Ana içeriğe atla

Djurgarden IF

İsveç'teki dostlarımızı birazcık gözden ırak tuttuk.Tabii ki gönlümüzden değil.

Huyundan mıdır suyundan mıdır bilmiyorum; ama bu Demirspor'un elinin değdiği yer kuruyor, selam verdiği iflah olmuyor.
Daha önce Le Havre'den bahsettik, küme düştüler.
Djurgarden en son 2005 yılında İsveç Ligi şampiyonu olmuştu.Adamlarla bir tanıştık.Onları da ne hallere soktuk :)

24 maçta sadece 5 galibiyetleri bulunuyor ve küme düşme hattındalar.En fazla gol yiyen takım.
Son maçlarında ise evlerinde Halmstad'a 2-0 yenildiler.



2 maç önce ise sahasında Malmö'yü ağırlayan renktaşlarımız 1-0 önde gidiyor.Her şey yolunda.Fakat basit hatalarla yenen 2 gol sonrasında sahadan 2-1 mağlup ayrıldılar.Malmölü futbolcu Rick Kruys'ın provokasyonlarına dayanamayan DJurgardenlı defans oyuncusu Jan Tauer kırmızı kart görür.2 Djurgarden taraftarı da sahaya girer.Herhangi bir saldırıda bulunmamışlar.Kulübe ise para cezası verilmiş.



Maçta açılan pankart, ''Djurgården VI GER ALDRIG UP''
''Djurgarden, Asla Vazgeçmeyeceğiz, pes etmeyeceğiz'' pankartı.Benim aklıma direk bizim ''BAZILARI ASLA YILMAZ '' geldi.Yalnız bunun tarzı biraz farklı.Biraz saydam, meşale yakılınca arkasını da gösteren türden.Bence değişik ve güzel.

Nils'e ve İsveç'e selamlar.Bol şans Djurgarden!

---

We haven't written about our Swedish friends for a long time. But we did not keep them away from our hearts.

I don't know the reason but Adana Demirspor takes everything in trouble.
We talked about Le Havre, now they are in the second league.
Djurgarden was the champion of Swedish League in 2005.WE have met them, now they are in trouble.

They only got 5 winnings in 24 matches, are near to be relegated.They are the most scored team.They lost the last game at home with a score 0-2 against Halmstad.


2 matches ago they played against Malmö.Everything was good.The score was 1-0, fans were happy.But Malmö scored two goals after basic faults.So they lost the match 1-2. Djurgarden defance player Jan Tauer could not stand the provocation of Malmö's player Rick Kruys and had a red cart.Two Djurgarden fans invased into the field. They did not attack.
DIF has to pay fine for this invasion.



The banner from the match, ''Djurgården VI GER ALDRIG UP''
It means ''Djurgarden, we will never give up'' .When i saw this i remember our banner '' BAZILARI ASLA YILMAZ- Some never give up'' But the banner's style is different from Turkish banners. It is transparent. When u light flares, you can see the other side.It is different and nice.

Greets to Nils and Sweden.Good luck Djurgarden.

*Çevirideki hatalar için özür/ Sorry for the translation-grammer mistakes.

Yorumlar

Anonim dedi ki…
Sevgili Togepy
Sadece Djurgarden olsa neyse ne. Bizim Demirspor olmuyor bari diğerleri olsun dedik, Ankara ve Eskişehir Demirspor'un da halleri ortada. Özellikle Ankara Demirspor'un durumu çok kritik.Böyle giderlerse kötü son onları bekliyor İnşallah bizimle birlikte tüm Demirspor'lar düzelir.
Gurbetteki Şimşek.
Semt Aşığı dedi ki…
Kimse size selam bile vermicek daha :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Yeni Sezon Başlıyor

2020-2021 sezonu bizim için bugün başlıyor. Geçen sezon hem alışık olduğumuz hem alışmaktan bıktığımız duyguları yaşadık. Son haftalarda yükselen ivmeyle ilk ikiye girip, beklenmedik bir beraberlikle play-offa kalmamız, sonra finale çıkıp yine son anda hayalkırıklığına düştüğümüz, umutlanıp kahrolduğumuz günler... 2008'ten beri yazdığımız bu blogta, başarıdan ziyade hep üzüntülerden bahsettik. Başarıya gidecek yolun kendimizce güzergahını anlatmaya çalışarak... Yıllar önce çok az kişinin dillendirdiği o noktalar, neredeyse şimdi herkesin fikir birliği ettiği konular oldu. Ama buna rağmen başarı gelmeyince de artık sinirler iyice geriliyor.  Sezon sonunda TFF'nin garabet kararları ile yine tartışmalı günler geçirdik. Düşmenin kaldırılması saçmalığıyla 21 takımlı hale gelen Süper Lig'e play-off finalisti Demirspor alınmalı mıydı? 3. tamamladığımız lig performansı, ligin en çok gol atan takımı olmak, penaltılarla kaybettiğimiz play-off finali gibi  pek çok nesnel gösterge, ill