... Sakıncası yoksa bize iletişim bilgilerini mail atabilir misin?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ