Ana içeriğe atla

Taraftar Neden İlgisiz? -2-

Taraftarın sesini sütunlarımıza yansıtmaya devam ediyoruz. Seslerini duyurmak isteyenleri yorum bırakmaya veya demirgibiyiz@gmail.com adresine mail atmaya davet ediyoruz.

Merihli rumuzlu okuyucumuz vatandaşın spor kültürüne dayandırmış ilgisizliği ve Amerika'dan örnekler vermiş:

"Ülkede ve vatandaşta spor ve eglence kültürü yok.

Oluşturmak da oldukça zor.

Yaşadığım yerdeki üniversitenin -ABD'de orta büyüklükte bir sehir- kıçı kırık kolej futbol takımını 50bin kişi izlemeye geliyor da, ciddi ciddi futbol oynayan bir takımı (ads oluyor bu) ancak maçlarda 5bin biletli izleyici(belescileri insandan bile saymiyorum) izliyorsa baska bir açıklama bulmak zor.

Geçenlerde bir arkadaşım University of Texas'ın spordan elde ettiği gelirin gs,bjk ve fb'nin toplamından fazla olduğunu filan soylemişti, tabi detaylarını bilmiyorum. ama olabilir, inanırım.

Çünkü insanlar harbiden takım için para harcıyorlar.

Maca beleş girmek,açık göz olmak (hani enayi olmamak) memlekette ayıp ve utanç verici bir şey olmadığı sürece biz sorgularız hala bir çok şeyi."


Konu ile ilgili olarak Burak kardeşimiz de görüşünü belirtmiş. Konunun grup içi karalamaya dönüşeceği endişesini dile getirmiş öncelikle. Kastettiği Şimşekler Grubu'nun karalanması ise blog üzerinden Grubu karalatmayız, buna herkes emin olabilir. Burak kardeşimizin yazısı da aşağıda:


"Öncelikle bu açılan başlık diye hitap edeyim bu yazıda grup içi karalama mutlaka olacaktır... bence bu kadar kurcalamaya hiç gerek yok... Benim kendi görüşlerime sığınarak söylemek istiyorum... Herkes her yazılan, çizilende DEMİRSPORLU değildir... Yani Yazı işi ayrıdır Yürek işi ayrıdır... Bunları farklı konumlarda tutmak lazım... Bir insan harbiden içinden GELEREK YAŞAR SEVDASINI ve de yansıtır yazılara diğeride ise sırf görüntü olsun diye yazar... Bu sadece Demirspor Tribününde olanlar değil... Her tribünde görebiliyoruz... Önemli olan en uçtaki kültürü yakalayabilmek, ona ulaştırdıktan sonra ulaşmak isteyen insanlara destek çıkabilmektir FİKİR, KÜLTÜR yaratmaktır... Bir Demirsporlu renklerden önce ADAMLIĞINI, KİŞİLİĞİNİ içine tamamen yansıtmalıdır ondan sonra o renklerin anlamı da o SEVDANIN DA farkı da her ortamda ortaya çıkar... Benim yazım eleştirmekten ziyade söylemek istediğim birşey var... Daha önceden DEMİRSPORLULUK KÜLTÜRÜ yerleşmemiş Demirspor TARAFTARI bu konuda en büyük SAVAŞI VERİYORDUR... Bize akıllı adamlar lazım, fanatik demirsporluluğundan ziyade... Çünkü SEVGİ her insanın kalbinde oluşmakta olan bir umut filizlenmesidir önemli olan onu DOĞRU BÜYÜTÜP YEŞERTMEKTİR... İşte o zaman bu klup çok köklü bir KLUP OLACAKTIR... Buna herkes inansın ... SAYGILARIMLA"


Burak kardeşimizin yazdıklarını, Demirsporluluk kültürünün yerleştirilebilmesi için mümkün olduğunca daha fazla kişiye ulaşılması, taraftarlar arasından kulübe katkı koyabilecek akil kişiler çıkartılması, ulaşılan kişilere gösterilecek sevgi ile onların takımımız adına umutlandırılması gerektiği şeklinde yorumluyorum. Konunun yazı ile ilgili olan kısımlarını ise tam olarak anlayamadım. Kendisi mutlaka dönüş yapacaktır.


Her iki okuyucumuza da teşekkür ederiz.

Yorumlar

myown dedi ki…
geçen 2 senede finallerin kaybedilmesi ve bir sene önce takımın oldukça vasat bir performans seriglemesi elbette en büyük ve bence tek etken,ancak takımın galibiyet aldıkça ve play off grubuna yükseldiği zaman en azından maça gelen taraftar sayısı artacaktır,bundan eminim.Ayrıca son döenem yapılan çalışmalar (livorno nun gelmesi reklam afişleri vs) uzun vadede takımın da galibiyetler almasıyla beraber harmanlanıp maça gelen taraftar sayısını arttıracaktır.haklı olduğumu zaman gösterecek bence
caqLaR dedi ki…
İlgisizlik değil her yerde takımının kalkınmasına yardımcı olmak bir sosyal sorumluluktur.Aksini kimse söyleyemez.Spor kültürünü edinilmesi bence artık şu dakikadan sonra çok zor maça sadece grup gelir seven gelir stad her zamankı gibi olur.Bu stadı doldurmanın yolunu arıyacak olursanız bence yok gibi...!

19 Mayıs eğlencelerinde dahi stad boş maratonda kartoncu çocuklar var ,güne kale arkasında liseli gençler var gsteri için olanlar , diğer yerdede halk var yani 7.ooo bin kişi toplasan etmez diyebilirim.

Geçen yıl stadın ordaydım 19 Mayıs şenliklerinde o halk dediğimiz yerde her gelen ben polis akrabasıyım diyerek yada bazı uyanık emniyet mensuplarının amirim hoşgeldiniz diyerek içeri aldığına şahit oldum :) gerçekten de yüz kızartıcı ama hiç bir kimse ses etmiyor.Bu stad neden boş halen ? İlgisizlik mi ? Bence hayır...! Altında başka bişeyler aranması gerekli.Şöyle bir stada bakıyorum ulaşım pevklaede... Yer konum olarak bütün olanaklar çevresinde sabit peki neden böyle ?

İşte burda devreye kültür denilen olay giriyor.Kim ailesindne ne gördüyse onu yapar.Mahallede bazen otururken bazılarının daha stada gitmediğini bazılarınınsa yerini dahi bilmediğine kulak misafiri oluyorum.Hepde şunlar duyuluyor.." süper lige çıksın giderim izlemeye " bu mu kültür ? bunumu çocuklarına öğreteceğin şey ? Anlamıyorum bunları kültür olarak yansıtmak o babanın o annenin bir ayıbıdır ....!

Saygılarımla, yanlışım varsa affola ..!
Adsız dedi ki…
Sevgili Onur,

Bence öncelikli sorun, önceki yönetimlerin taraftar üzerinde bıraktığı kötü intiba ile takımın finalleri kaybetmesinin verdiği kızgınlıktır. Konuştuğum bir çok kimse, şimdiye kadar gelen yönetimlerin kulüpten önce kendi çıkarlarını düşündüklerini, kulübün parasını çarçur ettiklerini, Demirspor'da her zaman bir yiyiciler grubunun olduğunu, bu nedenle kulüpten uzak durduklarını söylemekteler. Öncelikle bu güven sorununun aşılıp taraftarın takıma ve yöönetime güvenmesinin sağlanması gerekir ki Bekir Başkan'ı bu konudaki çalışmalarından dolayı kutluyorum. İkinci mesele, Bursa'daki final maçında bizzat konuştuğum 70 yaşlarında sevimli bir amcamız, hanımını hasta yatağında bırakıp geldiğini, konu Demirspor olunca sağlık, yaşlılık vs. tüm kavramların ikinci planda kaldığını söyledi. Ama şimdi eminim ki 2 senedir o amcamız maçlara dahi gitmiyordur. Yaklaşık 40 senedir takip ettiğim kulüp ile ilgili olarak eskiden taraftarın görüşü tersine idi. Hatırlayanlar olabilir, o yıllarda çoklukla küme düşmemeye oynadığımız yıllarda, Demirspor'un nasıl olursa olsun maçı alacağı, kesinlikle küme düşmeyeceği inancı vardı.Ama şimdi geçen yıl tüm Demirsporlular, bu arada ben bile Güngören maçından korkmuştuk.Beim gördüğüm kısa vaede yapılması gereken bu iki konuda, birinci olara dürüst bir yönetim geldi. İkinci olarak bir de şampiyon olur da üzerimizedki şu ölü toprağını kaldırırsak, ondan sonraki adımları taraftarla birlikte daha güçlü ve daha hızlı atabiliriz.

Merih Güvenç

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Sezon Değerlendirmesi-II

 Oyuncular üzerinden bu sezona bakacak olursak, öncelikle yaz transferlerinde ses getiren Balotelli ve Belhanda ikilisinden başlamak gerekli sanırım.  Balotelli bütün tacizlere, önyargılara ve maç içinde hakemlerin veya rakip oyuncuların kışkırtmalarına rağmen verimli bir sezon geçirdi. Son haftadaki patlamasıyla beraber hem takımı hem ligin en golcü oyuncularından oldu. 18 lig ve 1 kupa golüyle iyi bir performans sergiledi. Golleri dışında da atakları yönlendirmesi, şut tehdidi ve rakip savunmayı yıpratmasıyla iyi bir forvetin yapması gerekenleri büyük oranda yaptı. Ama Malatya maçında olduğu gibi çok pozisyon kaçırdığı maçlarda da canımızı sıktı.  Belhanda ile ilgili duygularımı önceki yazılarda belirtmiştim. En son GS maçındaki yaptıklarıyla iyice gözümüzden düştü. Transfer olduğunda 10 gole ulaşsa yeter diye düşünüyordum; çok uzak kaldı o beklentiden. Onun dışında maç içindeki pas tercihleri, istikrarsızlığı ile bu sezonun en büyük hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Benzer şekilde A

Sezon Değerlendirmesi-I

 Sezon sonunda genel bir değerlendirme yapma zamanı; daha sonra oyuncular için de ayrıca bir yazı düşünüyorum.  28 yıl sonra yükseldiğimiz Süper Lig'te beklediğimizin üstünde bir performans sergilediğimiz açık. Ama bir yandan da sezon içindeki yükselişleri düşündüğümüzde sezon sonunda buruk bir tat var ağzımızda. Daha iyisi olabilirdi fikri... Son 6 haftada 5 mağlubiyetle başaltından orta sıralara savrulmak can sıktı. Geçen sezon şampiyonluk yolunda çok iyi ilerleyen haftalar, bu kez Süper Lig'te, "neyse bu kadarı da yeter" günlerine dönüştü.. Yine de Başkan'ın sezon içinde ifade ettiği ilk 10 hedefini gerçekleştirmiş olduk. 38 maçlık sezonu 15 galibiyet 10 beraberlik 13 mağlubiyet; 60 atılan ve 47 yenen gol ile 55 puanla 9. sırada tamamladık. 24. haftada 3. sıraya kadar yükselmişken sert bir düşüş oldu. Son haftadaki 7-0'lık Göztepe galibiyeti gol sayısını uçurdu. Balotelli 5 golle yıldızlaştı ve bir maçta en çok gol atan yabancı oyuncumuz oldu. Bu sonuç kend