Ana içeriğe atla

Sezon Açılışı

Bilindiği üzere sezon açılışımız önümüzdeki hafta çarşamba günü. Yönetimimiz tarafından çok güzel olacağını düşündüğüm bir organizasyon tertip edilecek. Kulübe az da olsa kaynak yaratmak, camiayı havaya sokmak açısından bu hareketi önemli buluyorum.


Çeşitli sitelerde taraftarların sanatçı olarak başka isimler istediğini okuyoruz. Bence bu konuya fazla takılıp kalınıyor. Netice olarak Adana Demirspor'umuzun sezon açılışı için orada olacağız, Alişan da bu olayın süsü olacak. Eminim hepimiz çok eğleneceğiz. Geçtiğimiz seneleri düşününce ne kadar değişik bir sezona girdiğimizin farkına varıyor insan. Bırakın konseri, "sezon açılışı"nı bile unutmuştuk. Şimdi gelecek sanatçı hakkında bile yorum yapar hale geldik. Bence ayrıntılarda boğulmayalım, eğlenmemize bakalım.

Yalnız bir unsur var ki, onu eklemeden geçemeyeceğim: İki işçi takımının karşılaşması. Demirspor tribünlerinin kozmopolit bir yapısı olduğunu her fırsatta söylüyoruz, bunu savunuyoruz, bunun bizi farklı kılan bir unsur olduğu iddiasındayız. Yani her kesimden, her düşünceden, her yaştan, kadınlı erkekli bir tribününün olduğumuzun.

Demirspor elbette Demiryolları bünyesinde kurulmasının sonucu işçi kökenli bir kulüptür. Demiryolcu bir aileden gelen ben, kendi adıma bundan gurur duyuyorum. Ancak zaman içerisinde Demirspor kurum takımı özelliğinden Adana'nın tümünün takımı olma başarısına erişmiştir. Böylece "bana göre" işte o zaman halkın takımı olmuştur. Şimdi tekrar sadece "işçi takımı" olması, kozmopolit olmasından ve "halkın takımı" rütbesinden geri düşmesine sebep olabilir. Ben her ne kadar bu tabirden rahatsızlık duymasam da duyanlar olabilir. Belki de bu tip isimlendirmeler taraftarlar tarafından yapılmalı. Bir taraftar olarak nacizane görüşüm budur.

Tekrar başa dönersek... Demirspor taraftarı, takımı ve yönetimi eminim ki 19 ağusosta gelecek sezonun güzel bir provasını yapacak. Şarkılarla, marşlarla, tezahüratlarla biz de Demirspor'umuz gibi yeni sezonu iple çekiyoruz. Adana'da 5 Ocak'ta görüşmek üzere...

Yorumlar

Ferhat dedi ki…
Livorno maçı ne olacak dostlar?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fenerbahçe: 4 - Adana Demirspor: 2

 Yine hakemin hatalı kararlarının damga vurduğu maçta sezonun ilk yenilgisini aldık. Aleyhimize verilen yanlış penaltı, lehimize önce verilip sonra yanlış ofsayt kararı ile verilmeyen penaltı, rakip oyuncuya gösterilmeyen kartlarla birlikte iyi oynadığımız maçtan puan alamadık. Deplasman takımı gibi oynayarak hızlı hücumlarla ilk yarıda farkı ikiye çıkaran rakibe karşı ev sahibi gibi oynadık; iyi top yaptık, ilk dakikalardaki baskıyı iyi kırdık. İlk yarıda bir gol bulabilsek skor farklı olabilirdi. Yine de 3-0'dan sonra oyundan kopmayıp skoru 3-2'ye getirmek başarıydı. Tek kaleye döndürdüğümüz maç son dakikalardaki kırmızı kart ve 4. golle tamamlandı. Fenerbahçe'nin bu sene iyi yaptığı kolay skor bulma işini, zaten aksayan defansımızla durdurmamız kolay olmadı. Ligin en iyi top oynayan takımını izlemek için tribüne koşan Fenerbahçeliler, müthiş bir deplasman tribünü görerek evlerine döndüler; hafta içi maçta taraftarımız gece 1'e kadar tribünde bekletildi. Hafta içi bir

Altay: 1 - Adana Demirspor: 3

 Ne bir skorla harika bir deplasman galibiyeti! Alt sıramızdaki rakibe geçit vermemek kadar bir yandan da uzun süredir Altay'a karşı devam eden şansızlığımızın kırılması açısından süper! Yıllardır Süper Lig deyince aklımıza gelen son maç/son yenilgi ile hafızamızda yer eden Altay, 1. lig maceramızda canımızı sıkmaya devam etmişti. Geçen sezon iki maçta da yenilmiştik. Galibiyetin bu açılardan da çeşitli anlamları var. Aslında ilk yarıda kopabilecek maç, ikinci yarının başında yenen golle can sıkıcı bir hale geldi ama arka arkaya bulduğumuz iki golle rahatladık. Yunus yine kilidi açan vuruşla üçüncü golüne ulaşırken, Assambalonga ligte 5'ledi; Akintola da geçe sezonki performansını hatırlatan güzel bir vuruşla ikinci golünü attı.  Takım kolay gol yemezse bir şekilde maç içinde toparlamayı başarıyor. Bir kez daha ilk golü attığımız maçta puan aldık. Alttaki takımların yenilmesiyle beraber ligin orta sıralarına daha güvenle tutunmaya başladık. 

Hajduk Split, Strum Graz...ve Livorno

Adana Futbolu kitabında kısaca bahsetmiştik. Adana Demirspor, taa '50'li yıllarda Adana'da Avrupalı takımları misafir etmiş, kendi de eski kıtaya misafir edilmişti. Hajduk Split, Strum Graz, Beogradski bunlardan bir kaçıydı... Hajduk'un uzun süredir gol yememesiyle ünlü kalecisi Beara, Met Ahmet'in şutuyla avlanmıştı. Yine Uluslararası Demiryolları Futbol Şampiyonası için karma ekipler, Adana seyircisinin önünde boy göstermişti. Demirspor da Yugoslavya, Bulgaristan, Almanya, İran ve Suriye gibi ülkelere maçlar yapmaya gitmiş ve orada Türk Futbolu'nu temsilen bulunmuştu. O yıllarda yabancı ekiplerle oynanan maçların ne kadar nadir olduğunu, ulaşım ve iletişim imkanlarının sınırlılığını hayıtlayacak olursak, ne kadar büyük bir işe imza atıldığı daha net ortaya çıkar. Adanaspor'un 1981'de UEFA Kupası'nda oynadığı son maçtan beri, Adana'ya milli takımlar haricinde ilk kez Avrupalı bir ekip geliyor. İtalya Seria A'dan, gönlümüze yakın, Livorno. İ