Ana içeriğe atla

Bir Yıldız Bilinmeze Kayıyor Mağrur...


Kongremiz yeterli çoğunluk sağlanamaması ve aday çıkmaması sebebi ile ertelendi. Zaten yazmıştık yeterli çoğunluk sağlanamayacak diye. Hiçbir ciddiyeti kalmadı artık bu yapılan işlerin. Yönetime de aday çıkmamış. Çocuk oyuncağı oldu iyice.

Mustafa Tuncel ve Adem Atılgan isimleri kulaktan kulağa dolaşıyor.
5 yediğimiz Bursa'da da bu zihniyet vardı, Konya'da biber gazında da bu zihniyet vardı.Harcanan paralar ortada, borçlar ortada... Yazacak çok şey var, elden gelen bir şey yok.

Yorumlar

Hakan HOŞCAN dedi ki…
gene bir şahşahalı dönem yaşanır, sonunda olan borç 6.5 trilyondan, 15 trilyona çıkar. yaşamadık, değil :)
Onur BİÇER dedi ki…
Eklemeler yapayım yakın tarihten.

Sahamızda Kartal'a 2-1 yenildiğimiz maçta da

Adanaspor'a 1-0 verdiğimiz maçta da

Mersin İdman Yurdu'na 2-1 deplasmanda yenildiğimiz maçta da

aynı zihniyet vardı.
geyik1940 dedi ki…
Ben fotoğrafa bayıldım:)
Onur BİÇER dedi ki…
Alisqo adlı okuyucumuz. Yorumunuza hem gerçekten hem de gülmekten katılıyorum ama maalesef yayınlayamayacağız. Anlayışınıza teşekkür ederiz.
Anonim dedi ki…
Çarşamba, 28 Ekim 2009
SON SÖZÜ SÖYLEMENİN ZAMANI GELDİ.günlerdir beklenen konuşulan an gelmiştir hep söyledik yine söyleyeceğiz...yeni yönetim değil istikrar istiyoruz diyoruz ve BEKİR ÇINAR yönetiminin devam etmesi gerektiğini gerekli kuruluşlara anlatmak için 30 ekim cuma saat 13.00 da ATATÜRK PARKINDA toplanıyoruz....gelin gelmeyin mutlaka gelmelisiniz demek istemiyoruz çünkü bir bakıma ADANA DEMİRSPOR umuzun geleceği o günkü kararlılığımıza ve kalabalığa bağlıdır arkadaşlar....sizlerden isteğimiz eş dost arkadaş kim varsa hep birlikte omuz omuza orda olmanızdır.....kaynak : ŞİMŞEKLER GRUBU
aLiSqo dedi ki…
Gitti GüL Gißi Yorum :P Neyse sağLık oLsun :) - Atamızın ßizLere Emanet Ettiği Cumhuriyetimizin 86. Yılı Kutlu Olsun. -

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill