Ana içeriğe atla

Ankara ESBPL - Ekşi Sözlük Birinci Pazar Ligi 1.Hafta

Uzun yıllardır İstanbul'da devam etmekten olan ESBPL-Ekşi Sözlük Birinci Pazar Ligi'nin Ankara ayağı da bu sene düzenlenmeye başladı. Aramızdan sözlük yazarı arkadaşların temasıyla biz de ligde yerimizi almış bulunuyoruz. Ankara Tayfası'nın "Locomotive Anatolia" macerası bu ligle birlikte devam ediyor olacak...

Lig, 10 takımdan oluşuyor. Her takımla 2 maç yapılacak ve ligi ilk 2 sırada bitiren ekipler İstanbul Ligi'nin ilk-2siyle oynayacak. Biz her hafta Çarşamba günleri oynuyoruz. Dün ilk maçımıza çıktık, kötü bir başlangıç yaptık. Kondüsyonumuz zayıf, defansta ısıramıyoruz etkisiz kalıyoruz. Vücutlar hamlamış, beynimizin düşündüğü şeyler bedenlerimiz yapamadı çoğu zaman. Defansta kitlenip kaldık, ileriye çıkamadık. Orta sahada düzgün top yapamadık. Forvetimiz mütemadiyen yalnız kaldı, nadir pozisyonlardan da pek faydalanamadık. 2.yarının başlarında oyun 3-1 aleyhimizeyken dün gecenin en iyi 10-15 dakikasını çıkardık ancak sonrasında hem kondüsyonumuz yetmedi, hem moralimiz maçın sonuna dek düzelmeyecek şekilde bozuldu. Sonuç maalesef farklı oldu...11-2 mağlubuz. Gollerimiz Disconnectus Erectus ve Ati'den

Haftaya umuyorum ki her şey daha farklı olacak. Rakibimiz, Ankara'da yaşayan Trabzonspor taraftarlarından kurulu "FC Surklase" takımı. İlk haftaki maçlarını farklı kazanarak iddialarını ortaya koydular. Şu an puan durumunda onlar en tepedeler biz diplerdeyiz. Velev ki, 5 Ocak'ta Türkiye Kupası maçına çıkan Trabzonspor da bizden 2 lig üstteydi, sonucun ne olduğunu hepimiz hatırlıyoruz sanırım :)

Fofo ruhuyla, haftaya galibiyet için sahaya! Değiştirelim Ekşi Sözlük Ligi'ndeki dengeleri!

Yorumlar

Adsız dedi ki…
onur, bir araba gol yemişsiniz daha kıvırıyorsunuz olm..
Böyle giderseniz iki hafta sonra ne hoca kalır , ne yönetim. Ondan sonra su projes imi yaparsınız, Aytaç Durak'ın kapısını çalarsınız bilmem..
Ben baştan söyleyim; ''Sabrımız taşıyor adam gibi oynayın'' ''Formaları çıkarın öyle oynayın'' :)
Ozan Baysal
Onur BİÇER dedi ki…
Ozan abi "Geliyoruz, Yeni Baştan Oynayacağız, Bunu Saymıyoruz" dedik, yemediler :)
Adsız dedi ki…
Sevgili Onur,

Lig nasıl olsa 18 hafta. Siz hele bir 15 hafta oynayıp oksijen çadırına girin, o zaman Aytaç Babamız çıkıp size el atar.

Merih Güvenç
Fırat Ateş dedi ki…
Bizim en büyük problemimiz, neredeyse hiçbirimizin kondüsyonunun ol(a)maması. Bugüne kadar içtiğimiz sigaralar, alkol, hesapsızca yediğimiz kebaplar vs. dün gece hesap sordu bizden. şişen dalaklar, gerilen kaslar... Ama buna rağmen maçın son 15 inci dakikasına kadar cidd bir skor farkı yoktu oyundan düştüğümüz son 15 dakikada yedik çoğu golü.

Neyse sözün özü, Önümüzdeki hafta telafi etmemiz lazım! madara olmayalım yine...
mustava dedi ki…
valla çok kötüydük, ama fırat haklı. son dakikalarda fark açıldı gitti. son 10 dakika çözüldük. kondisyon şart. :)
Adsız dedi ki…
Arkadaşlar,
Teknik Direktör olarak Abdulkerim Durmaz'ı alın, tüm sorunlarınız anında sona erer. Hem nasılsa kendisi boşta şu anda.
Adsız dedi ki…
her an ankaraya transfer olabilirim.


ŞALGAM
Hakan HOŞCAN dedi ki…
Sol beke ihtiyac varmı? :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık.