18 Eylül 2009

MuharremGulergin.blogspot.com

Blogumuzun sol tarafında, bu sene ölüm yıldönümünde açmış olduğumuz Fofo Destanı köşesi, bize güzel fikirler verdi. Hep beraber bir araya gelip, elimizdekileri birleştirip ileride oluşturabileceğimiz bir "MuharremGulergin.net" sitesi gibi bir fikir doğdu. Bu fikre doğru ilerlerken temel olarak bir blog açalım dedik öncelikle;

http://MuharremGulergin.blogspot.com

Bu blog üzerinden Fofo'ya ilişkin tüm anıları, hayat hikayesini, arşivlerde kalan fotoğrafları derleyip toplamak istiyoruz. Fofo'nun Destanı'nı bizim blogdan, kendi yerine kaydırıyoruz ilk hamle olarak.

Katkılarınız için demirgibiyiz@gmail.com sizleri bekliyor...Şimdiden teşekkürler

3 yorum:

caqLaR dedi ki...

Belki biraz bencil davranacağım belkide birazcık zırvalıyacağım.. :)
Sol yanımız boş kaldı ufak puntolarla yazılmış anılarımızı fofo'nun yemek yerkenki resmi ile o evsanevi formasıyla elleri belinde resmi ile süslediğiniz sol taraf boşmu kalacak ...! Sol taraf bence yine olsun Gülergin blog'u da olsun ..!

FofoRuhu dedi ki...

kalp kalbe karşıdır mı desem ne desem...
Livorno maçından önce hazırladığım pankarta ve Gülergin'lerin Demirsporluluğuna ithafen dün foforuhu.blogspot.com 'u yayına sokmuştum, fakat blog idaresi konusunda pek başarılı ve süreklilik sağlayabilen biri olmadığımın da farkındayım...:)
zaman zaman birşeyler karalamaktı sadece niyetim...
siz bu işte gerçekten son derece iyisiniz, ilgiyle takip edeceğim muharremgulergin.blogspot.com 'u...

anavarza

Onur BİÇER dedi ki...

Değerli arkadaşlar, Muharrem Gülergin'in sadece hayat hikayesi ve onu gösteren resimlerin değil, onunla ilgili pankartların da kısaca içinde onu barındıran her şeyin ve onu ifade eden her duygunun blogda yer almasını diliyoruz. Bu nedenle katkılarınızı bekliyoruz.

Sevgili anavarza, FOFO RUHU şeklinde tersten yazılan pankartın mimarı sen misin yoksa? Çok beğenmiştim o pankartı. O pankarta dair resim varsa yollayabilecek olan varsa mutlu olurum.

Çağlar kardeşim. Bloga yaptığın katkılardan mutluluk duyuyorum. Blogun sol tarafını yayına koyduğumuzda çok ama çok duygulandık. Gözlerimiz doldu, ağlamaklı olduk. Ama şimdi Muharrem Gülergin'i öyle bir yaşatmalıyız ki; bloga her girenin pas geçip güncel yazıyı okuduğu bir sütun haline dönüşmesin orası. Gülergin'i biz biliyoruz ama bilmeyenler için o sütun belki de blogu karmaşıklaştırmaktan öte bir anlam ifade etmeyecek. Bu nedenle atıfta bulunmakla yetinelim istedik. Ama isteğini değerlendireceğiz.

Teşekkürler hepinize.