Ana içeriğe atla

Perşembe Konukları #19 : Ozan Baysal "Beyaz Güvercinler…"

-------------------------------------------------------------------------------
Perşembe Konukları köşemize bu hafta, sıkı takipçilerimizden ve süper gençlerimizin Malatya'daki maçlarını canlı olarak sizlere aktarmamıza aracılık eden Ozan abimizin bir yazısıyla devam ediyoruz. Göktuğ'un geçen hafta girdiği yazısından sonra, güvercin ruhunun capcanlı olduğu günleri özlemiş ve duygularını bizlerle paylaşmış. Kendisine yazısı için teşekkür ediyor, geçen hafta bloga girmekte çektiğimiz güçlük nedeni ile yazıyı bu hafta yayınlayabildiğimiz için özür diliyoruz...Tüm okurlarımız yazılarını demirgibiyiz@gmail.com 'a gönderebilirler. Teşekkürler Ozan Abi...
-------------------------------------------------------------------------------

Beyaz güvercinleri gördüğümde aşık olmuştum, maviye laciverte.. Çıkış tünelinden gönlüme kanat çırparlardı.. Maratonun üstünde bir yay çizer, sonra kapalının kuzeyinden ince bir virajla eski kulüp binasına doğru süzülür giderlerdi...


Önce güvercinler gitti sonra umutlar...


1,5 yıl önce ads. com da ''Güvercin Kanadında Aşk '' adı ile yazdığım yazı bu hançeri özlemi nasıl anlatır... hatırlatma baabında eklemek isterim o yazıyı, müsade buyurursanız.....


....................


Aklım yeni yeni ermeye başlayıp da, babam elimden tutup DEMİRSPOR maçlarına götürmeye başladığında ilk neye vurulmuştum bilirmisiniz..


Güvercinlere..

Eskiden DEMİRSPOR'lu Futbolcu Abilerimiz maça çıkarken ellerine birer güvercin alır, sahaya çıkarken salıverirlerdi onları masmavi gökyüzüne..


Büyüdükçe daha da derinleşti güvercinlerin zihnimde kanat çırpışları. daha da anlamlandı kanat çırpışlarında bizlere verilen mesaj..


Güvercin Aşkı büyük tutkudur onlara gönül verenler için, DEMİRSPOR tutkusu da tıpkı o tutku gibi bedelsiz, katıksız, vazgeçilmez, engel tanımaz, futursuz ve destursuz...


Bilirmisiniz; o gökyüzüne bırakılan güvercinler doğrudan külüp binamızın damına dönerdi.. Gökyüzünün mavi sınırsız özgürlüğünü değil, masmavi DEMİRSPOR'un kucağına kanat çırparlardı yeniden..


Önce güvercinler gitti.. Sonra kalbimizin attığı yer.. Yalnızca bir taş yapı değil, çocukluğumuzun mabedi kurban oldu kirli Futbol dünyasına..


Artık Şadırvan'da döner yiyemiyorum, zira; gözümün önünde duran o tarih yumruk gibi takılıyor boğazıma.. Mubalasız hıçkıra hıçkıra ağlamak, çıkıp o eski dama güvercinlerin kanadında bayraklaşmak istiyorum..


Sevgili TİMUÇİN'in önceleri sokağımızda Futbol oynarken, sonra gururla DEMİRSPOR formasıyla çıktığı maçta ellinde güvercinle koşarken babasının o heyacana dayanamayıp vefat ettiğini anımsıyorum..


Ben Şampiyonluk istemiyorum,, yeniden GÜVERCİN KANADINDA AŞK istiyorum..


DEMİRSPOR'u güzel günlere götürecek olan Şampiyonluklardan öte


''GÜVERCİN RUHU'' dur....

........................


Artık çok zaman maçların sonuçları çok önem arz etmiyor bizim gibi eski sevdalılara.. Deli Hüseyinin fonunda Güvercinlerin kanat çırpışlarını hatırladıkça anlamını yitiriyor maç sonuçları; köy, kasaba, semt stadlarında dalgalanan mavi lacivert bayrak hala asil, hala saygıdeğer ve hala buram buram aşktır bizler için. .. Kimileri yadırgıyor artık, bu arabeske çalan mazohist tadı:) ama kaçınılmaz bu son.. Bir kez Demiryollarının raylarının kenarında yürüdüyseniz kısa pantolanlarınızdan çıkan bacaklarınızı çalılar çizerken, geceleri geçen trenlerin vagonlarını saymaya çalıştıysanız seslerinden ve hafta sonları bütün mahallenin maviye brünüp trenlere doluştuğunu seyrettiyseniz, mahalle çocuklarının hayalleri makinist olmak yada Demirsporda futbol oynamak ise..; başka tercihiniz yok mahkumsunuz bu sevdaya..


Daha çok zaman oynanacak bu futbol oyunu , ama bizim için az zaman kaldı.. Ne Bursa'da ne Konya'da ne Mersin'de kaybetmedik ki biz.. Adananın göbeğinde , Sular yolunda yedik golü tam doksana ,, hala debeleniyoruz o golü çıkarmak için..


Bir abimiz söylemişti bir zamanlar.. DEMİRSPOR DÜNYADA HER TAKIMI YENEBİLİR.. YETER Kİ CANI İSTESİN. ..:) Her zaman canı istemiyor işte... .


Saygılarımla.....

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ

Karagümrük: 4 - Adana Demirspor: 0

 Kötü başladığımız lige daha da kötüye giderek devam ediyoruz. Çok net bir yenilgiyle gerçeğin tokatını yedik: Sorun Samet Aybaba'da değildi.  Balotelli'yi kontrol altında tutsun diye gelen İtalyan hoca, 15 günde takımı daha iyi hale getirmek yerine tamamen dağıtmış. Çok kötü bir oyunla farklı bir yenilgi aldık ve umarım bu alınan yanlış kararların geri dönüşü için bir dönüm noktası olur. Bir kişinin keyfiyle takım yönetilmez!