Ana içeriğe atla

Adana Demirspor - Elazığspor Maç Değerlendirmesi



Takımımızın bu maçtada ortaya koyduğu oyun açıkcası tatmin edici değildi. İkinci yarı istek mücadele iyi gözükse bile ilerisi için umut vermedi. Takımımızın hem dizilimde hem oyuncu tercihlerindeki hataları devam ediyor. Ve bu durum değişecek gibi gözükmüyor. Bizim takımımızın ilk 11'i belli. Oyun dizilimi belli. Bu kısır futbola ve defansif hatalara rağmen bunlar değişmediyse bundan sonrada zor değişir.
Bizim takım oyunun iki yönünde de iyi değil. Ne defansı iyi yapıyoruz ne ofansı. Doksan dakika boyunca bulduğumuz pozisyon sayısı çok az. Verdiğimiz pozisyonlar ise acemice. Kadroya bakıyoruz takım çift forvet ve arkasında iki ofansif ortasaha ile oynuyor. Kadroya göre çok posizyona girmemiz lazım ama giremiyoruz. Defansa bakıyoruz hemen hemen Onur hariç çakılı oynayan bir dörtlü önünde ise çakılı duran Osman. Buna rağmen pozisyon veriyoruz. Özetle kadroda hücum oyuncusu savunma oyuncusu fazlası olabilir. Ama sayısal fazlalıkla ne gol atılabiliyor ne de gol yememiz engelleniyor.Ortasahamıza bir çözüm bulmamız lazım. Biz ortasahada top tutmadığımız sürece , üst üste 3 pas yapamadığımız sürece , pozisyon zenginliği yakalayamadığımız sürece , acemice kademe hataları ile gol pozisyonları verdiğimiz sürece daha çok sıkıntılı maçlar geçiririz.
Ben oyuncu kadromuzun yetenekli ve grup için yeterli olduğunu düşünüyorum. Şimdiye kadar yönetimce sağlanan imkanlarda yeterli. Ama yanlış sistem ve oyuncu seçimleri ile takımımız potansiyelinden uzak bir görüntüde. Teknik heyetin artık kadro ve sistem seçimi saplantısından kurtulması lazım. Yoksa her maçımız böyle sıkıntılı geçecek.Hiçbir maçı rahatça izleyemeyeceğiz.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Sevgili Göktuğ,
Vakti zamanında bir sarhoşu hükümete küfür etti diye karakola almışlar.Sarhoş ayılınca başına gelecekleri anlayıp suçu inkat etmiş ve komisere ben hükümete küfür etmedim, arkadaşıma ettim deyince komiser, sen sus ben kime küfür edileceğini bilirim demiş. Sen de oyun sisteminden, oyuncu seçimlerinden bahsediyorsun ama aynı benim gibi sırf yönetimin yaptığı iyi şeylerin hatırına (bana göre tek kabahati olan) Hoca'nın değişmesi gerektiğini söyleyemiyorsun. Hepimiz biliyoruz ki Demirspor Abdulkerim Hocaya bir kaç gömlek büyük geldi.Bu hocayla işimiz çok zor.

Merih Güvenç
Adsız dedi ki…
dün taraftarlar birbirine girdiyse bunun bir tek sebebi var o da abdulkerim durmazdır bu hocayla bu sistemle bu oyuncu tercihleriyle bu iş olmaz...çok olmasada altyapıda oynamış biri olarak altyapıda bulunan hocalarımıza yönelinmesini istiyorum emin olun bundan daha kötü sonuçlar almayız en azından taraftarlar birbirinin anasına sövmez.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Beşiktaş: 3 - Adana Demirspor: 3

 Demirspor bu; her an her şey mümkün. Oyuncular değişse de hem dibe vurup hem son saniyeye kadar heyecan yaşatmak geleneği değişmiyor.  İstanbul'da İnönü'de 3-0'dan maç çevirmek büyük iş. Takımın gerçek gücünü gösterdiği, belki de sezona merhaba dediğimiz maç oldu... Balotelli beklediğimiz patlamayı yaptı; İstanbul' da olması tesadüf değil. İlk yarıda acemice hatalar, Sinan ve Ferhat'ın dağılması, rakibin dalga dalga gelişini durduramamak can sıktı. Aslında kötü değildik ama rakip çok iyi başladı. İkinci yarı başında 3. Golü de yiyince moraller bozuldu. Ama işte Demirspor bu! Yaptı yapacağını... Rakibin oyuncu değişikliklerini lehimize çevirdik. 60. Dakikadan sonra Vargas ve Balotelli'nin şutları son dakikaya kadar umudu taşıdı. Assombalonga'nın dokunuşuyla 1 puana uzandık. Tebrikler, teşekkürler takım; devamı gelsin... 

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla