Ana içeriğe atla

Adana Demirspor - Belediye Vanspor Maç Değerlendirmesi


Takıma ne zaman iyi desek bişeyler yoluna giriyor bu sefer düzeliyoruz desek tekrardan umutlarımız zedeleniyor. Takımımız tamamen üç oyuncunun perfonmasına bağlı şekilde ilerliyor. Cem-Aydın-Osman eğer iyilerse takım iyi yoksa kötü. Oynadığımız sistem bu oyunculara gebe kalmamıza neden oluyor. Çift forvet takıntımız yüzünden tek önlibero ile oynuyoruz. Cem ve Aydın defansa gerekli desteği veremediklerinde bugün gördüğümüz gibi orta alanı rakibe teslim ediyoruz.
Bugün maça alışıldık kadromuzla başladık. Maçın ilk dakikalarından 60'lı dakikalara kadar üretkenlik ve mücadele adına çok kötüydük. Topu yere indirmek yerine sürekli forvete şişirdik. Forvetlerimiz topu alamadıkları gibi dönen her top ortasahamızın güçsüz olması nedeniyle rakibe atak şansı verdi.Topu yerden oynadığımız ilk atakta zaten golü bulduk. 60'lı dakikalardan sonra yapılan değişikler ile biraz olsun oyunu hareketlendirebildik. Bunda Burak'ın oyuna girmesi ile Ceyhun'un mevkisi olan önliberoya geçmesi ve orayı çiftlememizin katkısı oldu.Alican'ın üst düzey çabası ise övgüye değerdi. Girdiği dakikadan itibaren hava toplarında etkililik kazandık. Mücadelesi ile rakibin dengesini biraz olsun bozabildik. 60 lı dakikalardan sonra yakaladığımız hareketlilikle beraberliği kurtardık.
Açıkcası bugün oynadığımız oyun gelecek adına umut verici bir tablo çizmedi. Evet yetenekli olan bir ofansımız var. Fakat ortasaha hakimiyeti olmayınca ne ofansta ne defansta başarılı olamıyoruz. İki forvet ile mücadele etmemiz takımın direncini etkliyor. Bu forvetlerin yanına mücadele etmeyen Cem ve Aydın eklenince takımımız istediği oyunu ortaya koyamıyor. Ben açıkcası bu şekilde başarılı olabileceğimize inanmıyorum. Çünkü bu sistemde Cem ile Aydın'ın her maçı kusursuz oynaması gerekiyor. Bu da futbolda imkansız. Vakit keybetmeden orta saha meselesine bir çözüm bulmalıyız. Bu çözümde bir forvetten vazgeçip önliberoyu çiftlemek olarak gözüküyor. Yoksa ilerleyen maçlarda özellikle deplasmanda çok zorlanırız.

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Çok doğru bir değerlendirme olmuş bana kalırsa.Benzer şeyler geçen senede söyleniyordu.Teknik direktörümüz geçen seneki oyun kurgusuna ısrarla devam etmekte.çift ön libero-tek forvetli sistemin hem ortasahada daha dirençli bir takım yaratıcağını,hemde cem,aydın,tayfun gibi oyuncuların daha özgürce oynayabileceğini düşünüyorum.ayrıca sağ açıkta gökhan-ilhan-ceyhun yerine alican,burak veya cihan gibi mevkisinin oyuncularını görebiliriz bu sistemle.Artık rakipten kazandığımız yada şişirme toplarla değil,toplu defans-toplu hücüm anlayışına sahip yerden pas yaparak gole gidebilen bir takım görmeyi arzuluyorum.idari anlamda yapılan olağanüstü güzelliklerin,sırf sportif başarısızlıklarla unutulmasını istemeyiz değil mi :(
Adsız dedi ki…
Beş çakılı defans, beş çakılı forvet ve bu iki blok arasında 40-50 metre mesafe...

Serbest vuruş kullanıyoruz, sekiz oyuncumuz rakip ceza sahası içerisinde diğer iki oyuncumuz bizim yarı sahamızda. Rakibin iki oyuncusu ceza sahası dışında dönen topu beklemekte, bizden dönen topu düşünen yok...

Hucum ederken top kaptırıyoruz, takım halinde hucum pres uygulayıp topu tekrar kazanmak yerine bir-iki oyuncumuzun çabasıyla bunu yapmak istiyoruz. İleri uç oyuncularımız top rakipteyken topun önüne geçmek yerine yürümeyi tercih ediyorlar.

Topu 60. dakikadan itibaren ayağa oynadık, organizasyon eksikliğine rağmen etkili olduk. Daha öncesinde bir kez ayağa oynamıştık, onda da golü bulduk.

Basit bir serbest atışta bile yanlış pozisyon alıyoruz. Ben takımın bir oyun planı olduğunu düşünmüyorum. "Allah ne verdiyse" oynuyoruz bence...

kebabkolik
Adsız dedi ki…
Sevgili Göktuğ,
Yönetimin tüm iyiniyeti ve desteğine rağmen, benim kişisel görüşüm maalesef Demirspor'un Abdulkerim Hoca!ya bir kaç gömlek büyük geldiği. Geçen yıl hatırlanır, bir tek deplasman galibiyeti olmadan sezonu tamamladı. Bu sezon da bana göre kazanmamız gereken bir deplasmanda ve yine çok rahat kazanmamız gereken Van maçında berabere kaldık. Şİmdi mazeret olarak tüm takımların sezonun ilk 5 haftasında hazır olamayacakları söylenecek ama, bir İskenderun, bir Maraş, bir Tarsus neden şimdiden lige hazırlar. O zaman bizim transferleri Haziran'da bitirip hazırlık kamplarına girmemizin ne anlamı kaldı. Dünkü maçı internetten seyrettim, bizim beğenmeyip sözleşme yenilemediğimiz Serdar Akdoğan Van'ın ve maçın yıldızı oldu.Geçen yıl Van'ın yıldızı olan bizim Aydın Tabak ise güçsüzlüğünün bir kanıtı olarak kendisini geçen rakibine orta sahada arkadan kasdi faul yaparak sarı kart gördü.İnşallah ben yanılırım ama, bizim hiç bir başarısı, tecrübesi, oyun okuması olmayan bu hocayla başarılı olmamız çok zor diye düşünüyorum. En acı tarafı ise bir aksilik olursa bu yönetime çok yazık olur.

Merih Güvenç

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ