Ana içeriğe atla

Yeniden Yenilmez Armada'ya Doğru...

Başkanımız Bekir Çınar'ın önemli projelerinden Yenilmez Armada'nın yeniden hayat döndürülmesi, yeniden bir yüzme ve sutopu şubemizin olması çalışmaları sürüyor. Bu kapsamda Yenilmez Armada'nın büyük oyuncusu Behçet Kurtiç ile bugün bir görüşme yapılacak...Bu çok güzel haber, bu ülkede yüzme-sutopu ölü diyenlere yeniden dirilişi göstermek adına güzel haber. Olur olmadık yerde kendilerine "Yenilmez Armada" demeye-dedirtmeye çalışanlara karşı güzel haber. Bir de havuzlarda tribün nasıl olur onu göstermek adına güzel haber :)

Umarız her şey yolunda gitsin, biz bu konuda her türlü desteğe hazırız...

Konuyla ilgili Hüseyin Ataş kardeşimizin Behçet Kurtiç'le yaptığı röportaj:

http://www.spor01.com/haber_detay.asp?haberID=1686

Ellerine sağlık Hüseyin

Yorumlar

DexteR dedi ki…
geliyoruz yeni baştan oynayacağız!!!!

sevinçten mi gururdan mı yoksa geçmişe özlemden mi bilinmez ama 2 damla yaş aktı yine gözlerimden... ulan Demirspor sen bizim hayata tutunduğumuz dalsın be!!
Adsız dedi ki…
Gerçekten kendine zorla ' yenilmez armada ' dedirtmeye çalışan bir klup çıktı ortaya ve bir Demirspor lu olarak çok zoruma gidiyor, para almadan ne başarılara imza atan su topu takımımız bir yana diğer yanda para alarak aynı başarıların 10 da 1 ini elde edemeyen bir takımın, bu sıfatı sahiplenmeye çalışması ...

dedik ya;
GELİYORUZ...
caqLaR dedi ki…
Nedir bu yenilmez armada nedir bu geçmiş görmedik bizler yaşatın bize o günleri bizde yaşamak isterdik maziyi Gülergin'li Hacılı günleri görmek istedir süper ligde dünler bugun olsun isterdik çocuklarcasına hayırkırmak istedik çocuklarcasına inandık bu yıl yaşayalım güzek günleri sabahlara kadar şampiyonluğumuzu kutluyalım ....!
Adsız dedi ki…
YENİLMEZ ARMADA

Adanademir SK Yüzme ve Sutopu branşlarında Türkiye'nin gelmiş geçmiş en başarılı takımıdır. 1938 yılında devrin Adana Belediye Başkanı Turhan Cemal Beriker ve Beden Terbiyesi Bölge Müdürü Rıza Salih Saray'ın girişimleri ile Adana'da Türkiye'nin en modern yüzme havuzunun yapılması için karar verilmiştir. Havuzun açılışı ile birlikte 1942 yılından itibaren bölge karması adı altında yarışlara katılan Adanademir SK yüzme ve sutopu takımı, devrin Adana Belediye Başkanı Turhan Cemal Beriker ve Adana Valisi Mukadder Öztekin'in de maddi katkıları, Halil Dalhan ve Mahmut Dalhan kardeşlerin başarılı gençleri Adanademir SK'da toplamaları ve Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük sutopu oyuncusu, takımın ağabeyi, örnek sporcu Muharrem Gülergin'in önderliğinde 17 yıl aralıksız hiç yenilmeden, 22 yılda tek mağlubiyet alarak toplamda 29 defa Türkiye şampiyonu olmuştur. Bu takım İstanbul ve tüm Türkiye'de taraflı tarafsız herkesçe Yenilmez Armada olarak anılmıştır. Özellikle 1955-1970 yılları arasında Türk Milli Yüzme ve Sutopu takımları İstanbul kulüplerinden yapılan bir ya da iki takviyeyle tamamıyla Adanademir SK oyuncularından oluşmuştur. Yenilmez Armada olarak anılan bu takımın kurucusu Muharrem Gülergin ve Cemil Oka'dır.

Adanademir SK, Adana'nın kanallarında yüzme öğrenip daha sonra havuzun açılmasi ile milli takım forması giyen 40'a yakın efsane sporcuyu bünyesinde barındırmıştır. Bu sporcular yüzmenin her branşında ve her mesafede sayısız Türkiye rekorları kırmışlardır.

Manş Denizi'ni birçok ülkenin sporcuları defalarca yüzerek geçmistir. Ancak rekor Adanademir SK sporcusu Erdal Acet'indir. Manş'ı ilk denemesinde hem de 9 saat 2 dakikalık derecesi ile rekor kırarak geçen Erdal Acet ayrıca 8 kez düzenlenen Uluslararası İstanbul Maratonu'nu 5 kez kazanmıştır.

Adanademir SK'nın havuzlardaki efsanevi başarılarını devrin federasyon başkanı Fehiman Akdağ şu sözlerle dile getiriyor:

" Başlarında Muharrem Gülergin gibi müstesna yaradılışta bir ağabeyleri bulunduğu ve böylesine severek çalıştıkları sürece, Adanademir SK'yı havuzlarda alt etmek mümkün değildir."

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Bunu Hak Ettim...

Bugüne kadar yazdığım en zor yazılardan biri bu.  Yanımda küçücük iki çocuk vardı maçta, sevdim onları öptüm. Hatta babası yorulmuştu da aldım onu omzuma maçı bir süre birlikte izledik. O esnada çocuğun nasıl heyecanlandığını gördüm. Bacakları kasılıyordu, boynumun sıkıştığını hissettim. Sonra bağırdı ve akabinde ellerini vücudunu titreme alacak kadar sıktı. Bu çocuk sanırım 4,5-5 yaşlarındaydı. Tam benim kızımın yaşlarında. İşte o anda aslında anlamalıydım hak ettiğimi bu belayı. Çünkü ben de çocuklarımı bu acıya götürüyorum. Onlar acıya doğru yürürken, ben her Demirspor deyişlerinde mutlu oluyorum. Her mavi-lacivert deyişlerinde mutlu oluyorum. Onlar da bana başarı videosu gönderiyorlar.   Ben böyle bir babayım işte. Çocuklarının bu tür videolarına bakıp, duygulanan mutlu olan bir babayım. Onlara mavili, armalı kıyafetler alıp ellerimle uçuruma götüren bir babayım. Tabi ki Allah belamı verecek.  Kendi isteğim dışında görev yerim değiştirildi. Ailem paramparça oldu. Ta

"akrep gibisin kardeşim"

Son birkaç gündür yaşanan transfer krizine dair bir şey demek istemiyordum ama en son Başkan'ın "ben gidiyorum o zaman" restine karşı artık bir ses çıkarayım dedim. Ama Başkan'a diyecek bir şey yok. Onun hali tavrı belliydi zaten; para bende istediğimi yaparım, istediğimi getiririm-götürürüm, kimseye hesap vermem... Daha önce, "ben olmasam Yenice'nin ötesine gidemezsiniz" diyenlerin 2020-2021 versiyonu. Aynı kafa, aynı sonuç. Ben gidiyorum der, gider; kalıyorum der, kalır. Memleketin hali bu.  Sorun, menajerin biriyle takımı oyuncağa çeviren bu tutumu "büyüksün Başkan" diye koşulsuz alkışlamaktı. T akımın imajını yerle bir ederken,  Tanju'su, Anderson'u, harcadığı bir ton parayla bir yanda da taraftara posta koymasını görmezden gelenlerde asıl sorun. Başarı istiyoruz diye ses çıkarmadık, kısık sesle konuştuk, dışarıya karşı da savunduk.  Taraftar her zaman doğruyu söylemiyor olabilir ama Demirspor taraftar olmadan başka tek adam takımla

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ