Ana içeriğe atla

Taraftar Neden İlgisiz? -8-

Yazı dizimize sevgili abimiz Şefik Akkurt'un kapsamlı analizi ile devam ediyoruz. Katkı koyan herkese teşekkür ederiz. Yarın yazı dizimizin son yazısını ben gireceğim. Bir toparlama ve görüş belirtme yazısı olacak. Taraftarımızın aktif bir şekilde yanımızda olduğunu, en azından ses verdiğini görmek bizi mutlu etti.

Şefik abi, analizinde güven unsuruna, doyuma, futbola saygısızlığa, alışkanlıklara, şehrin genel yapısına ve genel olarak süregelen yönetim anlayışına değinmiş. Tespitlerinde haksız olduğunu söylemek zor, ancak bu döneme özgü sorunu tam olarak açıklayamamış bence tespitleri. Geçen sene de bahsettiği unsurlar söz konusu olmasına rağmen tükenen kombineler gerçeğine hala yanıt bulabilmiş değilim. Şefik abimizin yazısını aynen aktarıyoruz.

Merih Güvenç ağabey en önemli konuya değinmiş.


GÜVEN...


Senelerdir Adana Demirspor u yönetenler söylemleri ve uygulamalarındaki tezatlıklar nedeniyle güvensizlik ortamı yaratmışlardır. Yüzlerce söylem ve arkasından söylenenin tam tersi uygulamaları buraya yazarsam sayfalar yetmez.


FUTBOLA SAYGISIZLIK...


Geçen senelerde ödemelerinin yapılmadıgı gerekçesiyle kasıtlı olarak kaybedilen maçlar olmuştur. Bu da o dönemdeki futbolcu arkadaşların bugünkü ortama hediyesi olmuş, taraftarların futbolculara güven duymamasına,onlara saygı duymamasına sebebiyet vermiştir.

Futbolcu arkadaşlar yönetim ile olan sorunlarının, dertlerinin çözümlerini sahada degil anlaşma yaptıkları masada aramalıdırlar.

DOYUM MESELESİ...


Senelerdir ihmal edilen okul, iş, eş, çoluk çocuk ve sonrasında yaşanan hüsran ve ulaşılan negatif doyum noktası..Bıkkınlık.Hiçbir şeyi değiştirmemek hissi, çaresizlik hissi.

ALIŞKANLIKLAR...


Senelerdir oluşturulan Tv den maç seyretme zevki… Bunu yapmayı seven kişi sayısı çok fazla. 2B kategorisi maçını seyretmektense süper lig maçını TV den seyretmeyi tercih eden sayısı çok fazla. Maçlarımıza ilgiyi artırmanın en kısa yolu sahada FUTBOLA ve TARAFTALARA saygılı performanslar sergileyen bir takıma sahip olmak ve bu takımın zirveye oynamasını sağlamaktır. İnsan yapısında güçlüyü tercih etme zaafı vardır. Bu zaaf Adana insanında daha da fazladır.

Maalesef başarı gelmeden ilgi artmayacaktır. Senelerdir yaratılan güvensizlik ortamında önce malı görelim sonra alıp almayacağımıza karar veririz düşüncesi, önce parayı ver biz sana kaliteli mamul sunacağız mantalitesine karşı hep galip gelecektir.

ŞEHRİN GENEL YAPISI...


Adana da üst kademede birliktelik senelerdir sağlanamıyor. Bunu sağlayacak güç sağlanmaması yönünde faaliyet gösteriyor. Sorunumuz finansal olduğu kadar da psikolojik... Üst kademe şunu asla unutmamalıdır. Futbol sevdalısı insanlar futbol takımları futbol oynayabildiği zamanlar, galibiyet aldığı zamanlar daha verimli çalışırlar. Denemek isteyenler 5 Demirsporlunun galibiyet sonrası ve mağlubiyet sonrası çalışma performanslarını gözlem altına alsınlar.

Eğer Adana’nın yeniden üreten bir şehir olması isteniyorsa bunun en kolay yolundan birisi Adana Demirspor un başarılı olmasıdır.

Bence taraftar neden ilgi göstermiyor sorusundan önce Adana yı yöneten ve yönetenler neden ilgi göstermiyor sorusunu sormalıyız.

Neden Adana Demirspor u daha önce yönetenler bir araya gelemiyor?

Neden Belediye başkanları bir araya gelip bir ortak spor fonu havuzu oluşturamıyor?
Neden senelerdir başarısızlığı defalarca ispatlanmış olan DIŞ TRANSFER politikası değiştirilemiyor?
Neden hep başkası suçlu? vsr vsr vsr

Çünkü Adana Demirspor senelerdir siyasetin içinde. Çünkü Adana Demirspor fason bir şirket görüntüsünde.

Kötü sonlardan kurumlar değil, yönlendirilenler değil YÖNETENLER sorumlu olmalıdır.

Mevcut yönetim çok iyi niyetli olabilir, mevcut yönetim çok dürüst olabilir vsr, vsr... Ancak devir alınan mirasın ağırlığı nedeniyle (güvensizlik, doyum meselesi, futbola saygısızlık, alışkanlıklar, şehrin genel yapısı vb) arzulanan ortamın 6 ay içinde gerçekleştirilmesi ihtimalini yok etmektedir.

Çünkü iyi niyet, güven, iyi alışkanlıklar,futbola saygı,şehrin genel yapısı çoooooooooook uzun senelerdir suiistimal edilmiş, hor kullanılmıştır. Yeniden inşa etmek uzun süreç alacaktır. Bu sürecin kısalması için taraftarlardan önce, Adana yı yöneten ve yönlendirenlerin sorumlulukları vardır.

Mevcut ortamda maalesef kazanılan başarılar kısa süreli olacaktır..Uzun süreçli başarılar ve değişimler için değişimi yapma gücü olanların değişim sürecine topluca katkı sağlaması gerekmektedir. Bunu yaparlar mı? Bence yapmazlar.

Sorma niye diye? Sorarsan, Geçen 15 senede anlayamadıysan benim 10 dakikada yazacaklarımdan anlama şansın yok derim.

Yorumlar

kebabman dedi ki…
Bulunamayani bulmayi deneyeyim.

Kombine uygulamasi, olmasi gereken,gunumuzun vazgecilmez uygulamalarindan birisidir.
Bizde genis tabanli olarak gecen sene ILK defa uygulanan bir yontemdir.
ILK defa uygulanmasi ve bazi olaganustu kosullar nedeniyle ilgi gordu.
Bu sunustan sonra yasananlar ikinci sunum icin referans olusturdu diyebiliriz.
ILKler asiri ucta yer alabilir.Cok basarili yada cok basarisiz sonuclanabilir.

Ikinci denemede ,birinci sunumda katilimci olupta ikinci sunumu tercih etmeyenleri dinlemek gerekir.


Bu sene diger etkenlerden etkilesim yasandi.Gecen sene almayi tercih edipte bu sene almayanlara nedenlerini sorarsak ;

Bazilari, bazi maclardaki kasitli olarak sergilenmeyen futbola dem vuracaklardir.
Bazilari ise bilet satisi yapilmayacak denildi ama sonra bilet satisi yapildi diyecektir.

Kombine icin talep edilen miktarlar cok makul fiyatlardir ancak toplu pesin odeme yerine mac basina bilet alma secenegi var ise ,tercihini bu yonde kullanmak isteyen sayisi da coktur.
Bir gorelim takim futbol oynuyorsa maca gider biletimizi aliriz tercihini kullanmak isteyen sayisi coktur.

Kombine bilet aldim ama yerime bile oturamadim diye HAKLI sikayetleri de cok okuduk.

Yasanilmayan denenir,ama yasanmis olanlardan insanlar etkilenirler ve cogu zaman insanlar yasadiklarindan sonra davranis degisikliklerine giderler.
Degisim saglayamayanlara ise KRONIK VAKA teshisi koyulur.

Herseyin en kisa surede guzellesmesini saglayacak olan sahada futbol sergileyen futbolcu arkadaslar olacaktir.

Onlar birbirleriyle yardimlasip futbol sergilemezse konular dallanir,budaklanir.Icinden cikilmaz bir hal alir.

Genel anlamda futbolcu(uretici) arkadaslarin mentalitesi once odemenin yapilmasi sonra uretimin yapilmasi seklindedir.
Gecen senelere bagli guvensizlik ortami oldugu icin
Genel anlamda taraftarin(tuketici) mentaliteside mali gorelim sonra alip almayacagimiza karar veririz seklindedir.

Bu ikilemin ortadan kalkmasi icin bence bir tarafin fedakarlik yapmasi gerekmektedir.
Fedakarlik yapma sirasi futbolcu arkadaslarindir.Futbol urettikleri halde taraftar tuketmiyorsa soz onlarin olacaktir.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

İlk taşı günahsız olanınız atsın

 Bugüne kadar ülkede temiz kalan nadir bir şeyler varsa o da Demirspor'un yıllardır verdiği azimli mücadelesidir. Mayıs ayında hatırladığınız Demirspor, bugün de 3-0 kazanarak yola devam etti. Geçen yıl 70 gol barajını geçen takım bu yıl da 60'ı devirdi bir maç kala. Gidin İstanbul takımlarınızın derdine düşün! Ligin sonunda kendi takımlarınız iddiasını kaybedince Demirspor'u hatırlıyorsunuz. Defolun gidin buradan... Bugüne kadar Demirspor başkanları hiçbir zaman solcu olmadı. Ama hiçbir başkan Demirspor tribünün onayını almadan hareket edemedi, tribünün onayını almadan başkan olamadı. Olunca da kısa sürede istifa etti.  Demirspor tribünleri de biz solcuyuz demedi ama halkın, emeğin, ezilmişin yanında yer aldı. Emek verdi pankart yaptı, deplasmana koşturdu, takımını başarı için desteklemedi. Kendisine destek verene sahip çıktı.  Demirspor Süper Lig yolunda bir maç kala lider ve bunu sadece ama sadece kendi emeğiyle gerçekleştirdi. Şimdi ilk taşı günahsız olanınız atsın!